Atatürkün Sansürlenen Yazısı (Din ile ilgili)

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Kullanıcı avatarı
modestus
Gigabyte4
Gigabyte4
Mesajlar: 3241
Kayıt: 23 Nis 2008, 15:57
cinsiyet: Erkek

Mesaj gönderen modestus » 24 Tem 2008, 12:37

hist,hist uçs geliyoooooorrrrr :)



Kullanıcı avatarı
enesoe
Byte2
Byte2
Mesajlar: 87
Kayıt: 06 Tem 2008, 19:50
Konum: tourniL

Mesaj gönderen enesoe » 24 Tem 2008, 12:42

Çabuk hazır ol a geç :P :D

Kullanıcı avatarı
modestus
Gigabyte4
Gigabyte4
Mesajlar: 3241
Kayıt: 23 Nis 2008, 15:57
cinsiyet: Erkek

Mesaj gönderen modestus » 24 Tem 2008, 12:44

uçs arkadasım,sakın alınma seni sevdigimizden takılıyoruz :D

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 12:46

modestus yazdı:yobaz:bir seyi bir konuyu kendi örf ve geleneklerine göre isine geldigi gibi çıkarları dogrultusunda bozan,degistiren,uygulayan,ve uygulanması için baskı uygulayan kimse.
yobaz,din kökenli bir kelime degildir,basit bir örnekle,doktorun verdigi''günde bir defa al,on günde iyilesirsin ''edigi ilacı,günde iki tane alıp bes günde iyilesiyim diyende yobazdır.
dine uygulayacak olursak,Allahın kapan emrini,kara çarsaflara girerek uygulayan.
dinimizde olmadıgı halde,günde altı rekat namaz kılarak,altıncıyı belki birtanesini Allah kabul etmez onuda onun yerine sayar,diyendir
çevresinde aç,yoksul,yetimler varken birdefa hacca gidip,tadına doyamadım safsatasıyla ikinci defa hacca gidendir
dinimizde yeri yokken,namaza kırk yasında baslayıp,önceki kılmadıklarının hesabını yapıp,günde otuz rekat namazla,geçmisdeki kılmadıklarının açıgını kapatmaya çalısandır
kaza yapmıs otomabildeki kadını kurtarırken,mini etekli kadını çıkarmak için çevreden kadın aramaktır.
daha uzar gider.
kimse islamı normal yasayanlara birsey söylemiyor,ama inanç yozlasmaya baslarsa,kim daha çok müslüman gösterisi baslarsa burada yobazlıkda baslar.
dünyanın kurulus nedeni h.z muhammetdir denildiginde,bu cümle müslüman için anlam tasır,diger dinler için veya ateist için saçmadır,bunu genel kural gibi söyleyemezsiniz.
bende diyorumki:
dünyayı budha yarattı,onun istegi dogrultusunda su anda yasıyoruz,tek yaratıcı budhadır.
Hiçbir konuda bilginiz olmadan yazı yazdıgınız ne kadar açık :)) O yapılan hesap kaza namazıdır... Farz namazların kılınması mecburidir. Kılmaz iseniz ahirette bir sekilde kılarsınız zaten :) 6 Rekatlık namaz yoktur zaten ki 1 rekatı fazla kılasın... namaz vakitleri 5'tir digerleri nafile namazlarıdır... Gerisine zaten cevap yazmıyorum...

Mevlanın sözünü hatırlatıyorum sadece :)) Adam olana cevap verilir yani... :)
En son silvershadow tarafından 24 Tem 2008, 12:56 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
enesoe
Byte2
Byte2
Mesajlar: 87
Kayıt: 06 Tem 2008, 19:50
Konum: tourniL

Mesaj gönderen enesoe » 24 Tem 2008, 12:47

tabikide öyle. ben saygı anlamında söyledim zaten onu :) neyse baslıktan sapıyo konu yine :D

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 12:48

enesoe yazdı:Merak etmeyin yobaz dinsiz degilim tam tersine din hususunda babamın hacı olması nedeniyle çok fazla bilgim var.
Babası her hacı olan din alimi olmuyor maalesef :) Nice din profösür diye geçinen bir ton adam var ama :) kendi yapmak istedigine göre yorumlamıs herseyi... Bilmiyorsanız bari susun da baska seyler anlasılmasın...
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
modestus
Gigabyte4
Gigabyte4
Mesajlar: 3241
Kayıt: 23 Nis 2008, 15:57
cinsiyet: Erkek

Mesaj gönderen modestus » 24 Tem 2008, 12:55

canım kardesim seninle islamı tartısmak istemiyorum,sen benim adam olup olmadıgımıda bosver,ben bu forumda sadece userim :),hakaretli konusmayalım terbiyemizi bozmayalım,bozanları uyaralım :)
kaza namazının sartı surtu bellidir,ne ayet ne hadis vardır geriye dönük namaz kılınması için.
kaldıki son nefesinde kelimei sehadet getirdigin zaman dahi geçmisdeki bazı(hepsi degil)günahlarının hesabı sorulacak,ibadetlerinin hesabı sorulmayacaktır,yani o kılınan namazlar nafiledir.

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 13:00

modestus yazdı:canım kardesim seninle islamı tartısmak istemiyorum,sen benim adam olup olmadıgımıda bosver,ben bu forumda sadece userim :),hakaretli konusmayalım terbiyemizi bozmayalım,bozanları uyaralım :)
kaza namazının sartı surtu bellidir,ne ayet ne hadis vardır geriye dönük namaz kılınması için.
kaldıki son nefesinde kelimei sehadet getirdigin zaman dahi geçmisdeki bazı(hepsi degil)günahlarının hesabı sorulacak,ibadetlerinin hesabı sorulmayacaktır,yani o kılınan namazlar nafiledir.
Dogru sen sınava girince dogruların hesaplanmıyor, sadece yanlıslarını hesaplayıp sen 5 yanlıs yapmıssın digerlerinin hepsi dogrudur o zaman sen suraya git diye bakıyolar dimi :) Sevgili kardesim google diye birsey icat etmisler haberin varmı... Orda hiç olmazsa azçok arastırma yaparak nadirde olsa dogrulara ulasabilirsin.

Bilmemek ayıp degil, ögrenmemek ayıptır...
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
modestus
Gigabyte4
Gigabyte4
Mesajlar: 3241
Kayıt: 23 Nis 2008, 15:57
cinsiyet: Erkek

Mesaj gönderen modestus » 24 Tem 2008, 13:01

Rasûlüllah (s.a.s), namazın ancak iki durumda kazaya kalması halinde mü'minin özürlü sayılacagını ifade etmek üzere söyle buyurmustur: "Kim uyur kalır veya unutarak namazı vaktinde kılmamıs bulunursa, onu hatırlayınca kılsın" (Tirmizî, Salât, 16, Mevâkit, 53; İbn Mâce, Salât, 10). Burada yalnız uyku ve unutma halinde vaktinde kılınamayan namazın kalasından söz edildigi için ibn Hazm gibi bazı bilginler bir mazeret olmaksızın namazını kasten kılmayanların, daha sonra bunu kaza edemeyeceklerini fakat bunun yerine Allah'a tevbe ve istigfar etmenin daha uygun olacagını söylemisledir (İbn Rüsd, Bidâyetü'l-Müctehid, Terc. Ahmed Meylânî, İstanbul 1973, I, 268).

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 13:04

KAZA NAMAZI



Vaktinin dısında kılınan namaz.

Kaza; hüküm ve karar verme, yerine getirme demektir. Bir görevin vakti geçtikten sonra yapılması, Cenab-ı Hakk'ın ezelî ilminde belirlenmis bulunan kader yazısının, uygulama zamanı geldikçe gerçeklesmesi. Bu sonuncu anlamda "kaza" bir kelâm terimidir. Namazın ser'an belirlenen vakti dısında kılınması anlamındaki 'kaza" ise bir fıkıh terimidir. Namazın vakti içinde kılınmasına "edâ" bir eksiklik yüzünden yeniden kılınmasına "iâde" denir.

İslâm'da namaz, oruç ve hac gibi ibadetler için belirli ifa vakitleri konulmustur. Bu vakitlerin kaçırılması hâlinde artık edâ degil, kaza söz konusu olur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın vaktini geçirmek büyük günahlardan sayılmıstır. Mücerred olarak namazın kazası ile, bu kimsenin üzerinden namaz borcu düserse de, geciktirmekten dolay meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allâh'a tevbe etmesi gerekir. Bir de mebrûr hac büyük günahlara keffâret oldugu için hac yapanların, daha önce namazı özürsüz olarak vaktinde kılamamaktan dogan günahlarının da affedilecegi umulur. Düsman korkusu ve hamile kadının çocugunun ölümünden korkması gibi ciddi özürlerle farz namaz kazaya bırakılabilir. Yolcunun, hırsız ve yol kesicilerden korkması da düsman korkusu kapsamına girer (İbnü'l Hümâm, Fethu'l-Kadîr, Mısır 1389/1970, I, 485 vd.; el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut 1400/1980, I, 121 vd.; İbn Âbidin Reddu'l-Muhtâr ale'd-Dürri'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 62).

Günlük isler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini saglamak için yapılan çalısma ve yolculuklar namazın geriye bırakılması için özür sayılmaz. Kur'ân-ı Kerîm'de söyle buyurulur: "Öyle erkekler vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alıs-veris, Allah'ı anmaktan, namazı dosdogru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, dehsetinden kalblerin ve gözlerin ters dönecegi günden korkarlar" (en-Nûr, 24/37).

Hz. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli oldugu sorulunca; "ilk vaktinde kılınan namazdır" cevabını vermistir (bk. Ebû Dâvud, Salât, 9; Tirmizi, Mevârit, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 374, 375, 440)

Hendek Savası'nda Rasûlüllah (s.a.s)'i, müsrikler dört vakit namazdan alıkoymuslar, hatta gecenin de bir bölümü geçmisti. Sonunda Allah elçisi, Bilâl-i Habesi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilâl ezan okudu, sonra kâmet getirdi ve ögleyi kıldılar. Sonra kâmet getirerek ikindiyi, sonra yine kâmet getirerek aksam namazını, sonra tekrar kâmet getirerek yatsıyı kıldılar. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a) bu sırada Su âyetin indigini nakleder: "Allah kâfirleri öfkeleriyle geri çevirdi. Hiç bir sey elde edemediler. İman edenlere savasta Allah'ın yardımı yetti. Allah mutlak kudret sahihidir her seye galiptir" (el-Ahzab, 33/25). Ancak Hendek Savası sırasında, henüz korku namazı ile ilgili âyet inmemisti. Yüce Allah bu âyette söyle buyurur: "Eger korku içinde bulunursanız, yaya olarak veya binekli iken namazını kılın. Güven içinde bulundugunuzda da bilmediginiz seyleri size ögrettigi sekilde Allah'ı zikredin" (el-Bakara, 2/239; bk. en-Nisâ. 4/101-103).

Hz. Peygamber bazı gazvelerinde, daha sonra ashab-ı kiram mecusîlerle yaptıkları savaslarda "korku namazı" kılmıslar. Düsman korkusu yüzünden namazı kazaya bırakma yolunu tercih etmemislerdir. Bunun kılınıs biçimi ile ilgili olarak (bk. Korku Namazı).

Korku namazı Ebû Hanîfe ve imam Muhammed'e göre, düsman, sel baskını, yangın vb. korkulu zamanlarda basvurulacak olan ve kıyamete kadar yürürlükte bulunan bir namazdır. Bu durum İslâm'ın namaza ve onun cemaatle kılınısına verdigi önemi göstermektedir. Ölüm tehlikesi gibi agır sartlar olusmadıkça, güç yettigi ölçü ve sekilde, ayakta, oturarak, yatarak, gerektiginde yalnız, basın iması ile namazın kılınmasının istenmesi, namazın belirlenmis olan vakti içinde kılınmasını saglamak amacına yöneliktir.

Rasûlüllah (s.a.s), namazın ancak iki durumda kazaya kalması halinde mü'minin özürlü sayılacagını ifade etmek üzere söyle buyurmustur: "Kim uyur kalır veya unutarak namazı vaktinde kılmamıs bulunursa, onu hatırlayınca kılsın" (Tirmizî, Salât, 16, Mevâkit, 53; İbn Mâce, Salât, 10). Burada yalnız uyku ve unutma halinde vaktinde kılınamayan namazın kalasından söz edildigi için ibn Hazm gibi bazı bilginler bir mazeret olmaksızın namazını kasten kılmayanların, daha sonra bunu kaza edemeyeceklerini fakat bunun yerine Allah'a tevbe ve istigfar etmenin daha uygun olacagını söylemisledir (İbn Rüsd, Bidâyetü'l-Müctehid, Terc. Ahmed Meylânî, İstanbul 1973, I, 268).

Ancak İslâm fakihlerinin büyük çogunluguna göre zamanında kılınamayan farz namazların kazası da farzdır. Çünkü uyku veya unutma gibi bir özür hâlinde bile kaza gerekince, bir özrü olmaksızın namazını vaktinde kılmayanlara da kaza etmeleri öncelikle gerekir. Ayrıca, namazı geciktirmekten dolayı Allah'a tevbe ve istigfar edilir. Namazı kaza etmeden yapılacak tevbe geçerli olmaz. Çünkü tevbenin ön sartlarından birisi, önce ma'siyetten vazgeçmektir (İbnü'l-Hümâm, a.g.e., I, 485 vd.; İbn Âbidin, a.g.e., II, 62-67).

Ebû Bekir ibnü'l-Arabi'ye göre Rasûlüllah (s.a.s) yolculuklarında, üç defa uyuyarak, sabah namazım ashab-ı kiramla kaza etmistir. Bunlardan birisi Hayber Gazası dönüsüdür. Ebû Hüreyre'den nakledildigine göre, Allah'ın Rasûlü konaklama yerinde, uyku basınca istirahate çekilmis ve Bilâl (r.a)'e kendilerini sabah namaz için uyandırmasını bildirmistir. Bilâl, nâfile namaz kılmıs, sabah yaklasınca da, hayvanına dayalı olarak uyuya kalmıs. Günes yüzlerine vuruncaya kadar asırı yorgunluktan ne Rasûlüllah (s.a.s) ve ne de sahabeden hiçbiri uyanmamıslardı. İlk uyanan Rasûlüllah olmus ve Bilâl'ı uyarmıstır. Kafilenin ilerlemesinden bir müddet sonra Ashab'a abdest almaları emredilmis, Hz. Peygamber iki rek'at namaz kılmıs, sonra Bilâl kamet getirmis ve sabah namazı cemaatle kaza edilmistir. Sonra Allah elçisi söyle buyurmustur: "Her kim namazını unutursa, onu hatırladıgı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettigi baska bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından günes dogup beyazlastıktan sonra kaza olarak kılınmıstır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk oldugunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceysü'l-Umerâ gazâsına ait olabilecegini ifade etmislerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve serhi, IV, 1955-1963).

Kaza namazlarının kılınısıyla ilgili fıkhi hükümleri söylece özetlemek mümkündür:

Vaktinde kılınmamıs olan bes vakit farz namazların, kazası farz. Vitir namazı gibi vacip kazası da vaciptir. Namazların sünnetlerinin durumu ise söyledir: Sabah namazının farzıyla birlikte sünneti vaktinde kılmamıssa, günesin dogusundan sonra istivâ (gündüzün ortası) vaktine kadar bu sünnet farzı ile birlikte kaza edilir. Günesin dogusundan önce veya istivadan sonra kaza edilmez. Ögle namazının ilk sünneti cemaatle farza yetismek için terkedilirse farzdan sonra ve son iki rekat sünnetten önce kaza edilir. Son iki rekattan sonra da kaza edilebilir. Burada sünnet için kaza teriminin kullanılması mecaz yoluyladır (bk. İbn Abidin, a.g.e., II, 65). Terk edilen sünnetlerin kazası gerekmez. Ancak baslanıldıktan sonra herhangi bir sebeple terk edilen sünnet veya nafile namazın kazası vacip olur. Kadınlar özel hallerinde kılamadıkları farz namazlarını kaza etmezler. Fakat tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Üzerinde kazaya kalmıs namaz borcu bulunmayan veya kazaya kalmıs namazlarının toplamı altı vakti geçmemis bulunan kimseye "tertib sahibi" denir. Altı vakit namazı kazaya kaldıgı takdirde tertip sahibi olmaktan çıkar, kaza namazları arasında veya kaza namazlârıyla vakit namazları arasında sıra gözetilmesi gerekmez. Tertip sahibinin kaza namazı ile vakit namazları arasında sırayı gözetmesi gerekir. Tertip sahibi olmayan kimse kazaya kalan namazını kılmadan diger namazlarım kılabilir.

Tertip sahibi olan bir kisi bir tarz namazını veya Ebu Hanîfe'ye göre vacip olan vitir namazını özürsüz olarak veya hayız ve nifas dısında bir özürle vaktinde kılmamıs olsa bu namazı ilk vakit namazından önce kaza etmesi gerekir. Çünkü gerek kaza namazları arasında ve gerek bunlarla vakit namazları arasında sırayı gözetmek sarttır.

Kazaya kalmıs namazlar birden fazla olupta vakit bunlardan yalnız bir kısmı ile vakit namazları kılmaya elverisli olursa sıraya uymak gerekmez.

Bir kimsenin vitir namazından baska altı vakitten fazla veya altı vakit namazı kazaya kalmıs olsa bunları kaza etmeden vakit namazlarını kılabilir, çünkü kaza namazları vitirden baska altı vakit olunca çok, altı vakitten noksan olunca az sayılır.

Kazaya kalan namazlarda niyet, aakit namazlarda oldugu gibi sarttır. Ancak kazaya kalan namazlar çok olursa ve tayini mümkün olmazsa niyetleri "kazaya kalmıs ilk" veya "kazaya kalmıs son" namaz olarak yapılır.

Kazaya kalmıs namazların vakitleri ve sayıları belli ise ona yöre niyet edilir.

Dâru'l-harb'de müslüman olup da bilgisizligi yüzünden namazlarını kılmamıs olan kimse, daha sonra dini görevlerini ögrense bu namazları kaza etmesi gerekmez. Yükümlü olabilmek için bilgi sarttır. Dâru'l-İslâm'da hidayete eren kimse bu konuda özürlü sayılmaz. İhtida etmeden önceki namazlarını kaza etmez, bunlar Allahu Teâla tarafından affedilmistir, ancak ihtida ettikten sonra namazlarının kılmakla ve bilgisizligi veya ihmali yüzünden kılmadıgı namazlarını da kaza etmekle yükümlüdür.

Kaza namazları imam ve cemaatin aynı namazı kılmaları sartıyla cemaatle de kılınabilir. Kaza edilen namaz sabah, aksam ve yatsı namazı gibi sesli okunan namazlardan ise, imam sesli okur, degilse içinden okur.

Kaza namazlarının evde kılınması daha iyidir. Çünkü kazaya namaz bırakmakla büyük bir günah islenmistir, bunun teshir edilmemesi gerekir.

Kaza namazlarının belirli vakitleri yoktur. Üç kerahet vakti dısında her vakitte kaza namazı kılınabilir.

Kaza namazı kılmak nafile namaz kılmaktan daha iyidir. Fakat kaza namazı kılmak maksadıyla farz namazların müekked ve gayr-i müekked sünnetlerini terketmek dogru degildir.

Mukim iken kazaya bırakılmıs olan bir namaz yolculuk sırasında kılınmak istenirse kısaltılmadan kılınır. Yolculuk sırasında kazaya bırakılan bir namaz da beldesine döndükten sonra kaza edilmek istenirse kısaltılarak kılınır.

Asagıdaki üç vakitte ne kazaya kalmıs farz namazlar, ne vitir gibi vacip namaz ve ne hazırlanmıs durumdaki cenaze namazı kılınamaz. Daha önce okunmus olan secde âyetinden dolayı "tilâvet secdesi" de yapılamaz.

1. Günesin dogmasından, kırk-elli dakika geçip, yükselmesine kadar.

2. Günesin tam basımızın üzerinde bulundugu vakit. Buna zeval ânı denir.

3. Günesin sararmasından, yani gözleri kamastırmaz bir hale geldiginden itibaren, batıncaya kadar olan vakit.

Bu üç vakitte kılınacak kaza namazının iadesi gerekir. Bunun dısındaki vakitlerde kaza namazı kılmak mümkün ve caizdir. İmam safii'ye göre ise kaza namazı her zaman kılınabilir. Söz konusu kerahet vakitlerinde de kaza namazı kılmak caizdir.

Namazlarını özürsüz olarak kasten terkeden ve bunları kaza edemeden vefat eden kimse, büyük günah yükü ile âhirete geçmis olur. Onun isi yüce Allah'la kendisi arasındadır. Bu namazların, tevbe, istigfar veya keffâret yoluyla telâfi edilecegine dair açık bir âyet, hadis veya icmâ yoktur. Ancak yaslılık veya sürekli hastalık nedeniyle orucunu tutamayanların, kaza edemeden ölümleri hâlinde, bunun "fidye" ile telâfisi hükmüne (bk. el-Bakara, 2/184) kıyas yapılarak veya "ihtiyat" prensibine dayanılarak, hanefilerde "namaz fidyesi" de müstahsen görülmüstür (bk. "İskat ve Devir" maddesi) Allah'la sehidler arasındaki hakların affedilecegi nass'la (bk. el-Bakara, 2/154; Âlu İmrân, 3/169; en-Nisâ, 4/69; Müslim, İmâre, 152; Nesâî, Cihâd, 22; Ahmed b. Hanbel, II, 322, III, 251, 289) belirtilmistir.

sehidler, daha önce kılamadıkları namazların affı konusunda istisnâ olabilirler (Kaza namazı için bk. İbnü'l-Hümâm, a.g.e., I, 458 vd.; el-Fetâvâ'l-Hindiyye, I, 121 vd.; İbn Âbidîn, a.g.e., II, 62 vd.).
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 13:06

modestus yazdı:Rasûlüllah (s.a.s), namazın ancak iki durumda kazaya kalması halinde mü'minin özürlü sayılacagını ifade etmek üzere söyle buyurmustur: "Kim uyur kalır veya unutarak namazı vaktinde kılmamıs bulunursa, onu hatırlayınca kılsın" (Tirmizî, Salât, 16, Mevâkit, 53; İbn Mâce, Salât, 10). Burada yalnız uyku ve unutma halinde vaktinde kılınamayan namazın kalasından söz edildigi için ibn Hazm gibi bazı bilginler bir mazeret olmaksızın namazını kasten kılmayanların, daha sonra bunu kaza edemeyeceklerini fakat bunun yerine Allah'a tevbe ve istigfar etmenin daha uygun olacagını söylemisledir (İbn Rüsd, Bidâyetü'l-Müctehid, Terc. Ahmed Meylânî, İstanbul 1973, I, 268).
Yazıları lütfen yarım yapıstırmayınız :)) devamını da yapıstırınız olur mu :) Bak google ı kesfitmissiniz ama kendinize göre :)
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
modestus
Gigabyte4
Gigabyte4
Mesajlar: 3241
Kayıt: 23 Nis 2008, 15:57
cinsiyet: Erkek

Mesaj gönderen modestus » 24 Tem 2008, 13:11

Dâru'l-harb'de müslüman olup da bilgisizligi yüzünden namazlarını kılmamıs olan kimse, daha sonra dini görevlerini ögrense bu namazları kaza etmesi gerekmez. Yükümlü olabilmek için bilgi sarttır. Dâru'l-İslâm'da hidayete eren kimse bu konuda özürlü sayılmaz. İhtida etmeden önceki namazlarını kaza etmez, bunlar Allahu Teâla tarafından affedilmistir.

anlatmak istedigim tam olarak buydu.
bunu neden cımbızla çekip aldın onuda anlamadım ya.
konu çok saptı gerçekten.

Kullanıcı avatarı
enesoe
Byte2
Byte2
Mesajlar: 87
Kayıt: 06 Tem 2008, 19:50
Konum: tourniL

Mesaj gönderen enesoe » 24 Tem 2008, 13:13

silvershadow yazdı:
enesoe yazdı:
Merak etmeyin yobaz dinsiz degilim tam tersine din hususunda babamın hacı olması nedeniyle çok fazla bilgim var.
Babası her hacı olan din alimi olmuyor maalesef :) Nice din profösür diye geçinen bir ton adam var ama :) kendi yapmak istedigine göre yorumlamıs herseyi... Bilmiyorsanız bari susun da baska seyler anlasılmasın...
"Nice din profösür diye geçinen bir ton adam var ama :) kendi yapmak istedigine göre yorumlamıs herseyi... " = onlardan birisiniz herhalde. beyler konumuz kaza namazı falan degil baslıktan tamamen saptı konu gerçekten. @silvershadow sende islami konularla ilgili bir hususu tartısmak istiyorsan Off topic kısmında veya islamiyet üzerine kurulmus bir forum sitesi tavsiye ederim.
Mevlanın sözünü hatırlatıyorum sadece :) Adam olana cevap verilir yani...
Hakaretleriniz halen devam etmekte...

Kullanıcı avatarı
silvershadow
Byte1
Byte1
Mesajlar: 41
Kayıt: 14 Tem 2006, 02:16

Mesaj gönderen silvershadow » 24 Tem 2008, 13:22

modestus yazdı:Dâru'l-harb'de müslüman olup da bilgisizligi yüzünden namazlarını kılmamıs olan kimse, daha sonra dini görevlerini ögrense bu namazları kaza etmesi gerekmez. Yükümlü olabilmek için bilgi sarttır. Dâru'l-İslâm'da hidayete eren kimse bu konuda özürlü sayılmaz. İhtida etmeden önceki namazlarını kaza etmez, bunlar Allahu Teâla tarafından affedilmistir.

anlatmak istedigim tam olarak buydu.
bunu neden cımbızla çekip aldın onuda anlamadım ya.
konu çok saptı gerçekten.
simdide farklı yöne mi çekiyonuz konuyu :) Pes dogrusu yanlısına bu kadar kılıf uydurmaya çalısmaz insan :)

İslami bilgilerin günümüz imkan ve teknolojileri ile ulasmadıgı ögrenilemeyecegi yer yoktur zaten :) sizin anlattıgınız istisnai bir durumdur ki islam dininin ulasmadıgı veyahut ulasamadıgı bir yer varsa zaten hiçbir sorumlulukları yoktur...

Ayrıca yukarıda verdigim yazıyı ayrıntılı ve dikkatlice okuyunuz...
Asus P5LD2 CORE2DUO 945p DDR2-667 PCIX
İntel E6300 Core2Dou
Asus Ex. N7300Ge/Htd/256mb-512Mb Pci-e GF 7300G
160Gb 7200 10RPMSeagatesatancq 8mb
3584MB Kingston 667mhz DDR2 cl5
Samsung SyncMaster Lcd
Philips DVDR1648k
Windows Fiesta Xp

Kullanıcı avatarı
enesoe
Byte2
Byte2
Mesajlar: 87
Kayıt: 06 Tem 2008, 19:50
Konum: tourniL

Mesaj gönderen enesoe » 24 Tem 2008, 13:30

tamam anlasıldı bu konuyu bırakmıcaksın sen. sen kendi inandıgın sekilde hareket et bizde kendi inandıgımız ve anladıgımız sekilde. konuyu saptırmayı keselim artık lütfen... :!: :!: :!:

Cevapla