İngilizce'de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim Hristiyan dünyasında neden kutlanıyor? Halloween kelimesi nereye dayanıyor? Cadılar bayramı nedir ve neden Hristiyan dünyası için bu kadar önemli?
Halloween ne demektir?
İngilizce’de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim, bütün Hristiyan dünyasında kutlanıyor. Cadılar Bayramı'nın kökleri aslında Pagan döneme ve sonrasında ilk Hristiyan uygulamalarına kadar gidiyor. Başlarda hasat zamanının bitmesi ve kışın başlamasını temsil eden Cadılar Bayramı, Hristiyanlığın etkisiyle beraber bambaşka bir anlama kavuşmuş özel bir gün.
Çocuklar korkunç kıyafetlerin yanında prens ve prensesler gibi, ya da hayran oldukları süper kahramanlar gibi giyinerek, kapı kapı dolaşıyorlar ve şeker topluyorlar.
Cadılar Bayramı’nın eski dildeki söylenişi olan Hallowe’en, “Tüm Kutsalların Akşamı” anlamına geliyor. Ancient Origins sitesinden Liz Leafloor’un haberine göre Cadılar Bayramı ilk olarak İngiltere, İrlanda ve İskoçya’da, Hristiyanlık öncesi dönemlerde kutlanmaya başlamıştı. Keltler hasat bayramının bittiği gün olarak kutlarken, yüzyıllar sonra tarih sahnesine çıkan Hristiyanlar ise bugünü tüm kutsal azizleri ve din adına hayatını kaybeden şehitleri anmak için kutlamaya başladılar.
Bu kutlama, Kuzey İskoçya’da yaşamış olan Gallerin kültüründe bulunan Samhain adlı festivalin ritüelleriyle de uyuşuyor. Kışın gelmesi ve mevsimlerin değişmesinin kutlandığı Samhain günü, pek çok Hristiyanlık öncesi kaynakta da kendine yer buluyor. Uzun kış gecelerinin başlamasına karşı bugünde ateşler ve mumlar yakılır, bu da güneşi temsil ederdi. Bu gecede aynı zamanda ölmüş olan akrabalar da anılırdı. Samhain gününde yaşayanlar ve ölüler arasındaki bağın güçlendiği, ölen kişilerle bağlantı kurmanın mümkün olduğu düşünülürdü. Ziyarette bulunacağı düşünülen ölüler için şölen sofraları kurulur, içkiler servis edilirdi. Perilerin ve ne zaman ne yapacağı belli olmayan ruhların bu şekilde mutlu edilmesiyle, yaşayanların dünyasında kış boyunca sağlık ve iyi talihin hüküm süreceğine inanılırdı. Samhain festivalinin ritüelleri günümüzdeki Cadılar Bayramı partileriyle karşılaştırıldığında, Cadılar Bayramı’na referans olabilecek en eski etkinlik olduğunu söyleyebiliriz.
Hristiyanlığın egemen olmaya başlaması batı dünyasındaki bütün pagan inanış ve ritüelleri de baştan aşağı değiştirdi. Kilisenin gücünü artırdığı dönemlerde Samhain Bayramı da haliyle biraz şekil değiştirdi. Cadılar Bayramı ya da Samhain’in Tarihi (The History of Halloween or Samhain) adlı kitabında Jack Sanito şöyle diyor: Samhain gibi pagan bayramlarını bitirmek için uğraşan Hristiyanlar, bu gün yapılan kutlamalarda büyük değişiklikler gerçekleştirdi. MS 601 yılında Papa Gregory bir emir yayınlayarak, Hristiyan misyonerlerin bu tip yerel inanışları ve gelenekleri değiştirmelerini istedi. Ancak bunu yaparken zorlama yoluna gitmemelerini de istedi. Örneğin misyonerler ağaca tapınan insanlar görürlerse, bu ağacı kesmek yerine onu Hz.İsa adına kutsayacaklardı. Daha sonra isteyenler bu ağaca tapınmaya devam edebilirlerdi. Bu “inanış açılımı” Samhain Bayramı’nı zaman içerisinde Cadılar Bayramı’na dönüştüren bir sürecin başlamasına sebep oldu.
12. yüzyıla gelindiğinde Hristiyanlığın başlattığı bu uygulama biraz daha değişti. 31 Ekim’de şehir ve kasaba meydanlarına çıkan siyah kıyafetli kişiler ağıtlar yakıyor ve zil çalıyorlardı. Hristiyanlara çağrıda bulunan bu kişiler, ölmüş kişilerin zavallı ruhları için dua edilmesini istiyorlardı. Günümüzdeki Cadılar Bayramı’nın kostümlü kutlamaları da işte bu ritüele dayanıyor. Etkinlikler o dönemde sadece kostümlerle sınırlı kalmıyordu, 31 Ekim’e özel “Ruh Pastaları” pişiriliyor ve herkese dağıtılıyordu. Bu uygulamanın da bugün kapı kapı dolaşıp şeker isteyen çocukların geleneğine öncülük ettiği düşünülüyor. Pasta pişirilip dağıtılması uygulaması İngiltere, Almanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da uygulanmaktaydı.
Cadılar Bayramı’nın tüm dünyada en önemli sembollerinin başında balkabakları geliyor. Balkabaklarının içini oyarak korkunç yüzler çizmek ve içinde mum yakma geleneği, o evde Cadılar Bayramı’nın kutlandığına dair bir işaretti. Bugün de kullanılan balkabağı uygulaması, İrlanda ve İskoçya’da ise turpların içine yapılıyordu. Hangi maddeden yapılırsa yapılsın, bu uygulama sayesinde kötü ruhların korkutulacağı düşünülüyordu.
http://www.radikal.com.tr/radikalist/ca ... haberdetay

