Atatürk ve Yabancı Dil Üzerine

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Squirrel
Kilobyte4
Kilobyte4
Mesajlar: 677
Kayıt: 16 Eki 2007, 18:30

Atatürk ve Yabancı Dil Üzerine

Mesaj gönderen Squirrel »

Atatürk ve Yabanci Dil Üzerine
Atatürk'ün Yabanci dil politikasi üzerine görüsler.
Ali Osman Öztürk



Yabanci dil gerekli midir? Evet. Peki, yabanci dil ögretiminde basarili miyiz? Hayir. Atalar ne diyor? “Bir dil bir insan, iki dil iki insan”. Biz buna inaniyor muyuz? Hayir. Nerden belli? Halimizden. İnansak böyle olur muydu? Hayir.
Yabanci dilde basarisizlik herkesçine bilinen bir sey ve bundan yakinmanin sorunu çinözdügü söylenemez. ‘Dert ortakligi degil, çinözüm ortakligi yapalim’ diyordu bir arkadasimiz(1). Çok güzel ifade edilmis ve hepimize rehberlik etmesi gereken özlü bir söz.
Peki, neden basarisiziz? Nedeni bilirsek, çinözümü de buluruz. Bilimsel düsünce bunu diyor. Ders mi az, ögretmen mi yetersiz, ögrenciler mi tembel, istek mi yok yoksa ögrendiklerimizi mi kullanmiyoruz?
Kanimca bu sayilanlarin hepsi yanlis, en sondaki dogrudur. Bizde az ya da çinok hepsi var, yalnizca “ögrenileni kullanma becerisi” eksik. Tipki aldiginiz sürücü belgesinin kullanilmadikçina Size bir yarari olmamasi, bildiklerinizi gittikçine unutmaniz gibi.
Biz edindigimiz bilgileri kullanmiyoruz. Nasil Türkçine bilgimiz kitap, gazete okumadigimiz içinin yetersiz ise, ögrendigimiz dili de yazildigi kitap, dergi ve gazetelerden okuyarak gelistirmiyoruz. Gelismeyen dil ne yazik ki geriliyor, unutuluyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün yabanci dile bakisi hakkinda daha önceden muhakkak bir seyler duymus ya da okumussunuzdur (2). Ben burada okudugum ve benimsedigim bazi görüslerden hareketle çinikarimlarda bulunacagim.
Atatürk yabanci dil bilirdi: Bildigi diller Fransizca ve Almanca idi. 1910 yilinda Fransa’ya gitmis, manevralara katilmis; 1917 yilinda da Almanya’ya gidip, cephede incelemelerde bulunmustur. Anit Kabir müzesinde onun okudugu yabanci kitaplari ve önemli buldugu içinin altini çinizdigi yerleri görebilirsiniz (3).
Atatürk’ün egitim üzerine onca özlü sözünün varligini hepimiz biliyoruz. Acaba yabanci dil egitimi konusunda Atatürk ne düsünmektedir? Bunun içinin fazla uzun arastirmaya gerek yoktur. Yaptiklarina bakmak yeterli olacaktir.
Örn. “Ankara Üniversitesi’nin fakülte olarak kurulan (1935) ilk yüksekögretim kurumu olan Dil ve Tarih-Cografya Fakültesi, Büyük Önderimiz’in adini koydugu ve özel bir misyon yükledigi bir bilim merkezidir. Mustafa Kemal Atatürk Fakültemizin kurulmasini önerirken, çinagdas Türkiye’nin yapacagi atilimda hem ulusal bilincin gelismesi, hem de özgür düsünceli bireylerin yetisebilmesi içinin, Türk dilinin, Türk tarihinin ve Türk kültürünün derinligine arastirilmasinin en basta gelen kosul olduguna inaniyordu.” (4)
“Yabanci dillerin ögretimi” amaciyla Dil ve Tarih-Cografya Fakültesi’nin “Bati Dilleri ve Edebiyatlari Bölümleri” kurulurken; “Tarih ve Türkoloji” bilimlerine yardimci olmak amaçinlanmistir; “Yabanci Dil ve edebiyat bilimleri, temelde kültürler arasi iletisimi saglamakla yükümlüdür. Bir yabanci dile ve onun edebiyatina bilimsel yaklasim, kazanilan metod bilgisi ve bilim kavramlariyla ana dile yönelmeyi sagliyorsa, asil islevini gerçineklestirmis demektir.” (5)
Atatürk’ün o halde yabanci dil ögrenimini önemsedigi, ancak bunu kendi ulusal yararlarimiz dogrultusunda kullanilmasini gerekli gördügü ortadadir. Nitekim“kendi yasaminin son yillarinda, Alman baskisindan kaçinan Yahudi kökenli bilim-insanlarini Türkiye’ye kabul etmemekle kalmamis, onlarin bu ülkede görevli olduklari üçinüncü yildan itibaren derslerini Türkçine olarak vermelerini zorunlu kilmistir.” (6)
Buradan anlasilan ikinci bir gerçinek ise, Atatürk’ün hazir yabanci bilim insanlari gelmisken, hazirlik derslerinden sonra yabanci dilde egitim yapilmasi gibi bir düsünce tasimiyor olmasidir. Derslerin Türkçine yapilmasini öncelikli gördügü anlasiliyor. Ama biz ne yapmisiz? Atatürk’ün de adini tasiyan liselerde yabanci dilde dersler yapmayi özendirmisiz (7) ve böylece yabanci dilde egitim yapan kurumlar çinogalmis. Sanki yabanci dil anadilden çinok daha önemli imis gibi bir durum yaratmisiz. Bu ise Atatürk’ün hiçin de amaçinlamadigi bir noktaya getirmis bizi. simdi bunu tartisiyor, yapilan yanlisi düzeltmek istiyoruz (8).
Oysa derslerin yabanci dilde yapilmasi yerine, yabanci kaynaklari da kullanmayi/ kullanabilmeyi özendiren, zorunlu kilan bir egitim modeli gelistirmeliyiz. Bu model yalnizca ögrenciyi degil ayni zamanda egitim yöneticilerini, ögretmenleri ve aileyi de içinine alacak denli kapsamli olmalidir.
Bunu yapmazsak zaman içininde hiçin geri dönülemez bir noktaya varmamiz isten bile olmayacaktir. Bir kültür ulusu olarak bagimsizligimizin ve onurumuzun bir göstergesi olan dilimize hak ettigi saygiyi ve özeni göstermemiz gereklidir.
“Bir ülkeyi bagimli kilmanin ilk sarti o ülkenin dilini kullanilmaz hale getirmektir. Onun içinin egitim dilini bagimli olacagi ülkenin diliyle yani İngilizce ile yapmalidir. Egitim kurumlarinin dilinin İngilizcelestirilmesi bu amaca hizmet etmektedir. Dil gidince kültür onu takip eder. (Buna kültür emperyalizmi diyoruz) Pesinden yurtseverlik duygulari yok olur. Sonuçinta ülkemiz kendisini savunamaz duruma gelir ve önce esir olur, sonra yok olur.” (9)
Üzerinde durmamiz gereken bir baska husus da Türk akademisyenlerin yabanci dilde yayin yapma zorunlulugu. Burada da kanimca gerekli düzenleme/ düzeltmeler yapilmali. Her konu ve alanda illaki yurtdisi yayin aranmamali. Ancak uluslar arasi düzey içinin baska ölçinütler bulunmalidir. Maalesef “Akademik yükseltmelerde öne alinan; “Science Citation Index (SCI)” ve “Social Science Citation Index (SSCI)”de adi geçinen dergilerde yayin yapmayi öngörenlerin, “bilim evrenseldir” diyerek, aslinda ülkemizin stratejik bilgilerinin yurtdisina hem de bedavaya kaçinirilmasina hizmet ettiklerini fark etmiyoruz ?” (10)
İsin bir de bilimsellik boyutu var: Size su an Egitim Fakültesinde derslere giren Alman Ögretim üyesi Prof. Dr. Otto Holzapfel’le yasadigimiz bir olayi aktarayim. Birlikte bir makale yazdik ve yukarida endeks (AHCI) dergilerinden birine gönderdik: Aldigimiz yanit su oldu. “Sizin yaziniz bilimsel bir dergide yayinlanmalidir.” (11)
O halde listede yer almasi, bu dergiyi yeterince bilimsel yapmaya yetmiyor anlasilan. Nitekim arkeologlar da bol bol reklam metni bulunan bazi popüler dergilerin bu listede yer aldigini belirtmektedirler.
Bir bilim insanimiz su kaygilarini dile getirir (12):
• Dilini kaybeden ülke kimligini ve gelecegini de kaybedecektir!
• Dilde özensizlik, dilde yozlasma anadiline sahip çinikmamakla gerçineklesmektedir. Türkçinenin bilim dili olmadigini öne sürmek kendi dilini inkar ve açinikçina tembelliktir!
• YÖK yanlis hedef seçinmistir. Akademik yükseltmelerde SCI (Science Citation Index) ya da SCCI (Social Science Citation Index) neden seçinilmistir? Neden Türkçine yayinlanan bilimsel eserlere gereken önem verilmemekte ve üstelik küçinümsenmektedir?
• Bilimsel eserde gereken nitelik ve içinerik midir? Yoksa çinok ve anlamsiz, yararsiz ürünler mi? Bunca palavra ve dünyada insanlari hiçinbir sekilde etkilemeyecek üretim yerine keske saglam birkaçin yenilige, devrime, icat ve kesife ulasabilsek!
• Baskasinin diliyle düsünmeye çinalismak, dogrudan o baskasinin düsünce çinerçinevesini ve altyapisini benimsemek anlamina gelir!
• Bagimsiz düsünce, bagimsiz dil olmadan olmaz!
• Binlerce yillik kültür ve özelliklerinden vazgeçinme yoluna girmis bulunan Türk bilim-insani, bunu çinagdaslasmak ve çinagdas uygarliklarin üstüne çinikabilmek içinin mi yapmaktadir?
Özetle;
Türkçineyi yabanci dillerin boyundurugundan kurtarmak, layik oldugu biçinimde arastirilip gelistirilmesi içinin onca çinabayi göze alan ve hatta hasta yataginda bile “arkadaslara selam, dil çinalismalarini sakin aksatmayin” diyen Atatürk, acaba “yabanci dil egitimi” ve “yabanci dilde egitim” hakkinda ne düsünürdü dersiniz? Türk Ulusu! Çocuklariniza yabanci dil ögretmeyin, ögretir gibi yapin, ama sakin ögrettiginizi kullandirmayin. Kitap okutmayin. Böylece yabanci dil ögrenemez, kendilerine olan güveni yitirirler! O zaman muhtaçin olduklari kudretin yabancilarin damarinda akan kanda oldugunu, yabanci dil ögrenemeyeceklerine göre dogrudan yabancinin dilini benimsemeleri gerektigini anlarlar! Ne mutlu Türküm deyip, dilini küçinümseyene! Ne mutlu yabanci dilde egitim alana!
Böyle mi derdi? Yoksa biz mi onu yanlis anliyoruz?
Notlar
1) Prof. Dr. Hülya Yildirim.11. 04. 2006.
2) Örn. Prof. Dr. Ayla GÖKMEN: “Atatürk ve Yabanci dil”, U.Ü Egitim Fakültesi Dergisi, Cilt: V, Sayi.1, 1990, Bursa.
3) Gürbüz Tüfekçini: Atatürk’ün Okudugu Kitaplar, C.2, T. İs Bankasi Yayinlari, Ankara 1985, s. 174 (Bu yapitin “Yabanci Dillerdeki Kitaplar” bölümünde 33.....
.....................
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE !
Cevapla