Videonun altındaki bir yorum :
Sıfırdan gelmiş biri olarak ben size bu işin gerçeğini anlatım . Fakir doğan insanlarımıza anne ve babaları şunu telkin eder " ssk 'lı iş , bir evin olsun , evlen torun sahibi olalım" . Genç bir an evvel ssk lı bir iş bulma ve evlenme peşine düşr çünkü o maaşla ev almak imkansızdır. Çok iş değiştirir fakir insanlar , 100 tl için veya 1 veya 2 saat daha az çalışmak için iş değiştirirler, nefis için iş değiştirler , erkek elemanlar bol bayan olan ve bol bayanla muhatap olacak iş yeri peşinde koşarlar. Elemanların bir hatasıda ona verilen işte uzmanlaşmak yerine yukarı çıkmak için ayak kaydırmaktır, daha sonra kendi ayaklarıda kayar. Bulunduğum semtte üzerindeki tülüyırtıp atan , bulunduğu sektörde kendi jenerasyonumda kendi işyerini kuran tek kişiyim . Nasıl başardım ? Bir işte tam 10 sene çalıştım 16 ve 26 yaş arasında . En büyük hilem dürüst olmaktı .Sözümde durdum ödemelerimi zamanında yaptım mal aldığım yerler hep bana özel iskonto yaptı ve bu rakiplerimden çok daha ucuz ve çok daha fazla ama aynı kar oranıyla satmamı sağladı .Mal sattığım yerlerin sicilini tuttum , bir tek müşterim çekini bir gün uzatsa hemen kırmızı çizgiçektim ona mal satmadım , benden alamayınca rakiplerimden aldı ve finalde batarken onlarada zarar verdi. Yerine getiremeyeceğim hiç bir söz vermedim verdiği tüm sözleri tuttum . Farklı olmak : Benim işimi yapan 11 rakibim vardı , oturdum düşündüm beni neden tercih etsinler ve izledim rakiplerimi , eksiklerini gördüm ve onlardan farklı oldum . Bu sefer onlar beni takip etmeye başladı . İlk faksı alan , ilk b sayar sistemini kuran , ilk poşeti yaptıran , ilk eşantiyon dağıtan , her kes nakliyeci kullanırken ilk şirket aracını alan , ilk sekreteri alan ki bizim piyasadaki ilk bayan eleman benim sekreterimdi , iki dini bayram ve yeni yılda tüm müşterilerime kart atan .İlk çağrı cihazını kullanan ve sonra ilk cep telefonu . Bunlar 2018 yılında sizlere saçma gelebilir ama bahsettiğim sene 1990 ve sonrası .Rekabeti engelleyen bir sıkıntımızda rakiplerimizin vergi kaçırmasıydı , biz korkuyor ve çok düzgün çalışıyorduk . Kendim dahil tüm rakiplerimi defterdarlığa ihbar ettim . Benim haricimde hepsi ceza yedi , bu da haksız rekabeti ortadan kaldırdı .Şiket araçlarımı 11 i bulduğunda kasko yaptırmadık , Kasko bedellerini bir banka hesabında biriktirdik , kazalar ordan ödendi ve yapılan hesaplarda 3 senede bir araç bedeli kar ettik . Sonra kiralık araca geçtik. Bu ayrıntıları yazma sebebim şu . Kalıplaşmış beyinler başarılı olamaz. Bizler önce okulda sonra askerde ezilen ve iyi bir eleman olmak için sistem tarafından yeiştrilen insanlardık , Burjuvazi budur. Onların çocukları özel okullarda biryantinli saçlarla özel kıyafetlerle gezeken , biz üç numara saçla, cetvelle dövüldük , buda sistemin planıydı. Onların çocukları asteğmen olurken bizler 120 gün acemi birliklerinde ezildik , bu da sistemin burjuvaziyle ortak operasyonuydu . Bunları kırmak için isyan ettik , bu seferde hapise girdik . Sonra hapisten çıkıp o enerjimizi işimize verdik , çünkü ben meseleyi çözmüştüm . Kurban olmadım. Tüm personelim ssk lıydı , hepsine yıl sonu ciro dan prim verdim tamamı ev sahibi oldu. Belki faydası olur diye yazdım . Şimdi inanın son bir senedir 80 yıllarında doğan bir kaç kişi ile bazı işlerden dolayı muhatap oldum , hiç biri sözünde durmuyor , işleri bitene kadar 50 türlü yalan , sonrasında göremiyorsunuz. Malı satana kadar yalan . Halbuki bir müşteri tek kullanımlık değildir . 2008 Yılında Hilton otelde elemanlarımı bi sertifika programına gönderdim . Sabah bana "abi biz bu programa katılmayalaım " dediler . Neden dedim " Abi adam profosör bize malı satana kadar her şey mübah " diyor dedi, siz alacağınız prime bakın , sonrasını şirket düşünsün vs. gibi şeyler anlatmışlar, çocuklar gitmeyin o zaman dedim. Kısacası , kimseyi taklit etmeyin, bir işte uzun süre çalışınki işi öğrenin , yalan konuşmayın , sözünüzde durun , verginizi düzgün ödeyin, elemanlarınıza iyi bakın,işinizin başında olun , bazen anne babanızı dinlemeyin ama saygısızlık etmeyin . Yukarı bakmayın mutsuz olur yılgınlık gelir, aşağı bakın ve şükredin. Parasızlık da parada sizi bozmamalı , nefsinize hakim olun, kimseye hava atmayın ve bir işe başlarken "şu arabayı alıcam mahalleme gidicem , şu evi alacam milleti mangala çağıracağım dhava atacağım diye düşünmeyin niyet çok önemli. Halen mahalleme gittiğimde arabamı otoparka çekip arkadaşlarımı yürüyerek ziyaret ederim.Hiç birinin yapabileceğim bir isteğini geri çevirmem ama kendimide kullandırmam.Ben başardım , neyi başardım , nelerim var bunları yazmak tabi doğru olmaz belki de çok ayıp olur ama şukadarını söylim 16 yaşındayken hayal bile edemeyeceğim bir hayatım var ve şimdi 54 yaşında bir adamım.
Üsttek yazıyı yazan adamın tek değeri şu Başarı = PARA oysaki
Başarılı bir insan olmaya çalışmayın; degerli bir insan olmaya çalışın.
Başarılı insan, hayattan verdiginden fazlasını alır. Degerli insan ise, hayata aldıgından fazlasını verir.
Degerli olan her şey ölçülemez, ölçülebilen her şey degerli degildir.
(Albert Einstein)

