Atamızın Yazdığı Geometri Kitabı

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Cevapla
Kullanıcı avatarı
yazgüneşi
Kilobyte4
Kilobyte4
Mesajlar: 670
Kayıt: 13 Şub 2007, 08:56

Atamızın Yazdığı Geometri Kitabı

Mesaj gönderen yazgüneşi »

Atatürk, 1937de geometri kitabı yazmıstı

Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmuü 180 derece ve müselles-i mütesaviyül-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir. yerine Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eskenar üçgen, açıları birbirine esit üçgen demektir. dememizi Atatürke borçluyuz.

Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmuü 180 derece ve müselles-i mütesaviyül-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.

Osmanlıca bilmeyenlerimizin bu cümleyi anlayacagını sanmıyoruz. Bugün kullandıgımız Türkçe ile yukardaki cümle su anlama geliyor: Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eskenar üçgen, açıları birbirine esit üçgen demektir.1937 yılından önce ögrenciler ****matigi Osmanlıca terimlerle ögreniyorlardı. Daha dogrusu ögrenmiyorlar, ezberliyorlardı. Ta ki, Atatürkün bizzat yazdıgı Geometri kitabında yeni matematik terimler gelistirilene kadar.

1937 yılının Kasım ayında yeni bir egitim ve ögretim yılına girilirken, Mustafa Kemal Atatürk, Türk Dil Kurumunun çesitli bilim dallarına ait Türkçe terimleri saptadıgını, bu sayede dilimizin yabancı dillerin etkisinden kurtulma yolunda esaslı adımını attıgını ilan eder. Aynı yıl okullarda, egitim Türkçe terimlerle basılmıs olan kitaplarla baslar ve bu olay kültür hayatı için önemli bir adım olur. Atatürk, dilde özlesmeyi olanakların son kertelerine kadar zorlamıs, bilim ve düsün dilinin sadelestirilmesinin ve egitimin Türkçe yapılmasının gerekliligini önemle vurgulamıstır.



Atatürkün geometri kitabı


Bilimsel terimlerin Türkçelestirilmesinde karsımıza çıkan ilk adım yine, Atatürkün 1936-37 kıs aylarında kendisinin yazdıgı ve geometri ögretiminde yol gösterici olarak tasarlanan 44 sayfalık bir geometri kitabı. Kitap, 1937de Milli Egitim Bakanlıgı tarafından yazar adı konmadan yayınlanmıs, 1971 yılında da ikinci bir baskısı Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılmıs. Kitapta yer alan, günümüzde de kullanılmakta olan pek çok terim, Atatürk tarafından türetilmis. Atatürkün türettigi sözcükler ile daha önce kullanılan Osmanlıca sözcükler karsılastırıldıgında yapılan isin önemi ortaya çıkıyor. Tablodan da görülebilecegi gibi bugün kullandıgımız matematik terimlerinin hemen hemen tamamı Atatürk tarafından türetilmis, baska bir ifadeyle bu sözcüklerin büyük çogunlugu tutmus. Atatürkün önerdiklerinden sadece varsayı, pürüzma, dikey üçgen, dikey açı, tümey açı, imsiy, ökül, yüre terimleri yerine, bugün sırasıyla varsayım, prizma, dik üçgen, dik açı, tümler açı, benzerlik, tüm/bütün, küre terimleri kullanılıyor.


Osmanlıcası - Atatürkün önerdigi


Buud - boyut

mekan - uzay

satıh - yüzey

kutur - çap

nısf-ı kutur - yarıçap

kavis - yay

muhit-i daire - çember mümâs - teget

zâviye - açı

resen mütekabil zâviyeler - ters açılar

zâviyetanı mütabâdiletân-ı dâhiletan - iç ters açılar

kaaide - taban

ufkî - yatay

sâkulî - düsey

amûd - dikey

zâviyetân-ı mütevâfıkatân - yöndes açılar

vazîyet - konum

mustatîl - dikdörtgen

muhammes - besgen

müselles-i mütesâviyül-adlâ - eskenar üçgen

müselles-i mütesâviyüssâkeyn -

ikizkenar üçgen sibh-i

münharif - yamuk

mecmû - toplam

nisbet - oran

tenasüb - orantı

mesâha-i sathiyye - alan

müstak - türev

müsavi - esit

mahrut - koni

faraziye - varsayı

hat - çizgi

mukavves - egri

seviye - düzey

dılı - kenar

muvazi - paralel-kosut

mensur - pürüzma

hattı mail - egik

veter - kiris

res - köse

zaviyei hadde - dar açı

hattı munassıf - açıortay

muhit - çevre

kaim zaviyeli müselles - dikey üçgen

tamamlıyan zaviye - tümey açı

murabba - kare

mümaselet - imsiy

umumi totale - ökül

küre - yüre


Agop Dilaçar:

'Atatürkün prensipleri dogruydu


Atatürkün dil çalısmalarını yakından izleme olanagı bulan tanınmıs dil uzmanı Agop Dilaçar, Atatürkün yazdıgı geometri kitabı üzerine sunları söylüyor:


Atatürk hep matematikle ugrasırdı. Eski geometri terimleri çok agdalı idi. Ben bile uzun uzun bu terimleri okudugum halde, simdikiler karsısında güçlügünü daha iyi anlıyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açık olması, bir ipucunun bulunması lazımdır. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalım. Arapça okullarımızdan kaldırılmıstır. Sülüsten müstak (türetilmis) bir kelime oldugunu ögrenici nasıl bilsin? Arapça yogurucu bir dildir. Örnegin müstesrik, sark kelimesinden gelmis bir kelimedir. Önüne, ortasına, arkasına birtakım heceler eklenmis. Bunun aslını bulmak bir Arapça gramer meselesidir. Okullarımızdan Arapça, Farsça kaldırılmıs oldugundan, ögrenici müsellesi kütle kelime olarak karsısında görecektir. Üç aklına gelmeyecektir. Ama müselles yerine üçgen dersek, bir üç var. Gen, Atatürke göre genislikten alınmıstır. Bir ipucu var. Dörtgen, dörtten gelmistir. Bir ipucu vardır. Esit, denk anlamına gelen esten gelmistir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürkün prensipleri burada da dogru idi. Onun için bu en agdalı olan bilim dalını ele aldı ve kitabı örnek olarak bıraktı.

(Kaynak: S. A. Terzioglu; Atatürk 1936-1937 yılında bir geometri kitabı yazmıstı. Cumhuriyet gazetesi, 15 Haziran 1971, s.1 ve 7.)
Cevapla