Mustafa Kemal' in Kurun gazetesindeki 24 ocak 1937 tarihli üçüncü başyazısı, çok daha serttir;
"Türkiye bu emel üzerine yürürken, yalnız Fransa' nın hatırı için değil, aynı zamanda hatırlarına çok riayet ettiği başka devlet ve milletlerin dosluklarına da büyük kıymet verdiği için siyasetini etmiştir. O devletler, Türk şeref ve haysiyetine, Türk onuruna karşı Fransa' nın ihmalkar bir vaziyet ve meslek takınmasında sakınca görmüyorlar. O halde biz de gerek Fransa' ya, gerekfransız siyasetini tenvir etmeye her nedense yanaşmayan o devletlere, Türkiye Cumhuriyeti' nin kendi şeref ve haysiyetini, kendi hak ve menfaatini korumanın yolunu bildiğini söylemek isteriz. Türkiye Cumhuriyeti' ne eski Osmanlı İmparatorluğunun bir temadisi nazarı ile bakılarak ona karşı dejenere bir politika takip olundupunu ve hâlâ bu sevdada yaşayan diplomatların siyasette hükümran olduklarını görürsek, bunun yalnız isabetsiz değil, aynı zamanda tehlike bir meslek olduğunu söylemekten de kendimizi alamayız." 25 ocak 1937 tarihli "Hükümete hitap ediyoruz." başlıklı başyazıda Başbakan İsmet İnönü' nün bir sözü hatırlatılarak konuya girilmişti.
"On beş gün bekleyiniz dediniz, bekledik. On altıncı gündeyiz. Vaziyet nedir? Ne oluyor? Ne olacak? Türk Milletini yeniden aydınlatınız. "
Atatürk(25 ocak)-Hatay davasının bütün sonuçlarını düşündük.
- burak_dalkir
- Gigabyte2

- Mesajlar: 2208
- Kayıt: 15 Mar 2006, 10:10
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür edildi: 1 kez
- İletişim:
