Aman! Sosyal medya bizi mankurtlaştırmasın! Zihnimizi koruyalım!
Mankurtluk, zeka çökmesi, tahammül edilemez bir bela! Bilimsel tespit işe şu: İnsanlığın zekâsı, kavrayışı hızla çöküyor, mankurtlaşıyoruz, köleleşiyoruz ve fark ettim ki bu çöküşte en büyük pay sosyal medyanın. Eskilerin zihinleri biraz daha sağlam ama beyni erkenden ele geçirilen gençlerin zihinlerindeki tahribat çok daha büyük. Dikkat ederseniz, ortalıkta akılsız tepkilerde bir patlama var. Böyle devam ederse birbirini anlamamak yüzünden kitleler birbirini boğazlamaya hazır hale gelecek. Emperyalistlerin insanlığa hazırladığı son bu. Güle oynaya, eğlene, -af edersiniz- ahmaklaşmak…
Zihinsel çöküşün göstergesi, bir fikri alamadan tepki vermek. Yolu da bir konuşmayı sonuna kadar dinlememek, bir yazıyı sonuna kadar okumamak, üzerinde düşünmemek… Mankurtlaşanlar bunu bir seçenek olarak değil, bir zorunluluk olarak yapıyorlar. Nasıl oluyor bu?
İnsanlar giderek aptallaşıyor mu? (Are people getting dumber?) modern bilimin cevap aradığı bir soru! Eski çağların zor şartlarıyla mücadelenin gereklerine uygun olarak daha zeki zihinli insanlardan şimdinin genel ortala zekası düşen insanlık seviyesine geçiyoruz. Bu genetik çöküş yavaş oluyormuş, ama herhalde bizim gibi sömürülmesine azmedilen toplumlarda bu çöküşü hızlandırıcı her yol deneniyordur.
Kırsal hayat insanlarının kent insanlarından daha zeki olmasının sebebi, doğayla daha iç içe yaşamaları ve her sorunla bizzat baş ekmek zorunda kalmalarıydı. Teknoloji gelişip hayatımızın yükünü azalttıkça beyne düşen görev azalıyor ev dolaysıyla da zekâlar geriliyor.
Fakat bu genel gerilemeden daha önemlisi, özel, kişisel, bireysel gerilemeler, hatta çöküşler. Bu gözden kaçıyor. Uzun süre tv izleyerek zihinlerini entelektüel faaliyetten mahrum bırakanlarda zeka gerilemesi daha hızlı. Hele de bunlar kitap okuma alışkanlığına sahip değillerse durum felaket. Daha beterini söyleyeyim. Zeka çöküşünü hızlandıran iki dalga geçti üzerimizden. Birisi bilgisayar oyunlarıydı. Oynarken zihniniz hızlı reflekslerle ani kararlar veriyor ve böylece zihnin derin düşünce ve analiz gücü hızla kayboluyor. Uzun süre savaş oyunları oynayan çocuklara çok yazık oldu. Diğer dalga ise akıllı cep telefonları… Giderek kendi cep telefonunu bilme ezberinde bilmeyen, bir çok iş için aklı yerine telefonunu kullanan insanlar olduk.
Son dalganın ise içerisindeyiz ve korkarım ki bu en yıkıcı darbe olacak. Deneyler yapıyorlar üzerimizde artık. Sosyal medya… Birkaç kelimeyle konuşmaya alışıyorsunuz. Ne anlatılabilir ve ne anlayabilirsiniz ki? Ayrıca bir sürü sayfayı beğeniyorsunuz ve bakıyorsunuz ki her gün yüzlerce paylaşım. Hiç birini okuyamazsınız. Bir göz atıp hızlıca karar veriyorsunuz. Beyin için bu bir egzersiz oluyor. Sonra da buna alışıyor. Hızla göz at ve ne anladıysan doğrudur. Baştan sona okumak yok, başlığa bakıp karar veriyor. Anlamadığının farkında değil. Mankurtlaştığından gafil. Kitap okuyamaz, okusa anlayamaz artık. Bir gürültü içerisinde zihni. Sürü gibi sürüklenebilir. Bir sloganla dostu düşman, düşmanı dost sanabilir. Kolaycı kategorik düşünür. Birini tutuyorsa hepsi doğrudur, içini sorgulamaz.
Yetkilileri uyarıyorum. Bir felakete Batıdan daha hızlı sürükleniyoruz ve tedbir almış değiliz. Her türlü kitlesel çatışmada kullanmaya hazır, anlayışsız kitleler hızla çoğalıyor. Bu gidişle insanlara bir şey anlatamayacaksınız. Bunlar birbirlerini anlayamayacaklar. Çıkarları çatıştırılacak ve birbirlerini boğazlayacaklar. Halimiz enperyalistlerin insafına kalacak. Hani burada milletimizin bir barajda esir edildiğini anlatan bir rüya yayınlanmıştı, hatırlayan var mı? Akıllarımızın esareti artıyor ey millet. Görebilen görsün, çoluğunu, çocuğunu kurtarmaya çırpınsın. Dr. Muhammed Bozdağ
Mankurt Vikipedi


