Atatürk'ün kendi ifadesiyle Cumhuriyetçilik:

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Cevapla
Kullanıcı avatarı
yazgüneşi
Kilobyte4
Kilobyte4
Mesajlar: 677
Kayıt: 13 Şub 2007, 08:56
Konum: Arizona/Finiks

Atatürk'ün kendi ifadesiyle Cumhuriyetçilik:

Mesaj gönderen yazgüneşi » 04 Tem 2008, 17:03

Atatürk'ün kendi ifadesiyle Cumhuriyetçilik:

Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet sekli demektir. (1933)
Cumhuriyet, yüksek ahlâkî deger ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.... (1925)
Bugünkü hükümetimiz, devlet teskilâtımız dogrudan dogruya milletin kendi kendine, kendiliginden yaptıgı bir devlet ve hükümet teskilâtıdır ki, onun adı Cumhuriyet'tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmisteki ayrılık kalmamıstır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)

ATATÜRK "NUTUK"TA ANLATIYOR.

Ey Türk Gençligi!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacagın vaziyetin imkan ve seraitini düsünmeyeceksin! Bu imkan ve serait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali görülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün orduları dagıtılmıs ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri sahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru
zaruret içinde harap ve bitap düsmüs olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!

İste, bu ahval ve serait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç oldugun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.



CUMHURİYET'İN İLANI KARARINI NEREDE VE KİMLERE SÖYLEDİM

Yemek sırasında : "Yarın Cumhuriyet ilân edecegiz" dedim. Orada bulunan arkadaslar, derhal düsünceme katıldılar. Yemegi bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edilecegi konusunda kısa bir program yaparak arkadaslar ı görevlendirdim.

Yaptıgım programın ve verdigim talimatın uygulanısını göreceksiniz!

Efendiler, görüyorsunuz ki, Cumhuriyet ilânına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaslarımı davet ederek onlarla görüsüp tartısmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü, onların da aslında ve tabiî olarak benim gibi düsündüklerinden süphe etmiyordum. Halbuki, o sırada Ankara'da bulunmayan bazı kisiler, yetkileri olmadıgı halde, kendilerine haber verilmeden, düsünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyetin ilân edilmis olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar.

CUMHURİYET'İN İLANI İLE İLGİLİ KANUN TASARISINI İSMET PAsA'YLA BİRLİKTE HAZIRLADIK

O gece birlikte oldugumuz arkadaslar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet Pasa Çankaya'da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli Teskilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)'nun devlet seklini tespit eden maddelerini su sekilde degistirmistim : Birinci maddenin sonuna "Türkiye Devleti'nin hükûmet sekli Cumhuriyettir" cümlesini ekledim. Üçüncü maddeyi su yolda degistirdim : "Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükûmetin ayrıldıgı idare kollarını Bakanlar vasıtasıyla yönetir."

Bundan baska Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nun temel madelerinden olan sekizinci ve dokuzuncu maddelerle de degistirilerek ve açıklıga kavusturularak su maddeler yazıldı :

"Madde - Türkiye Cumhurbaskanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Cumhurbaskanlıgı görevi yeni Cumhurbaskanının seçilmesine kadar devam eder. Görev süresi biten Cumhurbaskanı yeniden seçilebilir."

"Madde - Türkiye Cumhurbaskanı devletin baskanıdır. Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclis'e ve Bakanlar Kurulu'na baskanlık eder."

"Madde - Basbakan, Cumhurbaskanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diger bakanlar, Basbakan tarafından ve yine Meclis üyeleri arasından seçildikten sonra Cumhurbaskanı tarafından hepsi birden Meclis'in onayına sunulur. Meclis, toplantı halinde degilse, onaylama, Meclis'in toplantısına bırakılır."

Bu mûddelere, komisyonda ve Meclis'te din ve dil ile ilgili bil diginiz bir madde de eklenmistir.



29 EKİM 1923 GÜNÜ HALK PARTİSİ'NDE YAPILAN GÖRÜsMELER

Saygıdeger Efendiler, simdi isterseniz yüksek hey'etinize 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Ankara'da geçen olayı kısaca anlatmaya çalısayım.

Pazartesi günü saat 10.00'da Halk Partisi grubu, Grup Yönetim Kurulu Baskanı Fethi Bey'in baskanlıgında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi görüsmelerine baslandı.

Baskan - Yönetim Kurulu, hazırlık niteliginde olmak üzere, Genel Kurul'a sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir sey tespit etmis degildir. Karar saygıdeger kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul'a, Baskanlıgında Fuat Pasa'nın bulundugu bir hükümet listesi sunar. Okunan bu listede İktisat Bakanlıgına aday gösterilen Celâl Bey (İzmir) söz alarak Bakanlar Kurulu'nun önemini belirtmis ve kendisinin seçilmesini teklif etmis. Özellikle "bu listede adları görülen kimseler çekilenlerden daha kuvvetli degildir. Bizden refah ve ıslahat isteyen bir millet vardır. Herhalde yeniler eskilerden daha kuvvetli olmalıdır. Seçimde acele etmeyelim. Hele Hükûmet Baskanı'nı seçerken iyi düsünelim" görüsünü ileri sürmüs.

Saip Bey (Kozan) - Meclis Baskanlıgı'na Fethi Bey, Basbakanlıga İsmet Pasa seçilmelidir, demis.

Ekrem Bey (Rize) - Yeni hükûmet eski hükûmetin boslugunu doldurabilecek mi? Reis Pasa Hazretleri, mümkünse bu konudaki düsüncelerini ifade buyursunlar; aydınlanalım (ben o sırada Meclis'te bulunmuyordum) seklinde kontısmus.

Zülfü Bey (Diyarbakır) - Yetki Parti Meclisi'nindir. Bu hak, grup Yönetim Kurulu'nun degildir. Parti Meclisi toplansın! .. isteginde bulunmus...

Mehmet Efendi (Bolu) - Seçilecek hükûmet ancak bir ay dayanabilir. Hükûmetin böyle sık sık degismesi, memleket ve milleti kötü ve güç bir duruma sürükler. Hükûmet istifa sebebini açıkça anlatmazsa herhangi bir hükûmet seçimine katılmam. Önce sebebi anlayalım sonra seçim yapalım.

Faik Bey (Tekirdag) - Listede gösterilen isimler öncekilerden daha kuvvetli degildir. Parti Meclisi toplanıp bu meseleyi halletsin.

Vasıf Bey ( Saruhan ) - ( İsmet Pasa'nın hizmetlerinden bahsettikten sonra) Memleketi, milleti niçin bırakıyor? Liderlerimiz bizi aydınlatmamıstır. Sayın Baskanınız (beni kastetmis olacak) bizi niçin aydınlatmıyor, demis ve uzun bir konusma yapmıs.

Necati Bey (İzmir) - Memleketin güvendigi kimselerin bizi bırakıp aynlmalarını kabul edemeyiz. Sayın Baskanımız bizi aydınlatsın ve uyarsın. İçeriye ve dısanya karsı kuwetli bir hükûmete kesinlikte ihtiyacımız vardır.

Baskan Fethi Bey - Yönetim Kurulu'nun yaptıgı bu liste ne Pasa'nın ve ne de Yönetim Kurulu'nundur, seklinde bir açıklama yapmayı gerekli bulmus.

Doktor Fikri Bey ( Ertugrul ) ( 215 ) - Vasıf v Necati Bey'lerin düsüncelerine katılınm. Memleket sütliman degildir. Memleket idaresi gelisigüzel yapılacak bir seçime terk edilemez. Kuvvetli sahıslardan kurulu bir hükûmet seçilmelidir.

Recep Bey (Kütahya) - Arkadaslar sözlerini bitirsinler, sonra Gazi Pasa Hazretleri söylesinler (Henüz toplantıda degildir).

İlyas Sami Bey (Mus) - Sayın Baskanımız Gazi Pasa Hazretleri düsüncelerini ifade buyursunlar. Bunalımın dogdugu gün giderilmesi daha yararhdır. Erteleme siddetlenmesine yol açar. Bir Hükûmet Baskanı seçelim. Yirmi dört saatlik bir süre tanıyalım. Arkadaslarını bulsun. Kuvvetli bir hükûmet kurulsun.

Abdurrahman seref Bey ( rahmetli İstanbul Milletvekili) - Bazı arkadaslar telâs ediyorlar. Bu her memelekette görülen bir seydir. Hepimizin amacı vatanın saadetidir. Bir makine kurup tıkır tıkır isletemiyoruz. Bu da dogru. Kuwetli bir hükûmeti nasıl bulmalı hastalıgı nasıl kesfetmeli? Teskilât-ı Esasiye Kanunu'muzu göz önüne alalım. Hükûmetin görevini belli edelim. Meclis, göri.islerini söylesin. Ondan sonra Reis Pasamız da görüslerini ifade buyursunlar. Bir sonuca varalım. Herkes bir ise yarar. Herkesi yaradıgı iste kullanmalı. sahıslardan söz etmeyelim. Vatanın yüksek çıkarlarında birlikteyiz. Reis Pasa Hazretleri görüslerini ifade buyursunlar.

Eyüp Sabri Efendi (Konya) - Ne olursa olsun bir seçim zarureti ile karsı karsıya bulunuyoruz. Bundan önceki Hükûmet üyelerinin, yeniden seçilmis olsalar bile kabul etmeyeceklerine karar verdiklerini isitiyoruz. Yüce Meclis bu kararı kaldırmalıdır.

Recep Bey (Kütahya) - Üç esaslı noktaya dokunacagım. Birincisi sekil, ikincisi çalısma eksikligi, üçüncüsü manevî birligimizde açılan gediktir. sekillerde eksiklik olursa iyi bir sonuç vermez. Eldeki listede yer alan degerli arkadaslar hangi zamanda hangi sartlar altında çalısacaklardır; belli degil. Kuvvetli bir sahsın kencii arkadaslarını bularak bir hükûmet kurması gerekir. Recep Bey, özellikle bu son nokta üzerinde uzun bir konusma yapmıs ve açıklamalarda bulunmus.

Talât Bey (Ardahan) - Recep ve Abdurrahman seref Bey'ler pek güzel açıkladılar. Hükûmet Baskanı'nın görevi nedir? Görev ve yetki Kanununu hâlâ çıkarmadık. Gazi Pasa Hazretleri bizi aydınlatmak lûtfunda bulunsunlar, demis.

28/29 EKİM GECESİ HAZIRLADIĞIM KANUN MÜSVEDDESİNİ TEKLİF ETTİM

Saat 13.30'da Parti Genel Kurulu yeniden Fethi Bey'in baskanlıgında toplandı. İlk söz bendeydi. Kürsüye çıktım ve su konusmayı yaptım :

"Saygıdeger arkadaslar, üzerinde durdugumuz meselenin çözümünde karsılasılan güçlüklerin sebebi, bütün arkadaslarca anlasılmıstır sanırım. Eksiklik ve yanlıslık uygulamakta oldugumuz usul ve sekildedir. Gerçekten de, yürürlükteki Teskilât-ı Esasiye Kanunu'na göre, bir hükümet kurmaya tesebbüs ettigimiz zaman, bütün arkadasların her biri bakanları ve hükûmeti seçmek mecburiyeti ile karsı karsıya kalıyor. Hepinizin birden hükûmet üyelerini seçmek zorıında kalmanızda görülen güçlügün giderilmesi zamanı gelmistir. Geçen dönemde de aynı sekilde güçlükle karsılasılıyordu. Görülüyor ki, bu usul bazan birçok karısıklıklara yol açıyor. Yüksek hey'etiniz bu güçlügün çözülmesi için beni görevlendirdi. Ben de bilginize sundugum bu görüsten hareket ederek düsündügüm sekli tespit ettim. Onu teklif edecegim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükûmet kurmak mümkün olacak tır. Devletimizin sekil ve niteligini tespit eden ve hepimiz için bir gaye olan Teskilât-ı Esasiye Kanunu'muzun bazı noktalarına açıklık kazandırmak gerekir. Teklif sudur" dedikten sonra, bilinen tasarıyı okutmak üzere kâtip beylerden birine uzatarak kürsüden ayrıldım.

Teklifimin niteligi anlasıldıktan sonra tartısmalar basladı.

Sabit Bey (Erzincan) - Hükûmetin bu sekilde kurulması usulünün lehindeyim. Ancak, Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nda degisiklik yapılması teklifi ile bugünkü bunalımı çözmek mümkün degildir. Biz simdi bir Basbakan seçelim. Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nun degistirilmesini sonra düsünürüz, dedi.

Hâzım Bey (Nigde) - su görüsü ileri sürdü : Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nu biz yapabilir miyiz? Sanırım ki yapamayız. Yetkimiz varsa, bu partide olmaz. Partide görüsüldükten sonra açık oturumda kimse söz söyleyemiyor. Millet varlıgını ilgilendiren kanunların burada kesin bir sekilde tespit edilmesine taraftar degilim. Bu gibi kanunlar açık oturumda ve serbestçe görüsülmelidir. Biz, her seyden önce hükûmet bunalımına bir çare bulalım.

Yunus Nadi Bey, Hâzım Bey'e su yolda cevap verdi : Hangi memleket ilk defa Teskilât-ı Esasiye Kanunu yaparsa, o is için bir kurucu meclis kurmustur. Bizde ise bu gibi meselelerde ayrıca bir kurucu meclis kurulacagı açıkça belirtilmemistir. Bizde her zaman bu gibi degisiklikler olmustur. Bizden önceki Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu yolda yürümüstür. Buna yetkimiz vardır. Kararsızlık gösterilmesin. simdi biz, hükûmet bunalımının çözümünü Reis Pasa Hazıretleri'ne bıraktık. O da bize bu teklifi getirdi. Bu teklifte yer alan usulü bütün arkadaslar ayrı ayrı düvünmüstür. simdi buna kesin bir sekil vermek gerekir. Teklif edilen sekil, zaten vardır. Buna bir açıklık verip daha belirli sekilde tespit edecegiz.

Vehbi Bey (Balıkesir) - Bizim, simdiye kadar görüsüldügünü isittigimiz Teskilât-ı Esasiye Kanunu hakkında bir bilgimiz yoktur. Gerçi gazetelerde gördük, ama bu yeter mi? Bu bakımdan biz, bu konuyu bir bütün olarak görüsmek üzere daha sonraya bırakıp önce bunalıma bir çare bulalım.

Halil Bey - Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nun degistirilerek yeniden yapılmasına yetkimiz vardır. Fakat yapılacak bu degisiklikler, gerçekten vatan ve milletimizin saadetini saglayabilecek midir? Bunu söylemek gerekir. Bunu, hukukçu, hukuk bilgini olan arkadaslarımız gelip açıklasınlar. Açıklama yapılmadıkça bu meselenin derhal halledilmesine taraftar degilim.

Üyelerden biri - Teskilât-ı Esasiye Kanunu öyle gelisi güzel düzeltilemez.

Hamdullah Suphi (İstanbul) - Dört yıl önce, bakanların ayrı ayrı seçilmelerinin zararlarını söylemistim. Bugün de aynı durum basgösterdi. Gazi Pasa'nın teklifine gelince, bu yeni degildir. Dört yıl önce yapılan bir kanunun daha açık olarak ifadesinden ibarettir. Durum böyle olunca, degisiklik aleyhinde söz söyleyecekler gelsinler düsüncelerini açıklasınlar. Fakat zamanımızın uzun uzadıya beklemeve tahammülü voktur.

Ragıp Bey (Kütahya) - Kanunların en iyisi sartlardan ve ihtiyaçtan dogmus olanıdır. İhtiyaç ise meydandadır. Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nun tamamlanması ve açıklıga kavusturulması gerekir. Teklifin derhal görüsülmesine geçelim.

Adalet Bakanı rahmetli Seyit Bey - Teklif edileıı sekil yeni bir sey degildir. Yürürlükteki Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nun, açıklıga kavusturulması ve buna göre tespitidir. Kanunlar ihtiyaçtan dogar teorik görüslerden kaynaklanmaz. Zaman ve olaylar her seye hâkimdi. Gelisme kanunu, degismez kesin bir kuraldır. Teklif edilen sekilde bir yenilik yoktur. Yürürlükteki sekli daha açık ve belirli bir sekilde ifade edersek, elbette millet ve memleketimizin yararına daha uygun olarak hareket etmis oluruz.

HÜKUMETİMİZİN sEKLİ MUTLAKA CUMHURİYET OLACAKTIR

Rahmetli Seyit Bey'in görüsüne Abidin Cumhuriyet Bey (Manisa) su cevabı verdi : - Önce hükûmet bunalımına çözüm getirelim.

Eyüp Sabri Efendi (Konya)'nın görüsü söyleydi : Biz Gazi Pasa Hazretleri'ni hakem yaptık. Bizim Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nu degistirmeye yetkimiz yok demek, gayrimesru oldugumuzu kabul etmek demektir. Meclisin Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nu degistirme yetkisi meydandadır. Hükûmetimizin sekli mutlaka Cumhuriyet olacaktır.

Bundan sonra İsmet Pasa söz alarak su yolda bir konusma yaptı :

Parti Baskanı'nın teklifini kabule ihtiyaç kesindir. Bütün dünya, bizim bir hükûmet sekli görüstügümüzü biliyor. Bu görüslerimizi bir sonuca baglayıp açıklamamak, güçsüzlügü ve karısıklıgı sürdürmekten baska bir sey degildir. Bir tacrübemden söz edeyim. Avrupa diplomatları bu konuda beni uyardılar. Devletin baskanı yoktur, dediler. simdiki idare seklinize göre baskan, Meclis Baskanı'dır. Demek ki siz, bir baska baskan bekliyorsunuz. Avrupa'nın düsüncesi iste budur. Oysa, biz böyle düsünmüyoruz. Millet, hâkimiyetini ve mukadderatını fülî olarak eline almıstır. O halde bunu hukukî olarak dile getirmekten neden çekiniyoruz. Cumhurbaskanı olmadan Basbakan seçilmesini teklif etmek kanunsuz olur. Bunda süpheye yer yoktur. Basbakanın seçilebilmesi için, Gazi Pasa Hazretleri'nin teklifinin kanunlasması gerekir. Genellesmis olan bir zaafın sürdürülmesinin anlamı yoktur. Partinin bütün millete karsı yüklendigi sorumlulugun gereklerine uygun olarak hareket etmek zarurîdir

İsmet Pasa'dan sonra, rahmetli Abdurrahman seref Bey'in konusmasında su sözler yer alıyordu :

Hükûmet sekillerinin teker teker sayılmasına gerek yoktur. Hâkimiyet kayıtsız sartsız milletindir, dedikten sonra kime sorarsanız sorunuz, bu Cumhuriyettir. Dogan çocugun adıdır. Ama bu ad, bazılaruıa hos gelmezmis, varsın gelmesin.

Bundan sonra Yusuf Kemal Bey, teklifin kabul edilmesi gerektigi hususunda uzun bilgiler verdi ve bunun derhal kanunlasması için gerekli islemin tamamlanmasını teklif ederim dedi.


TEKLİFİM PARTİ GRUBU'NDA VE HEMEN ARKASINDAN MECLİSTE GÖRÜsÜLDÜ VE "YAsASIN CUMHURİYET" SESLERİ ARASINDA KABUL EDİLDİ

Abdullah Azmi Efendî'nin, "meselenin önemi meydandadır. Görüsme devam etsin" diye yükselen itirazına ragmen yeterlik teklifi kabul edildi. Ondan sonra teklifimin bütünü ve arkasından da maddeler birer birer okunarak görüsüldü ve kabul edildi.

Efendiler, Parti Grubu toplantısına son verildi ve hemen Meclis toplantısı açıldı. Saat 18.00 idi. Kanun teklifi, Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanagı hazırlanırken, Meclis diger bazı islerle mesgul oldu. Sonunda, Baskanlık kürsüsünde oturan Baskan Vekili İsmet Bey (Pasa) Meclis'e su bilgiyi verdi :

"Kanun-ı Esasî Encümeni, Teskilât-ı Esasiye Kanunu'nda degisiklikler yapılması ile ilgili tasarının öncelikle ve derhal görüsülmesini teklif ediyor. "Kabul!" sesleri üzerine, tutanak okundu. Teklif edildigi gibi öncelikle görüsüldü. Nihayet, kanun, birçok konusmacının "Yasasın Cumhuriyet!" sesleriyle alkıslanan konusmalarıyla kabul edildi.

TÜRKİYE CUMHURBAsKANLIĞI'NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ OY BİRLİĞİ İLE BENİ SEÇTİ


Ondan sonra Cumhurbaskanı seçilmesi için Meclis'te oylamaya geçildi. Toplanan oyların sonucunu Baskanlık kürsüsünde oturan İsmet Bey (Pasa) Genel Kurul'a su sekilde bildirdi :

"Türkiye Cumhurbaskanlıgı için yapılan oylamaya yüz elli sekiz kisi katılmıs ve Cumhurbaskanlıgına yüz elli sekiz üye, oybirligi ile Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Pasa Hazretleri'ni seçmislerdir."
altın değerinde forum Resim
______________________
O kadar soru sordum bi kere bile ' O F ' demedin forum Sordum.com



Cevapla