Atatürk'e çek yırttıran adam

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Squirrel
Kilobyte4
Kilobyte4
Mesajlar: 677
Kayıt: 16 Eki 2007, 18:30

Atatürk'e çek yırttıran adam

Mesaj gönderen Squirrel »

Atatürk'e çek yırttıran adam...

Atatürk çektigi Çeki kadına uzatacaktı ki tam bu sırada uzanan bir el,
onun elini tuttu. Bu elin sahibi, genç bir doktor olan Resid Galib'ti.
Atatürk'ün kulagına egildi ve fısıldadı...

Mustafa Mutlu'nun köse yazısı...

Ben bugün Atatürk'e çek yırttıran adamı da rahmetle anıyorum!

Atatürk bir gün yakın çalısma arkadaslarıyla Beyoglu'nda yeni açılan
Turkuvaz isimli bir lokantaya gitti.

Lokantanın sahibesi, Atatürk'ü karsısında görünce hemen özel bir masa
hazırlamaya giristi. Ama Atatürk onu engelledi, buldugu bos bir masaya
ilisti. Modern görünümlü insanlar keyif içinde yemek yiyor, mekânın
sıklıgı dikkat çekiyordu.

Burada gördükleri çok etkilemisti Atatürk'ü... Böyle bir lokantanın
yasaması gerektigini düsünerek kadına, "Sizin için ne yapabilirim?"
diye sordu.

Kadın da böyle bir lokali gelistirmek için çok para gerektigini ama
hiç parası kalmadıgını anlattı.

Bunun üzerine, yaverinden çek karnesini istedi Mustafa Kemal ve o
günler için hatırı sayılır miktarda bir para yazdı. Çeki kadına
uzatacaktı ki tam bu sırada uzanan bir el, onun elini tuttu.

Bu elin sahibi, genç bir doktor olan Resid Galib'ti.

Atatürk'ün kulagına egildi Resid Galib ve fısıldadı:

- Bu parayı vermemelisiniz efendim!

saskınlıkla "Neden?" diye sordu Atatürk...

- Çünkü bu para amaca uygun harcanmıs olmaz!

"Allah, Allah..." diye söylendi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve çıkıstı:

- Benim param degil mi, nereye istersem oraya harcarım!

Genç doktor kibarca direndi:

- Hayır efendim, sizin paranız degil. Milletin parası... Size, sadece
emanet o para!

Atatürk genç doktorun gözlerinin içine bakarak önce çeki yırttı, sonra
da oturdugu yerden kalkarak mekândan ayrıldı, Ankara'ya döndü.

Birkaç gün sonra İstanbul'da kalan Resid Galib'e bir telefon geldi.
Karsıdaki ses, "Maarif Vekilligi'ne atandıgını" (Milli Egitim Bakanı)
müjdeliyordu.

Bu anıyı Bütün Dünya Dergisi'nin son sayısında okudum. İlk olarak
1947'nin Kasım ayında Millet Dergisi'nde yayınlanmıs.

Daha önce hiç duymadıgım bu öykü, Atatürk'ün ne kadar önemli bir
devlet adamı oldugunu bir kez daha kanıtlıyor. Genç doktorun kendisine
verdigi dersi unutamamıs, kızmak bir yana; onu Türk gençliginin
egitiminden sorumlu bir makama atamıs.


Büyük önderi, hayata veda edisinin 69'uncu yıldönümünde saygıyla ve
sevgiyle anıyorum...

Ama o gün onun elini tutan genç doktoru da aynı sevgi ve saygıyla
anmak istiyorum...

Keske bugün de "devlet adamları"nın yanında birer Resid Galib olsa...
Ve onlar da trilyonlarca parayı; gözlerini kırpmadan restorasyona,
arabalara, satafata harcayabilen bu insanların ellerini tutup, engel
olabilse...

Oysa ne bugünkü devlet adamları Atatürk kadar olgun, ne de bugünün
aydınları Resid Galib kadar cesur...

Yasadıgımız en büyük sanssızlıklardan biri de bana göre bu!
Kullanıcı avatarı
Unde®minE
Kilobyte1
Kilobyte1
Mesajlar: 251
Kayıt: 08 Kas 2007, 21:06
cinsiyet: Bayan

Mesaj gönderen Unde®minE »

wayy be çok güzel.. tesekkürler ya :roll:
Kullanıcı avatarı
realperson
Bit
Bit
Mesajlar: 11
Kayıt: 15 Kas 2007, 18:30

Mesaj gönderen realperson »

çok güzel bir hikaye gerçekten
günümüzde yasanması çok zor olan!!!
Cevapla