Size oyundan uzun uzun bahsetmeyeceğim. Dün, ilginç bir olay oldu, onu anlatacağım. Ama önce oyundan biraz, mümkün mertebe kısa tutmaya çalışarak bahsetmem şart. Hiç oynamadınızı varsaydığım için anlatmam gerekiyor.
* * *
Oyunda, serbest harita modu diyeyim, bu modda nadiren de olsa bazen iki toplum birbirine çok yakın olabiliyor. Yani oyunu başlat dediğinizde bilgisayar, haritayı oluşturur ve ilk çağdan başlarsınız. Herkesin "town center"ı vardır. İşte bu tavn sentırlar bazen birbirine çok yakın olabiliyor. Bu ciddi bir sorundur. Bazen sizin de başınıza gelebiliyor. Düşman bir milletle dip dibesiniz ve kendinizi toparlamanız için fırsatınız çok zayıf, anlatacağım.
Oyuna başladığınızda town center'ınız, 3 tane köylünüz, 1 de hafif süvari atınız vardır. Atın amacı, diğer bütün birimlerde olduğu gibi çevresindeki aydınlık alan sayesinde haritadaki karanlığı sile sile, çevreyi keşfetmek; ayrıca koyun neyin bulursa bunları belleyerek (doğada serbest koyunlar var, at ya da herhangi bir biriminiz buna yaklaştığında koyun sizin renginizi alır, bellemek bu) bunları kendi town center'ınıza göndermek. Ayrıca saldırmasını istediğinizde ilkel bir kılıcını çıkarır çat çut diye savurur. Zayıftır, asker olarak kullanmak ekonomik değildir. Bu at, oyunun başlarında çok önemlidir, sonlarında önemini iyice yitirir.
Oyun başlar başlamaz bir yandan atınızı gezdirerek, başkalarından önce koyun toplamalı, köylülerinize ev yaptırarak (diğerlerinin doğması için popülasyon rate'i verir) köylü sayılarını arttırmalı, düşman atı gelmeden koyunlarınızı köylülere kestirip yiyecek kazanmalısınız... Bunun gibi bir sürü terane.
Bu şekilde gelişmeler yapa yapa town center'a bastığınızda görünen bir butona basarak bir sonraki çağa geçme sürecini başlatırsınız. Süreç bitince bir sonraki çağ başlar ve yeni imkanlar, yeni teknolojiler ortaya çıkar... Bu, az evvelki çağın bir sonraki seviyesi, II. çağdır.
III. çağa geçtiğinizde vaktiniz kısıtlı. Bir an önce çağın gereği olan zırhdır, asker sayısı edinmedir, zarttır zurttur çeşitli upgrade'leri tamamlamalısınız. Çok çabuk, pratik olmalısınız. III. çağ ses efektini duyduğunuz andan itibaren süre geriye sayıyor ve kaç düşmanınız varsa üzerinize 10'arlı guruplar halinde yaya zırhlı piyade timleri gönderiyor. İkinci sorti üçüncü sorti derken giderek aralarına okçu, atlı, tekerlekli mancınık (katapult) ekleniyor. Dolayısıyla düşman saldırısına hazır olmalı, birkaçını püskürttükten sonra aradaki bir boşluğu fırsat bilerek bir düşmanınıza saldırıp ümüğüne çökmelisiniz. Birini yok ettiğinizde zaten gerisi gelir...
* * *
Sanırım benle beraber toplam 6 medeniyettik. Medeniyetlerden birisi benim dostum. Rengi mavi. Benim oynarken gırgırına "Yeşiller köyü," dediğim bir millet, oluşa oluşa oyun başlarken bu dostum olan mavili ırka yakın oluşmuş.
Abi, öyle böyle değil. Ha bire savaşıyolar ediyolar, halbuki savaşın başlaması için daha 3. çağa geçemedik 1. çağdayız. Yardım da gönderemiyorum, yukarıda okudunuz, biraz odun, yemek, altın ve taş stoku oluşturmam gerekiyor ki, askerdir zarttır zurttur hazırlık yapayım. Abi o ona saldırıyor, o ona saldırıyor. İkisi de yedi bitirdi birbirini... Biz diğer milletler rahatız, bol bol çalışıyoruz.
En son zar zor kendimi toparladım, 3. çağa geçtim. Atlı sipahi ve zırhlı piyade biriktiriyorum. Ardımsıra onlar da geçti 3. çağa. Aboooooov saçmalığın dibi! Eycof'da böyle bir şeyin ortaya çıkma ihtimali yani kaçta kaçtır bilemiyorum...

2. çağın sonlarına doğru her toplup (bilgisayara karşı oynarken) devletinin çevresine taş duvar örer. Resimde gördüğünüz mavi kuşaklı taş duvarlar benim dostuma ait. Düşman toplum (Yeşilliler köyü) mavililere o kadar yakın ki, mavililer taş duvarı tam yeşillilerin tavn sentırının ortasından geçirmeye çalışıyor
Dostun bilgisayar olunca laf da anlatamıyorsun. Taş duvarı tamamlamak için gönderdiği her köylü, yeşilliler tarafından öldürülüyor. Bunu duyan mavili köyü askerleri tek tük hücuma geçiyor ancak onlar da ölüyor. Sinirlenen yeşilliler de mavililere saldırıyor (köyleri resimde görünmüyor). bir asker ona gidiyor, iki asker buna geliyor, 3 asker ona buna... Yeşilliler mavililerin duvarı kendi devlet sınırlarına tecavüz ettiğinden duvara saldırıyorlar, ama bu kez mavililer oradan karşılı veriyor...
Bir de şöyle bir durum var, farkettiyseniz duvar eksik. Bunun nedeni, bir duvarı bazı şeylerden geçiremezsiniz. Orada ağaç ya da orman varsa; su, akarsu, deniz varsa; sonra bir bina varsa... Orada tarla var. Tarladan geçemediği için duvar yarım yamalak kalmış... Güldüğüm şey de duvarın tam town cener'ın ortasından geçmesi. Ne yapıcaksınız şimdi? Yarısını sen kullan yarısını ben kullanayım mı diyeceksiniz?..
Bu kansere bir son verebilmek için en kısa sürede eciş bücüş bir ordu topladım ve yeşillileri haritadan silmek zorunda kaldım. zaten birbirleriyle savaşmaktan bir türlü kalkınamadıkları için, ikisi de son derece zayıflamıştı. ben yeşillileri halledene kadar diğer düşmanlar da fırsat bilip bana saldırdılar ama odun çitlerle ve üç beş ihtiyatla önlem almıştım.
Netice olarak yukarıda gördüğünüz resim çok tuhaftır ve gerçekleşme ihtimali çok zayıftır. Bu oyunu oynayan kişiler için komik, tuhaf, şaşırtıcı.
Öyle işte.




