Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Diğer bölümler ile alakasız konular buraya
Cevapla
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

Jagdtiger gibi en güçlüsü değildi, Jagdpanther gibi en seksisi değildi, Ferdinand gibi korkutucu, Nashorn gibi keskin nişancı değildi ancak İkinci Dünya Savaşında Alman Ordusunun kullandığı, savaşta en fazla yararlılık gösteren avcı tankıydı.

Resim

Stug III, kendi içerisinde zamanla modifikasyonlar görse de, Aus G versiyonu, Müttefik zırhlı araçlarına en fazla zarar veren/yok eden türeviydi. Özellikle Yüksek Patlayıcı (HE) mermisi zayıf zırhlı tankları, piyade taşıyıcı araçları, topçuları, tank avcısı topları ve hatta piyade hücümlarına karşı oldukça etkiliydi.

Stug III, Sd.Kfz.251’den sonra Alman Ordusu için en fazla sayıda üretilen zırhlı araçtı. Kendisini fazlasıyla kanıtlamış, sağlam ve güvenilir Panzer III saşisine sahip olan bu tanka zamanla eklenen ön zırh ve sürekli daha da geliştirilen ana top ile savaş meydanlarında oldukça yararlılık gösteren bir tank haline gelmiştir.

Panzer III’ün taretinin sökülüp, daha düz bir üst yapı ile öne konan sabit top, tankı eski haline göre daha alçak bir hale getiriyor, kolaylıkla kamuflaja alınabilip ciddi şekilde pusu kurularak düşman hatlarına sürpriz anlar yaşatıyordu. Panzer III’ün şasisinin bir diğer avantajı da oldukça ucuza ve hızlı şekilde üretilebilmesiydi.

Resim

Savaş boyunca 9400’den fazla üretilen bu tank özellikle 1940-1941 yıllarında müttefik istihbaratı tarafından çok da önemsenen bir tank olarak raporlarında yer almıyordu. Zamanla savaş gücünü kanıtlaması müttefik askerlerinin sanılanın aksine kendisinden daha sonra üretilen modellerden daha fazla kendisinden korkutan bir model olmasını sağlamıştır. Savaş boyunca Kuzey Afrika, Avrupa ve Rus topraklarında, hemen her iklim ve arazi koşullarında en zorlu süreçler içerisinde başarıyla kullanılan bu tank, Alman Ordu mensupları tarafından da çok sevilmiştir.

Resim

Motor olarak, savaş döneminde inanılmaz fazla üretilen, Maybach 120 TRM V12 benzin motoru, 300 hp güç üretiyyor ve ton başına 12.6 beygir güç sağlayabiliyordu. Motor ile beraber savaş döneminde Almanların ürettiği en sağlam şanzıman olan altı ileri şanzıman ile beraber üretildi ve kendi üstlerinin aksine hiçbir zaman motor ve şanzımanla ilgili bir sorun yaşamadı.

Resim

Zırh olarak 50 mm’lik ön zırha sahip olsa da 1942 haziran ayından iştibaren 30 mm’lik ek zırh plakaları ön kısma eklendi. Düşük profili nedeniyle tespiti zor, tespit edilse bile vurulması zor bir tanktı, paletleri de ekstra korumalı ve engin seviyede olduğundan paletlerle ilgili de pek sıkıntı yaşamamıştı.

Resim

Yukarıdaki fotoğrafta Teğmen Walther Oberloskamp’ın Stug III’ünün ana topunda yer alan kırk adet zafer halkası, doğru ellerde ne kadar ölümcül bir tank olduğunu bir kez daha doğruluyordu.

Resim

Hücum gücünde olduğu kadar savunma pozisyonlarında da oldukça başarılıydı. Örneğin, 1943 yılında Kursk Savaşından 1945 yılında Berlin Savunmasına kadar, Tiger ve Panther tanklarının toplamından çok daha fazla (20.000’den fazla) düşman tankını ve zırhlısını yok ettiler. İlk üretim felsefesinde destek tankı olarak düşünülen bu tank, zamanla gösterdiği etkin performansla savaş alanlarında tamamen etkin rollerde kullanıldı.

Resim

Kursk Savaşının hemen öncesinde Sovyet Ordusu tankçılarına verilen brifinglerde, sadece Stug III için, asla bire bir çatışma ortamına girilmemesi gerektiği sıkı bir şekilde emredilmişti. Zaten Stug III tanklarının Kursk savaşındaki başarılarını düşününce bu emrin ne kadar isabetli olduğu düşünülüyor. Kursk Savaşında Almanlar tarafında ise, savaştan önce yapılan bir modifikasyonla, Stug III tanklarının optik sistemleri yenilenmiş, yeni nesil retikül ile beraber, retükül içerisinde yedi adet üçgen işaretlerinden oluşan şekillerle hareketli hedeflere daha kolay ve daha isabetli atışlar yapılabilmekteydi. Nişancı ilk grup üçgenlerle 100 metre ile 1500 metre arasındaki atışları yaparken, ikinci grup üçgenlerle 1500 metre ile 6000 metre arasında atışlar yapabilmekteydi. Bunun ilk meyveleri Ağustos 1943 yılında, Stug tankları 423 adet onaylanmış imhalarını raporlarlarken, sadece sekiz adet tank kayıpları vardı.

Stug tankı aynı zamanda içerisindeki mürettebatın da, olası bir saldırı ve imha durumunda personelin daha rahat ve kolay şekilde tahliye edilebilmesi için de mühendislik detayları barındırıyordu. Bu faktör de özellikle personelin diğer modellere kıyasla kendisini bir nebze daha rahat hissetmesini sağlıyordu.

Resim

Aus G versiyonu ise, Aralık 1942 yılından Nisan 1945 yılına aralıksız üretildi. Müttefiklerin hava bombardımanları üretimleri zorlaştırsa da özellikle Albert Speer’in çabaları ile daha kompleks yapılar sadeleştirilmeye, daha fazla üretilen Panzer IV şasilerinin de Stug IV’lere çevrilmesinde önemli rol oynadı. Tank daha basit hale getirilerek, daha az zamanda üretilebiliyor, daha az emek harcanıyordu. İlk üretimlerine kıyasla savaş sonunda üretilen Stug tankları dört kat daha az emek ve maliyet ile üretilmekteydi.

Resim

Doğu Cephesindeki bir muharebede, Panzer IV ve Stug tanklarından oluşan bir birlik, Sovyet zırhlı birliği ile temas edince çatışmaya başlarlar, dokuz gün süren çatışma sonunda 184 Rus Tankı, 87 Rus Tank Avcısı ve 26 adet topçu yokedilirken, Alman tarafında ise sadece dört adet kayıp olacaktır.

Resim

Aynı zamanda Batı cephesinde de müttefik askerlerine kan kusturan Stug tankları, oldukça uzun mesafelerden kolaylıkla Sherman tanklarını avlayabilmekteydi. Sıkı kamuflaj özellikle sayesinde, müttefik hava unsurlarından da saklanabilmekteydiler. Daha sonraları özellikle Firefly, Jackson tarzı tankların kullanımı artınca Stug tanklarının etkinliği azaltılabildi.

Resim

Rheinmetall şirketi Stug tanklarının üretiminde, topların temini konusundaki ihaleyi kazanınca ilk olarak, 7.5 cm K 40 L/43 topunu kullandılar. Saniyede 770 metre namlu çıkış hızına sahipken, mermileri 6.8 kilogramdı. 1000 metre mesefeden 30 derece açıyla 80mm zırhı rahatlıkla delebiliyordu. Bir süre sonra biraz daha uzun versiyon 7.5 cm L/48 topu kullanılmaya başlandı. 1942 yılından sonra ise kullanılmaya başlanan Pak 40 ve Kwk 40 topları savaş sonuna kadar yüksek yararlılıklar gösterdi.

Kaynak Site:

TRWE_2012-Alaydan Yetişme PC Kullanıcısı
Kullanıcı avatarı
velociraptor
Yottabyte4
Yottabyte4
Mesajlar: 53916
Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 19732 kez
Teşekkür edildi: 11968 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen velociraptor »

2. dünya savaşında teke tek te almanların karşısında durabilecek ülke yoktu
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

velociraptor yazdı: 27 Kas 2019, 11:15 2. dünya savaşında teke tek te almanların karşısında durabilecek ülke yoktu
Bu konu da yanılıyorsun sayın admin....

Hitler , Türklerden o kadar korkmuştur ki bu unsuru, kendi ordusunun yeagene asli unsuru yapmaktan çekinmemiştir.

İşte kanıtlar;

HITLER TURKLERDEN BİR ORDU OLUŞTURMUŞTUR.

Bunlar Türk Lejyonerleri diye geçer. Kırıml Türkleri Kazak Türkleri Hatta Anadolu Türklerinden bile askerler bulunmaktadır. Macar ve Arnavut Türklerinden de askerler bulunmaktadır. Bu Lejyonerler Sovyetlere karşı savaşmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti de zaman zaman Türk Lejyonerlere destek vermiştir.

Nazi Ordusundaki Türk Lejyonerler

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Nazilerin Türklerden çekindiği bir gerçektir.Hollanda bir köye girmeye çalışan nazi birliği köylülerin köyün her evine ve cevresine tür bayrağı asarak kurtulmuşlardır. Nazi birliği köyün cevresinden dolaşarak yollarına devam etmiştir.

Balkanlarda yaşayan Yahudileri Türkiyeli olduklarını söyleyerek kurtulmuşlardır ve sonradan Türkiyeye yerleşmişlerdir. Onlardan türeyen soylar şu an İsrail'de yaşamaktadırlar.

Sadece Yahudiler değil Slavlar yada Batı Avrupalılar da Türkiyeli olduklarını söyleyerek bazen Nazilerden kurtulmuşlardır.


HİTLER SAVAŞ HİLESİ....

Yıl 1941... Tarihe "kara yıllar" olarak geçecek olan 2. Dünya Savaşı bütün şiddetiyle sürüyordu. General Paulus komutasındaki 5 Alman tümeni Rusya içlerine doğru yıldırım hareketlerini devam ettiriyordu. Batı cephesinde Hollanda, Belçika ve Lüksemburg"u pes ettiren Almanların karşısında, zaman zaman ülkenin güneyinde direnen dağınık Fransız birlikleri ile Manş Denizi"ni geçmeye korkan İngiltere"den başka güç kalmamıştı. Bu yüzden Rus steplerinin ne getireceğini pek kestiremeyen Hitler, bir an önce Stalin"i yenip, düşünü kurduğu dünyaya kavuşmak istiyordu. Hitler"in planları arasında Türkiye"yi de yanına almak vardı ancak Milli Şef İsmet İnönü bu teklifi kabul etmedi. Görüşmelerin sürdüğü sırada Alman karargahına ilginç bir not geldi. Rus cephesindeki son durumu Berlin"e ileten Alman komutanın geçtiği kriptoda şunlar yazılıydı; "Karşımızdaki düşman ölümüne savaşıyor. Başlarında Türkistanlı subayların bulunduğu birlikler Türkçe konuşuyor. Bu cepheyi savaşarak aşacağımızı sanmıyoruz. Başka yollar aramalıyız." Gelen haber üzerine Berlin"deki stratejik propaganda merkezi derhal harekete geçti. 18 Mayıs 1941"de Alman uçaklarından Türkistanlıların savaştığı alana bildiriler atıldı. Bir Türk subayının mesajıymış süsü verilen bildirilerde, "Türkiye Almanların yanında savaşa katıldı. Türk ordusu Türkistan"ı kurtarmak istiyor. Türkistan topraklarının kurtuluşu için Türk başkomutanı olarak sizi bize katılmaya, Almanya tarafına geçmeye çağırıyorum" cümleleri yazılıydı. Bunun üzerine cephede Rus askeri olarak savaşan binlerce Türk, Alman safına geçti. Ama Hitler onları bir savaşçı değil, esir olarak değerlendirdi. Trenlere karga-tulumba bindirilen Türkler, Polonya"ya kadar getirildi. Daha sonra aç ve susuz bir halde günlerce yürütülerek Almanya içlerine kadar ulaştırıldılar. Bu uzun yolculuğa dayanmayan yaralıların çoğu yollarda öldü. SS subaylarının baskı ve cezalarına maruz kalan Türkler çeşitli esir kamplarına yerleştirildi.

Türkistan Birliği

Tarihler Kasım 1941"i gösterdiğinde Polonya"daki Czynestachow esir kampına gelen esirler arasında dikkat çeken çekik gözlü Özbek, Namangan"daki bayram vahşetini yaşayan annesini teselli eden gençten başkası değildi. Ardan 11 yıl geçmiş ve o genç artık 24 yaşında bir delikanlı olmuştu. Esir de olsa bir fırsatını bulup Sovyet Rusya"dan hem ağabeyinin hem de ülkesinin intikamını almalıydı. Adı, Peygamber Efendimiz"in (s.a.v) süt annesi Halime validemizin soyundan geldiği için Mirza idi. Soyadı ise Hayit. Tarihe adı gizli bir kahraman olarak yazılacak bu genç adam, kamptaki mutfak işleriyle görevlendirildi. Ancak içi içine sığmamaktaydı. Kısa sürede esir kampındaki Türkleri örgütlemeye başladı. Önce Veli Kayyum Han, sonra da Türkistan liderlerinden Mustafa Çokay ile bir araya geldi. Bu heyet Almanlarla birlikte savaşma kararı aldı. Rusya"ya karşı savaşan Alman ordusu içinde yer alıp böylece kendi ülkelerini Rusya"dan kurtaracaklarını düşünüyorlardı. Baymirza Hayit"in başını çektiği bir grup Türkistanlı, Türklerden oluşan birliklerin kurulması için Hitler'e müracaat etti. Almanlar işlerine gelen bu teklifi hemen kabul etti. 180 bin kişiden oluşan ve Baymirza Hayit"in komutanlığını yaptığı Türkistan Birliği, Almanların verdiği silah ve üniformalarla başta Rusya"ya karşı olmak üzere birçok cephede savaştı. Kollarında "Allah biz bilan" yani " Allah bizimle" yazısı bulunan, vatanlarını kurtarmak için önce esir sonra asker olan Türkistanlılar, Almanların kendilerini kullandığını biliyorlardı ama başka çıkış yollarının olmadığının da farkındaydılar.

İşte Aksiyon dergisi bu tarihi olayların birinci tanığı olan, Hitler ordusundaki Türkistan Birliği"nin yüzbaşı rütbeli komutanı Baymirza Hayit"i bulup konuştu. Almanya"nın Köln kentine yakın bir bölgede yaşayan Hayit o günleri anlatırken gizli kalmış tarihi konulara da ışık tuttu.

"Hitler Türkiye"ye saldıracaktı"

Yunanistan ve Bulgaristan"a tamamen hakim olan Alman birlikleri, 5 Temmuz 1943 tarihinde Kapıkule sınır kapısına dayandı. Almanların hedefi, Anadolu"dan geçip Kafkasya üzerinden Rusya"yı etkisiz hale getirmekti. Almanlar Türkiye"nin sınırlarını açıp savaşa girmesini istiyordu. Ancak Türkiye, Azerbaycan topraklarının tamamının Türkiye"ye ilhak edilmesi gibi kabul edilmesi zor şartlar öne sürdü. Almanlar bu teklifi doğrudan reddetti.

Olayların görünen kısmı böyleydi. Baymirza Hayit ise Almanların bu sırada Anadolu yolunu kullanmak için Türkiye"ye karşı savaş kararı aldığını söylüyor. Alman tehlikesine karşı bazı belge ve önemli eşyaların İstanbul"dan Eskişehir"e taşınmaya başlandığı sırada, Almanya"nın yetkili albayı Aus dem Winkel ve arkadaşları, Türkistan Birlikleri"ni Türkiye"ye karşı savaş için ikna etmeye çalışıyormuş. Alman yetkililer Türkiye ile savaş durumunda Türkistan Birlikleri"nin ne yapacağını Baymirza Hayit"e sormuşlar. Hayit, onlara savaşın seyrini değiştirecek, Türkiye"nin kaderini etkileyecek şu cevabı vermiş; "Biz sadece ülkemiz Türkistan"ın Ruslardan kurtulması için sizinle savaşıyoruz. Siz Türkiye ile savaşacak olursanız Türkistan askerlerini yanınızda göremezsiniz. Biz aynı dine mensup, aynı dili konuşan iki milletin, değişik coğrafyalardaki insanlarıyız. Hiçbir Türkistanlı Türk askerine silah çekmeyecektir. Türklere savaş ilan ederseniz, onların safına geçeceğiz."

Bu cevabı alan Alman komutanlar durumu Hitler"e bildirir. Almanya"nın Türkiye"ye karşı en büyük kozu olan Türkistan Birlikleri projesi yatınca da Türkiye"ye saldırmaktan vazgeçerler. Hayit; "Hitler Türkiye"ye kesinlikle girecekti. Bizden destek almayınca zor durumda kaldı. Biz bu tavrımızla Hitler"in Türkiye"ye saldırmasını önledik. Zaten daha sonra kendileri de "Siz yardım etseydiniz Türkiye"yi işgal edecektik" dediler. Vatanımızı kurtaramadık ama o dönemde büyük sıkıntılar yaşayan Türkiye"nin 2. Dünya Savaşı"na girip zarar görmesini önledik. Yoksa Türkiye istemeden kendisini bu harbin içinde bulacaktı" diyerek tarihin seyrini nasıl değiştirdiklerini aktarıyor.




Derin Tarih
Aksiyon Dergisi
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

ARAŞTIRMACI-TARİHÇİ LATİF ÇELİK: TÜRKİYE, TÜRKİSTAN ORDUSUNU BİLMİYOR

2. Dünya Savaşı yıllarına ait çok az şey biliyoruz. Bunu araştırmacılarımızın tembelliğine değil, bürokratlarımızın fazla kralcılığına bağlıyorum. Devletin bazı konuların araştırılmasına bile müsaade etmemesini anlayabilmiş değiliz. 1940-45 yılları arasındaki 20. yüzyılın en büyük yangını sırasında genç Türk Devleti"nin nelerle karşılaştığını Türkiye"de çok az kişi biliyor. Milli şef dönemi ile ilgili dedemden bana ulaşan karneli ekmek hikayelerinin dışında da birşeyler olması gerekir diye 1991 yılında harekete geçtim. Dışişleri, Genelkurmay ve Başbakanlık arşivlerine yaptığım başvurulara "derin sırcılar" tarafından cevap bile verilmesine gerek görülmedi. Oysa Hitler"in Kapıkule önlerine dayandığı yıllarda Almanya tarafında ne olduğunu araştırabilirken, Türkiye tarafına hâlâ karartma uygulanmasına devam edilmesini anlamıyorum. Alman orduları içindeki Türkistanlıların sağladığı dengenin önemini Cumhuriyet 22 yaşındayken anlayabiliyorum. Ama, Türkiye"nin sır saklayanları, Baymirza Hayit liderliğindeki Türkistan ordularının 1943 yılında Türkiye"yi işgalden kurtardığının bilinmesinin, günümüzdeki Özbek, Kazak ve Azeri milli devletleriyle ilişkilerimizi ve karşılıklı sevgimizi çok daha olumlu yönde geliştireceğini kavrayamamaları çok şaşırtıcı. 1940- 45 arası mercek altına alınırsa, bazılarının sanıldığı gibi kanlı çizme ile filan dolaşmadığı, tam tersi Alman genelkurmayının Anadolu"dan Kafkasya"ya geçmeyi Türkistan ordularından dolayı gözüne kestiremediği görülecektir. Elbette dengeyi Amerika, Almanlar aleyhine değiştirdi; ama savaşın sonunda, olan samimi Türkistanlı vatan sevdalılarına oldu. Öyle ki, Türkiye Rusya"nın baskısı ile bu insanlara kucak açamayınca, binlercesi katledildi. Türkiye"ye çok güvenen, Türkiye"yi çok seven ama Türkiye tarafından bir çoğu ölüme gideceği bilinerek Stalin"e iade edilen insanların başına gelenleri araştırmak namus borcudur diye düşünüyorum.

Derin Türk Tarihi
TRWE_2012
Tarih Tutkunu....
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »


Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

Hitlerin Türkiye Saldırması, kendisinin intihar etmesi ile eş anlamlıydı.

Türkiye el altından Hitler Almanya'sıyla çok sıkı ilişkilere sahipti. Krom alışverişi mi olayı, banknotların Almanya'damı basılması olayı gibi. Sovyetler Türklerin Almanlarla gizli ilişkilerini biliyordu. Onun için İkinci Dünya Savaşından sonra Türkiye'ye saldırmak için sebep arıyordu Stalin.

Kars, Ardahan illerini ve boğazlardan askeri üs istedi. 1946'da Türkiye'ye savaş açmak için provokasyon yaptı Sovyetler.Almanlar Türklerin tavrını bildiği için Faşist ülkeler olan İtalyan-İspanyol işçilerden sonra Türk işçiler aldı 1960ta.
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

Yukarıdaki anekdottan şöyle bir sonuç çıkıyor;

TÜRK'Ü , ANCAK BAŞKA BİR TÜRK YIKABİLİR......

Nitekim tarihte de böyle olmuştur.

Örnek;

Peçeneklerin (Bizim atalarımızın ataları, Nuh Peygamber soyundan gelen Türk Kavmi) Avarları tarih sahnesinden acımasızca silmişlerdir.


TRWE_2012
Amatör Türkolok
Tarih Tutkunu
Kullanıcı avatarı
TRWE_2012
Zettabyte1
Zettabyte1
Mesajlar: 15163
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Teşekkür etti: 2510 kez
Teşekkür edildi: 5314 kez

Re: Alman Savaş Dehasının Bir Yansıması:Stug Tankları

Mesaj gönderen TRWE_2012 »

Diyelim ki Türkistan Ordusu, Türkiye saldırsaydı ne olacaktı? Ben size ne olacağını söyleyelim.Beraberlik, kan gövdeyi götürecekti.İki tarafta kendisini diğer tarafa telef ettirecekti.....Ama Allah'a şükürler olsun ki böyle bir felaket yaşanmadı/yaşanmayacak hiçbir zaman.....!

TRWE_2012
Cevapla