mahferer yazdı: 29 Oca 2020, 03:03
Örneğin Alman, Fransız, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İsviçre, İspanya, Andorra, Portekiz, Lichtenstein, İtalya, San Marino, Vatikan, Monaco, Danimarka milleti de size sıkı sarılmış kuzu ince bağırsağı (kokoreç) yediğiniz için "Tanrı bildiğiniz gibi yapsın pislikler" dediğinde bu dediğinizi hatırlayacak mısınız? Yoksa bizimki başka bu başka mı diyeceksiniz?
Şuna kısaca avrupa milletleri ya da batı da diyebilirdiniz.
Bizimki başka diyeceğiz evet.
Çinin lağımdan (LAĞIMDAN!) yağ elde etmesi ile kokoreç karşılaştırması absürt olmuş.
Bugün lağımdan içme suyu elde etmek için çeşitli teknolojiler var. Ama bu teknolojiler gelecekteki kriz durumları düşünülerek tasarlanmış ve yüzde yüz hayata geçirilmemiştir. Buna rağmen deniz suyunu arıtmak boku arıtmaktan daha kolay. Ne kadar akıllıca bir teknoloji olduğunu sen düşün.
Durum böyleyken kendi hükümetlerinin bile mücadele ettiği "boktan yağ eldesi" sorunsalına çıkıp, e kuzu bağırsağı da pis demek, konuyu çözmez. Kuzu bağırsağı sadece o kuzunun bağırsağını içerir. Doğal bağırsak florası içerir. Ama bir lağım söz konusu olduğunda aidsli, sarılıklı, trahomlu, tüfüslü, koch basilli, çeşit çeşit barsak parazitli, şulu bulu milyarlarca insanın bağırsaktan çıkıp kanalizasyonsa günlerce beklerken çok daha iğrenç, çok daha zararlı atığından bahsediyoruz. Burada birçok bakteri, virüs, basil türü yaşayıp çoğalıyor.
Koyun bağırsağını ise yoğun tuzlu su ile yıkıyorsun. Bembeyaz olana kadar tamamen boktan arındırılır. Birkaç işlemden sonra şişe takılır ve kömür ocağına verilir.
"Ona bakılırsa lağım da..."
deme... deme onu işte... Lağım başka kardeşim. Bize ne derse desinle umrumuzda da değil yani.