
sehit Astegmen Mustafa Fehmi Kubilay'in ebediyete intikalinin 77.yildönümü anma törenleri 23 Aralik 2007 Pazar günü saat 10:30'da Menemen Kubilay sehitliginde yapilacaktir...
Tüm yurttaslarimiz davetlidir...
KUBİLAY OLAYI...
Cumhuriyet rejiminin 1925 yilindaki seyh Sait isyanindan sonra tanik oldugu ikinci önemli irtica olayi...
23 Aralik 1930
"Kubilay Olayi", Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarindan biridir. Menemen olayinin izleri toplumsal bellekten hiçin silinmedi. Kubilay "devrim sehidi" olarak simgelesti.
Kubilay Olayi, 23 Aralik 1930 günü, İzmir'in Menemen ilçinesinde, ögretmen-yedeksubay Mustafa Fehmi Kubilay'in ve yardimina kosan bekçiniler Hasan ve sevki'nin bir grup yobaz tarafindan öldürülmesiyle baslayan, ardindan kurulan Divani Harp'te de olayin failleri olarak yargilanan saniklara çinesitli cezalar verilmesiyle sonuçinlanmis bir olaylar zincirini içinerir.
Olaylar Menemen'de cereyan ettigi içinin Menemen Olayi da denmektedir, ancak çinogu Menemen disindan belli bir grubun faili oldugu olay içinin ilçinenin bütününün isminin kullanilmamasi daha dogrudur.
Siyasi baglamda da Kubilay Olayi, 1930'da Ali Fethi Okyar tarafindan Atatürk'ün tavsiyesiyle kurulmus olan ve 17 Kasim 1930'da kendi kendini fesheden, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci ana muhalefet partisi Serbest Firka'nin 99 günlük varligi ile bir arada degerlendirilmektedir.
Mustafa Fehmi Kubilay 1930 yilinda Menemen'de yedeksubay sifatiyla askerlik görevini yapmaktaydi. 23 Aralik 1930 sabahi Menemen'de cereyan eden hadiseler genel anlatima göre su seyri izlemistir: Sabahin erken saatlerinde, çinember sakalli, baslarinda sarik, sirtlarinda cüppe, Manisa'dan o gün gelmis dördü silahli alti meczup, belediye meydaninda tekbir getirerek gezinmeye basladi.
Olay. zamanin Naksibendi tarikatinin lideri seyh Esat ve yandaslari tarafindan planlanmis ve Menemende uygulamaya konulmustur. seyh Esat’in Manisa’da Naksibendi tarikatini yaymakla görevlendirdigi Laz İbrahim’in yönlendirdigi Manisa tarafindan gelen, dördünün adi Mehmet ikisinin de Hasan olan yobazlar;23 Aralik 1930 da sabah namazindan sonra camiden aldiklari Yesil Sancagi yola dikerek silah zoruyla etraflarina adam toplamaya çinalisirlar. Katilmak istemeyenlere 70 bin kisilik bir Halife Ordusunun bekledigini ve onlarin öncü olduklarini belidirler. İstedikleri seriattir. Karsi çiniktiklari Cumhuriyettir, Atatürk ilke ve Devrimleridir.
Böylece tekbir getirerek sancagin etrafinda dönmeye baslarlar. “sapka giyen kafirdir, din elden gidiyor, saltanati geri getirecegiz” diyerek bir isyan hareketi baslatmak isterler. Menemen’de yedek subay ögretmen olarak görev yapmakta olan Kubilay bu hareketi bastirmak içinin bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerin yanindan ayrilarak tek basina yobazlarin arasina girip, sert bir davranisla teslim olmalarini ister. Yobazlardan biri ates ederek Kubilay’i yaralar. Karsidan bunu gören askerler ates açinarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fisekleri vardir. Bu yüzden yobazlara tesir etmez. Böylece: "bize kursun islemiyor” diyerek halki kandirmaya çinalisirlar.
Elebasi, Giritli Dervis Mehmet, yaninda da samdan Mehmet, Sütçinü Mehmet Emin, Nalinci Hasan, Küçinük Hasan vardi. Dervis Mehmet camide namaz kilanlara kendini "Mehdi" olarak tanitti ve dini korumaya geldiklerini söyledi. Arkalarinda 70 bin kisilik Halife ordusu oldugunu, ögle saatlerine kadar seriat bayragi altinda toplanmayanlarin kiliçintan geçinirilecegini söyledi. Camideki yesil bayragi alip uzun bir sopaya taktilar ve Menemen sehir meydaninda kazdiklari bir çinukura diktiler. Bayragin çinevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve "sapka giyen kafirdir! Yakinda yine seriata dönülecektir." diye bagirmaya basladilar. Bayragin altindan ahaliden bazi kisileri (bir fabrikada çinalisan Hayimoglu Jozef de dahil) geçinirdiler. Kasabaya halife ordusunun gelecegi iddiasi saf insanlari korkuttu.
Olaylarin ilçinedeki askeri birlikte duyulmasiyla, bir bilgiye göre; alay komutani, yedeksubay Kubilay'i bir manga askerle birlikte olay yerine gönderdi.
Askeri birlik olay yerine ulastiginda Astegmen Kubilay ve askerlerin silahlarinda mermi bulunmamaktaydi süngü takmislardi. Kubilay, askerlerini meydan girisinde birakarak, göstericilerden teslim olmalarini istedi. O anda gruptan açinilan ates sonucu yere düstü.
Görgü taniklarinin genellikle dogruladiklari üzere, Kubilay yarali halde cami avlusuna sigindiysa da, Dervis Mehmet ve arkadaslari pesisira geldiler. Dervis Mehmet, çinantasini açinip testere agizli bag biçinagini çinikardi ve yarali Astegmen Kubilay'in basini kesti.
Kesik basi yesil bayragin sopasina dikmeye çinalistilar ancak basaramadilar. Birisi ip getirdi ve Kubilay'in basi yesil bayragin dikili oldugu sopaya iple baglandi. Olay yerine yetisen Bekçini Hasan ates edip gruptan birini yaraladi. Ancak açinilan ates sonucu o da öldü. Arkadasinin yardimina kosan Bekçini sevki de açinilan ates sonucu öldü.
Bu asamada askeri birlik yetisir. Komutan "Teslim olun!" diye bagirir. Ancak olay çinatismaya dönüsür ve askeri birlik ates eder. Göstericilerden Dervis Mehmet de dahil bazilari yere serilirken, bazilari kaçinar. Daha sonra hepsi birden yakalanir... ama biri hariçin
Kubilay Olayi, gençin Türkiye Cumhuriyeti'nin 1925'deki seyh Said İsyanindan sonra tanik oldugu ikinci önemli irtica olayidir.
Devlet sert tepki gösterdi. 27 Aralik 1930 günü Dolmabahçine Sarayi’nda Mustafa Kemal Pasa’nin baskanliginda bu konuda bir toplanti yapildi. Kaynaklarin ifadesine göre, Atatürk, Kubilay Olayina çinok kizmisti. Daha birkaçin yil önce Yunan İsgalinin acisini tatmis bir muhitte bu olayin meydana gelmesi üzerine, bazi kaynaklara göre, ilçinenin haritadan silinmesini emretti. Ertesi gün de, "Böyle emirler verirsem, uygulamayin, sonra bir daha sorun", dedi. 28 Aralik 1930'da orduya gönderdigi bassagligi telgrafinda, "Mürtecilerin gösterdigi vahset karsisinda Menemen’deki ahaliden bazilarinin alkisla tasvipkar bulunmalarinin bütün cumhuriyetçini ve vatanperverler içinin utanilacak bir hadise" oldugunu belirtti.Sonuçinta failler Divan-i Harp'te yargilandi ve agir cezalara çinarptirildi
Bu elim olay Türkiye Cumhuriyet tarihinin kara bir lekesidir.Sayesinde rahat uyudugumuz,Atatürk'ün devrimlerini ve ilkelerini canimiz pahasina korumaya devam edecegiz.Bundan hiçin kimsenin süphesi olmamalidir.
Kubilay'i anma törenlerinde bulunacak biri olarak,bu bölgeye yakin oturmakta olan herkesi,bu önemli vazifeye katilmaya çinagiriyorum :!: :!:


