
Günümüzde pek çok insan hala alışkanlıklarından getirdiği bir güvenle Windows işletim sistemini kullanmakta ısrarcı. Fakat Windows'a sahip bir bilgisayarı virüslerden, trojanlardan ve diğer pek çok malware yazılımdan uzak tutmak internetin bu denli yoğun olarak kullanıldığı günümüzde neredeyse imkansız. Bu konuda antivirüs programlarına sığınan pek çok kullanıcı ne yazıkki herşeye rağmen bu zararlı yazılımların etkilerinden kurtulamıyor. Çünkü kullandıkları işletim sisteminin bizzat kendisinden kaynaklanan büyük sorunlar mevcut.
Bir işletim sisteminde iki tip hesap mevcuttur (elbette ara kademeler de oluşturabilirsiniz ama temel olarak bu sadece iki tiptir): "Yönetici" ve "Misafir". Küçük bir bakış atıldığında, Windows işletim sistemine sahip bir bilgisayarda "yönetici" yetkilerine sahip olmayan bir kullanıcı olarak giriş yaptığınızda neredeyse hiçbir şey yapamadığınızı farkedersiniz. Buna minicik ve basit bazı programları çalıştırmak da dahil. Ve bunun sonucunda, windows ortamında çalışmalarınızı sıkılmadan yürütebilmek için bir "yönetici" yetkilerine sahip bir hesapla oturum açarsınız ki bu da her türlü belanın başladığı noktadır.
Çünkü yönetici yetkisine sahip bir kullanıcı bilgisayar içerisindeki her türlü dosyaya erişebilir ve bu dosyalar üzerinde silmek ve değiştirmek de dahil olmak üzere her türlü işlemi yapabilir. En kötüsü ise buna işletim sisteminin dosyaları da dahildir, ve herhangi bir işlem yaptığınızda yönetici yetkilerine sahip olduğunuz için bu işlemi yapmanızı kısıtlamaz. İşte tam bu noktada işletim sisteminize oldukça zarar verebilirsiniz. Muhtemelen pek çoğumuzun başına gelmiştir, birkaç dosyayı silerek Windows'un çökmesine neden olmak.
Aynı şekilde sisteminizde bulunan bir virüs de yönetici hesabınızın açık olduğu süreçte(ki bu windowsta bilgisayarınızı kullandığınız zamanın tümünü kapsar) bu yanlış zamanlı fazla yetkiden faydalanarak sistem dosyalarınıza müdahale ederek sisteminize bu tarz zararlar verebilir, hatta donanımsal bazı zararlara bile neden olabilir.
Şimdi gelelim Linux'a... Linux kullanıcılarının olağan işlerini yapabilmeleri için "yönetici"(root) yetkisine sahip bir oturum açmaları gerekmediği gibi ihtiyaçları olmadığı sürece bunu yapmaları da güvenlik nedeni ile tavsiye edilmez. "Yönetici" konumuna geçmeniz sadece ve sadece bir program yükleyeceğiniz, güncelleştirme yapacağınız ya da özetle sisteminizin tamamına etki edecek bir konuyla ilgili bir komut verdiyseniz, gerekli hale gelecektir. Ayrıca yönetici konumuna geçmeniz için oturum kapatıp açmanız vs gibi gereksiz zaman kayıplarına yol açan işlemlerle uğraşmak zorunda da değilsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken konsol ekranında tek bir kelime(sudo) ile yönetici yetkisine erişmek istediğinizi belirtmeniz ve ardından şifrenizi girmenizdir.
Yönetici parolasını bilemediğiniz taktirde bu işlemlerin hiçbirisini yapamayacağınızı düşünürsek, sisteminizin daimi olarak güvende bulunacağını siz de tahmin edebilirsiniz. Ayrıca sistemin geneline etki etmeyen tüm işler için misafir statüsünde bir hesap kullandığınız için de bilgisayarınıza bir virüs girse bile yapabileceği birşey yoktur.
Peki virüs bilgisayarınıza girerse?
Günümüzde bilgisayarlar internete erişimleri nedeniyle bu tip zararlı yazılımların tehdidine devamlı açıktır. Fakat merak etmeyin, eğer bir linux kullanıcısı iseniz bir windows kullanıcısına göre "1 - 0" öndesiniz. Bir Linux kullanıcısı-sınız ve herhangi bir antivirüs programı da kullanmıyorsunuz. Sisteminize bir virüs bulaştı. Merak etmeyin, hiçbirşey olmayacaktır. Çünkü sisteminize bulaşan virüs %99 ihtimalle Windows için yazılmış bir virüstür. Peki ya değilse? Linux için özel olarak yazılmış bir virüs bilgisayarınıza giriş yaptı, hoş geldi sefalar getirdi fakat yapabileceği birşey yok malesef, çünkü siz onu çalıştırmadınız. Windows'ta kendi kendine işlerine başlamanın aksine Linux işletim sistemlerinin tamamında bir virüsün etkinlik kazanabilmesi için sizin onu çalıştırmanız gerekmekte. Bunun haricinde oldukça zararsızlar. Peki oldu da çalıştırdınız.Bir durum oluşmayacak. Çünkü en fazla home klasörünüzün içerisindeki birkaç tane dosyayı silmekten öte hiçbir şey yapamaz.
Neden mi? Çünkü yönetici yetkisine sahip bir hesap kullanmıyorsunuz. Linux virüsler, trojanlar ve malware yazılımların cirit atması için son derece elverişsiz malesef(!)...
Peki gelelim antivirüslere. İşini riske atmak istemeyen Linux kullanıcıları için de virüs programları var tabii ki.Bunların başında; F-Prot, ClamAV, AVG, Avira, Avast gibi antivirüs programları geliyor. Daha fazlasını da bulmak mümkün. Ama bir Windows kullanıcısı olmadığınıza göre bu konuda çok da fazla kafa yormanıza ihtiyacınız yok işin açıkçası...
Sizlere bunlardan yalnızca iki tanesi açıklamalı tanıtmak isterim.O zaman programlara çok kısa bir şekilde göz atalım:
F-Prot : Bildiğimiz en eski antivirüs yazılımlarından bir tanesi olan FProt 1993 yılından beri mevcut. Windows için paralı olan bu program Linux kullanıcılarına ücretsiz. F-Prot'un sitesinden RPM ve DEB paketlerini(Fedora için RPM) çekip kurabilirsiniz. F-Prot devamlı çalışan bir antivirüs programı değil, hoş buna da Linux'ta zaten ihtiyacınız yok. Programı taramak istediğiniz dosyayı belirledikten sonra konsoldan "fpscan klasor_adi" şeklinde minik bir komutla çalıştırabiliyorsunuz.
ClamAV : Konsoldan çalıştırılan bu versiyonun yanı sıra gerçekten iyi diyebileceğimiz bir arayüze sahip ClamAV versiyonunu da programın sitesinden edinebilirsiniz. Hazırlanan bu arayüz ile her türlü işlemi yapmanız mümkün. Program gerek performans, gerek güncellik olarak doyurucu nitelikte. Hatta devamlı olarak çalışan bir kalkan olarak da kullanabilmeniz mümkün
Bu iki program içerisinde Linux ortamında benim en sık kullandığım ClamAV (Windows İşletim Sistemi PC Kullanıcılarına tavsiyemdir.Çok katı bir tarama modu var) oldu. Fakat konsol kullanmayı daha çok seven birisi iseniz kesinlikle F-Prot'u tavsiye TRWE_2012
Resim:ClamAV Antivirüs Arayüz Birimi

Resim 2:ClamAV Antirüs Konsol

ClamAV hakkında daha fazla bilgiye aşağıdaki adrestten ulaşabilirsiniz.
http://askubuntu.com/questions/250290/h ... ith-clamav
Özetle;
Windows için yazılmış zararlı yazılımlar ( virüs-trojan-rootkit vb.) Linux sistemlerde dosya uzantılarının farklı olması dolayısıyla çalışamadıklarından sisteme zarar veremezler.Windows dosya uzantısı .exe ,Linux dosya uzantısı ise .bin‘dir.
Linux’ta sistemle ilgili süreçlere müdahale etmek için ise süper yetkili (root) olunması gerekmektedir.Zararlı yazılımlar bu yetkilendirme sistemi sayesinde kullanıcının Home (Ev) dizini dışına veya farklı bilgisayarlara root yetkileri olmadığından yayılamamaktadır.
Linux kullanıcıları, kurmak istedikleri programları, genellikle herhangi bir web sitesi üzerinden değil de doğrudan dağıtımın resmi paket depoları üzerinden (Ubuntu Yazılım Merkezi gibi) indiriyor olmaları, bu güvenli yapıyı desteklemektedir.
Linux sistemlerin açık kaynak kodlu olması dolayısıyla, muadili olan kapalı kaynak kodlu sistemlerdeki gibi kısıtlı sayıda güvenlik ekibinin bakış açısına bağlı değildir.Linux’un yaratıcısı Linus Torvalds‘ın deyimiyle “Hiçbir hata (açık) milyonlarca gözden kaçamaz.” Açık kaynak kodlu sistemlerde yamalar çok hızlı hazırlandıkları için bir açığı kullanarak zararlı yazılımın yayılması çok zordur. Çünkü yama ortalama birkaç saat sonra yayınlanmış olur.
TRWE_2012
SAKARYA 2016




