70'lerin sonu 80'lerin basında, bilgisayarların tarihte ilk kez "Kisisel Bilgisayar" sayılabilecegi kadar küçülüp evlere girebilmesi dönemin toplumunu derinden etkiledi. Kisisel bilgisayar (personal computer, PC) kullanıcılarının sayısı hızla artarken, topluluk içerisinde farklı bir çizgi belirmeye basladı: Korsanlar (hackers). Bilgisayardan basitçe yararlanmak yerine daha derinlere dalıp kurcalamayı tercih edenleri tanımlayan bu terim, Newsweek dergisi tarafından ilk kez 1983 yılında dilimize girdi. Bunlar oyunbaz, meraklı, akıllı, bireyci, bilgisayar ve aglarına kafayı takmıs kisiler; aynı zamanda ag yöneticilerinin, güvenlik birimlerinin ve hatta FBI gibi örgütlerin bile kabusu olabiliyorlar.
Korsanlık Tarihinde En Büyük Onbes

Kevin Mitnick
1981 yılında, daha 17 yasındayken, bir telefon merkezine sızıp görüsmeleri istedigi gibi yönlendirmeyi basararak ismini duyuran, tarihin en yetenekli ve en ünlü korsanı. 1983 yılında bir Pentagon bilgisayarına girerek ilk büyük vurusunu yaptı. (ve ilk kez tutuklandı). Sonraları kesintisiz sürdürdügü saldırılar nedeniyle FBI'ın hedefi oldu ve 1990 baslarında 5 yıl hapse mahkum edildi. Günümüzde güvenlik danısmanlık hizmeti veren bir sirketin sahibi: Mitnick Güvenlik
Kevin Poulsen
Günümüzde Wired'ın bas editörü ancak eskiden farklı etkinlikleriyle bilinirdi. O da 1983 yılında, daha 17 yasındayken birkaç önemli aga sızmayı basardı ve birkaç kez Amerikan yasalarıyla bası derde girdi. 1991'de FBI tarafından tutuklanana dek yasadısı eylemlerini sürdürdü. 1994 yılında 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Adrian Lamo
Lamo kuskusuz en çok sayıda ag yöneticisi çıldırtmayı basarmıs korsandır. Microsoft'tan Yahoo!'ya, Sun Microsystems'tan, McDonald's, Cingular, AOL ve hatta New York Times'a kadar her çesit aga sızma ve kurumsal güvenlik sistemi saldırısına imza atmıstır. Savunma sistemlerini "basitçe" asabilmesi çogu kisinin sinirine dokunmustu: NBC Gece Haberleri'nde bir gösteriyle yeteneklerini kanıtlaması istenmis ve Lamo canlı yayında, bes dakikadan kısa sürede yayın kurulusunun agına sızmayı basarmıstır. Yıllarca Amerikan yargı sisteminin gözetiminde kalmasına karsın, günümüzde güvenlik uzmanı göreviyle sınırsız özgürlügünün tadını çıkarmaktadır.
John Draper

"Cap'n Crunch" olarak da bilinen John Draper tarihteki ilk teknoloji korsanlarından. Bu takma ad ürünlerinin yanında oyuncak bir düdük hediye eden (sözde acıkan çocuklar bunu öttürüp yemek isteyecekler), aynı adlı kahvaltılık gevrek markasından geliyor. Draper düdügü ahizeye dogru belli bir tonda öttürdügünde parasız kaçak görüsme yapabildigini kesfetti. 1976 yılında tutuklandı ve iki ay hapis cezasına çarptırıldı.
Belesçilik (phreaking), İlk Kıvılcım
Amerikan Deniz Kuvvetleri bilgisayarlarına sızmaya kalkısmadan çok önceleri bile tuhaf adamların insanları saskınlıga ugratacak ve kendilerinden söz ettirecek yöntemleri olmustur. John Draper ilk teknoloji korsanlarından ve ününü bir çocuk oyuncagına borçlu.
Sihirli Düdük...
1960'ların sonunda, Cap'n Crunch adlı kahvaltılık gevrek kutusundan çıkan düdügü kesfettiginde belesçilige basladı. Bu düdügün telefon sisteminde hattı kullanıma açan (aslında kapatan) özel 2600Hz sinyalini üretebildigini kesfetmesi dönüm noktası oldu. John Draper, kısa sürede "belesçilik" adıyla kutsanmıs bu yöntemi kullanan ilk kisilerden biri.
Draper'ın yöntemi oldukça basitti. Önce sehirlerarası bir numara çeviriyor, çalmaya basladıgında düdügü öttürüp 2600 Hz tonunu hatta gönderiyordu. Bu ton telefon hattının durumunu belirten sinyalle aynı oldugundan sebeke sistemi telefon kapatıldı sanıyor ve görüsmeyi yaptıgı halde ücret ödemiyordu.
Yeni Bir Hareketin Babası

Telefon sirketi faturalardaki tuhaflıgı fark edince Draper'in maskesi düstü. Sorusturma eylemlerini kanıtlayınca Draper 1972'de tutuklandı. Yargı sistemi tarihinde ilk kez böyle bir hile ile karsılastıgından Draper'in cezaya çarptırılması uzun sürdü. Ancak dört yıl sonra, iki aylık hapis cezasını çekmek üzere cezaevine gönderilebildi.
Draper'in etkinlikleri genis bir "belesçilik" hareketinin baslamasına yol açtı. Kendilerine "2600" adını takan bir topluluk dogdu ve daha birçokları bedava telefon görüsmesi yapabilmenin türlü yollarını denediler.
Mavi Kutu (Blue Box), Kitleler Boyu Belesçilik
John Draper'in tutuklanmadan önce yeni yöntemini birçok arkadasıyla paylasmak için zamanı olmustu ve bunlar arasında günümüzde bilgisayar dünyasında iyi bilinen Steve Wozniak da vardı. O günlerde beraberce Apple'ı kurdukları yakın arkadası Steve Jobs'la beraber Draper'in yöntemini kusursuzlastırarak, telefon sebekesini birçok açıdan kandırabilen tonlar üreten "Mavi Kutu" (Blue Box) adındaki ürününü yarattılar.
Bedava Telefon Kutusu ... Bugün Degil, 70'ler!
İki Steve de her türlü telefon görüsmesi için bu Mavi Kutu'yu basarıyla kullandılar ve daha sonra satısını yapmaya da karar verdiler. Kolay kullanımı ve ucuz fiyat etiketi kutuyu "belesçiler" arasında en gözde ürün durumuna getirdi.

Mavi kutular John Draper'in kullandıgı basit düdüklerden çok daha karmasıktı. sebeke tarafından kullanılan tüm degisik tonlarda ses üretebiliyordu. Mavi Kutu'yla ilgili ünlü öykülerden biri Wozniak'ın Henry Kissinger (dönemin A.B.D. dısisleri bakanı) taklidi yaparak Vatikan'ı telefonla arayıp, günah çıkartmak üzere Papa'yla acil görüsmesi gerektigini söylemesidir.
"Hat" Kaçırma: Mitnick İsbasında

Tüm çagdasları gibi Kevin Mitnick de telefon hatlarını kurcalayarak korsanlıga adım atmıstı. 1981 yılında 17 yasındaki Kevin ve bir arkadası, beraberce Pacific Bell'in Lod Angeles'taki Anaçatı İslemleri Bilgisayar Sistemi (Computer System for Mainframe Operations, COSMOS) adındaki sebekesine girmeyi basardılar ve söz konusu santral üzerindeki tüm telefon görüsmelerini kendilerine yönlendirdiler.
Aboneler, hata veya santral memurlarının kötü sakaları zannettikleri bu garip durumdan anında sikayete basladılar. Elbette ki Kevin Mitnick tüm bu sikayet telefonlarını da kendisi yanıtlıyordu ve gerçekten tatsız sakalar yapmaktan da geri durmuyordu.
Ancak Mitnick burada durmadı: Pacific Bell'e ve COSMOS sistemine saldırılarını sürdürdü. Sistemin veritabanına girerek birkaç abonenin bilgilerini çalmayı bile basardı. Faturalara, sifrelere, aggeçidi yapılandırmasına ve hatta sistemin kullanma kılavuzuna bile ulasmayı kolayca basardı. Kendi aramalarını baska aboneler üzerinden yaparak kara da geçmisti.
Bunlar Pacific Bell çalısınlarının COSMOS sistemindeki gariplikleri fark etmesine kadar sürdü. Bir sorusturma baslatıldı ve Kevin Mitnick'in kullandıgı telefon kulübesi kolayca tespit edildi, is yalnızca bekleyip suçüstü yakalamaya kalmıstı. Hırsızlık ve zarar verme suçundan yargılanan Mitnick yargıcın insaflı yanına denk geldi: Hafif suçtan 3 ay ıslahevi ve ek bir yıl göz hapsi cezası.
Kevin Mitnick "Pentagon" Diyarında
1983 yılında Kevin Mitnick gerçekten etkileyici bir eylemle kendini duyurdu. O sıralarda Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde ögrenciydi. Okuldaki (olasılıkla 1.77 MHz Zilog islemci TRS-80 model) bir bilgisayardan, yalnızca büyük resmi kurulusların, ordunun ve özel üniversite birimlerinin kullanımına açık, yapı olarak bugünkü Internet'in atası olan, ARPANet'e sızmayı basardı.
Mitnick'in İlk Zaferleri
Yeni sızdıgı ARPANet agını kullanan Mitnick gününün en sıkı korunanlarından olan birçok Pentagon bilgisayarına erismeyi basardı ve hatta A.B.D Savunma Bakanlıgı'nın tüm dosyalarına erisim hakkı kazandı. O günlere ait hiçbir zarara veya hırsızlıga rastlanmadı: Mitnick yalnızca merakından ve yeteneklerini sınamak amacıyla bu ise kalkısmıstı.
İzinsiz giris bir sistem yöneticisi tarafında farkedildi ve çanlar çalmaya basladı. İlerleyen arastırma süreci yetkilileri Kevin Mitnick'in kapısına kadar getirdi ve Mitnick üniversite yerleskesinde tutuklandı. Yargılanmasının ardından bir tutukevinde altı ayını geçirdi ve ilk gerçek cezasına çarptırılmıs oldu.Kevin Mitnick 1987 yılında yasadısı eylemleri geride bırakmıstı. Son aldıgı cezaya ait göz hapsi de sürdügünden fırsatı var sayılmazdı. Ancak yakın bir zamanda becerisini karanlık islerde kullanmaya yeniden baslayacaktı.
Mitnick bir aksam arkadası Lenny DiCicco ile beraber Digital Equipment Corporation'ın (DEC) arastırma laboratuarının yerel agına sızmayı basardı. Bu giris Mitnick için zor olmamıstı çünkü suç otagı arkadası DiCicco aynı laboratuarın çalısanıydı. EasyNet, DEC'in özel yerel agı oldugu için herhangi bir korsanın saldırısına uzun süre dayanacak gibi yapılandırılmamıstı ve Mitnick kısa sürede tüm sisteme erisim hakkı kazandı.
Önceki saldırılarında eylemleri çabucak fark edilen ve yakayı ele beren Mitnick bu kez hazırlıklıydı. Aramaların kaynagını sürekli degistirerek iletisimi karmastırıyordu ve tüm izleme ve yer belirleme çabaları sonuçsuz kalıyordu. Aslında bu kez yalnızca merakından saldırmıyordu: Belirli bir amacı vardı. DEC'in VAX bilgisayarlarında kullandıgı VMS isletim sisteminin kaynak kodlarını ele geçirmeye çalısıyordu.
Korsanımız tüm önlemleri aldıgını düsünmüstü, ancak bir tanesini gözden kaçırmıstı: Kendi arkadası. Mitnick oyunbaz ve sakacı bir kisilikti ve yine bir gün Vergi Müfettisi taklidi yaparak DiCicco'nun patronunu aradı, bir çalısanlarının (DiCicco) Vergi Dairesi'yle basının belada olduguna iliskin bir görüsme yaptı. Bu saka arkadası tarafından hiç hos karsılanmadı ve DiCicco kendine yöntemiyle intikam almaya karar verdi.
DiCicco'nun İhaneti
DiCicco ihanet ederek isverenine Mitnick'in ag üzerinde giristigi tüm etkinlikleri anlattı. Daha sonra FBI aranarak laboratuar agına sızdıgı saptanan korsanın belirlendigi ve kendilerine teslim edilebilecegi bildirildi. Sıradan bir görüsme sırasında Mitnick arkadasının kurdugu tuzaga düstü ve iki FBI ajanı tarafından tutuklandı.
DEC'in sanıgı veri hırsızlıgı ve 200,000 USD'lik güvenlik hasarına neden olmakla suçladıgı dava kısa sürede sonuçlandı. Mitnick bir yıl hapis ve ardından altı ay "bilgisayar bagımlılıgından kurtulma" tedavisi cezasına çarptırıldı.















