
Geceydi…
Ay vardı ama ısıtmıyordu.
Toprak vardı ama örtmüyordu.
Ve gökyüzü, binlerce askerin nefesini buhar buhar içine çekiyordu.
Takvimler 1914’ü gösterirken, Anadolu’nun bağrından kopup gelen çocuklar Sarıkamış yollarında yürüyordu. Üzerlerinde ince kaputlar, ayaklarında çarıklar… Kar diz boyu değil, dizlerin çok üstündeydi. Soğuk eksi on dereceydi; ama hissedilen çok daha fazlasıydı. Çünkü bu soğuk yalnız bedeni değil, iliği, kemiği, hatta zamana kazınacak bir acıyı donduruyordu.
Bu yürüyüş bir geri dönüş yürüyüşü değildi.
Bu yürüyüş, “dönülmeyeceğini bilerek çıkılan” bir yürüyüştü.
Sarıkamış Harekâtı denildiğinde bugün kitaplar rakam yazar. Ama o gün rakam yoktu. O gün sadece adlar vardı:
Ahmet vardı, Mehmet vardı, Hasan vardı…
Kimi nişanlıydı, kimi yeni baba olmuştu, kimi daha bıyığı terlememişti.
Bir kısmı düşmanı hiç görmedi.Çünkü düşmandan önce, asıl düşman tipiyle, ayazla, açlıkla geldi.
Kar fırtınası başladığında emir hâlâ yürümekti. Çünkü geri dönmek, yalnızca geri dönmek değildi; devleti sırtından atmaktı.Ve Osmanlı askeri/Türk Askeri, devleti sırtından atmayı bilmezdi.Bu asker devletine ve milletine "kurban" olmayı bilirdi.
Donan askerlerin bir kısmı, son anda tüfeğini sarıp göğsüne bastı.Çünkü silah namustu,şerefti ve sancaktı.Bir kısmı arkadaşının üzerine kapanarak can verdi.Bir kısmı secde hâlinde bulundu.
Bu bir yenilgi miydi?
Hayır.
Bu, imkânsızlıkla yapılan bir hesaplaşmaydı.
Harekâtın sorumluluğu tarih boyunca tartışıldı. Enver Paşa ismi bu yüzden hep tartışmaların merkezinde kaldı. Ama şu gerçek değişmedi:
Orada donanlar emirle yürüdü, emirle değil; imanla öldü.
Bugün Sarıkamış’ta anma yapılırken termometre eksi on dereceyi gösteriyordu.Bazıları “çok soğuk” diyordu.
Oysa o soğuk, bir hatırlatma sadece.
Çünkü o eksi on derece;
1914’teki eksi otuzun,
eksik teçhizatın,
eksik iaşenin,
ama eksik olmayan vatan sevgisinin gölgesidir.
Sarıkamış’ta donan askerler bize şunu miras bıraktı:
Bu topraklar için bedel ödenmeli/Allah'a iman esaslı kurban verilmeliydi ve verildi de
Bu topraklar bedel ödenerek tutulur ve tuttulda...
Ve her kış, kar yağdığında…Bir milletin hafızası yeniden üşümekte/sonsuz'a kadar da üşüyecekte...
Sarıkamış, kaybedilmiş bir harekât değildir;unutulmaması gereken bir vicdandır.
Allah(c.c) şehitlerimize gani gani rahmet eylesin.Bizlere de şehadet nasip etsin.(Amin)
Videolar :
Kod: Tümünü seç
Battle of Sarikamish archive footage
Sarikamish Ottoman soldiers frozen
Ottoman army Sarikamish dead soldiers
WWI Sarikamish raw footage
Sarikamish winter disaster archiveKod: Tümünü seç
uncensored WWI battlefield footage
raw World War I battlefield footage
WWI dead soldiers winter footage
Ottoman soldiers frozen bodies
WWI archival footage no narration
Kod: Tümünü seç
Russian archive Sarikamish
Russian military cameraman WWI
Imperial Russian Army Sarikamish footage
foreign war correspondent WWI Ottoman
WWI eastern front winter archive
Kod: Tümünü seç
CriticalPast Sarikamish
British Pathé WWI Ottoman
Imperial War Museums Ottoman WWI
Library of Congress WWI Ottoman
WWI archival silent footage
Kod: Tümünü seç
documentary includes archival footage Sarikamish
rare WWI footage Ottoman Empire
previously unseen WWI footage



