Yeni TCK'da Bilişim Suçları (kesinlikle okuyun)
Gönderilme zamanı: 24 Kas 2007, 07:53
çıkalı 2 ay oldu ama genede hatırlatmak istedim:)
Yeni TCK'da Bilisim Suçları (kesinlikle okuyun)

Avrupa birligi uyum yasaları çerçevesinde hazırlanan, suçlara ve cezalara yeni düzenlemeler getiren 5237 sayılı yeni TCK, 1 Haziran 2005 tarihi itibari ile yürürlüge girmisti. 79 yıldır yürürlükte bulunan ve 06.Haziran.1991 yılında ilk olarak bilisim suçları olgusunun metine girdigi 765 sayılı (eski TCK) Türk Ceza Kanunu’na ek olarak bir çok düzenlenme yapılmıs bilisim alanında islenen suçlarda oldukça genisletilmeye çalısılmıstır.
Yeni TCK ile birlikte; Bilisim Suçları, onuncu bölüm altında “Bilisim Alanında Suçlar” baslıgı altına alınmıs ve eski TCK ya ek olarak Banka ve Kredi Kartlarına karsı islenen suçlara ve Tüzel Kisilerin bilisim suçları islemesine yönelik maddeler eklenmistir.
Yeni Türk Ceza Kanunundaki bu düzenlemelerin yanında, bilisim sistemleri ile islenebilecek ancak tek baslarına tamamen bilisim suçu olarak adlandırılamayacak suç tipleriyle ilgilide düzenlemeler yapılmıstır.
Eski TCK da bilisim suçları madde 525/a/b/c/d altında çok kısa ve yetersiz olarak bahsedilirken, 5237 sayılı yeni TCK da 243–244–245–246 ‘ıncı maddeler ile bir çok farklı baslık altındaki maddelerde bilisim suçlarına da yönelik düzenlemelerde bulunulmustur. Örnegin; yeni TCK’nın ikinci kısmı olan kisilere karsı suçların, dokuzuncu bölümünde, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karsı Suçlar” baslıgı altında; madde 135 ile “kisisel verilerin kaydedilmesi” suçu, madde 136 ile “kisisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirme” suçu, madde 138 ile “verileri yok etme” suçu konularında düzenlemeler ve eklemeler yapılmıstır.
Yine, yeni TCK’nın ikinci kısmı olan kisilere karsı suçların onuncu bölümünde, “Malvarlıgına Karsı Suçlar” baslıgı altında madde 142 ile hırsızlık suçun nitelikli hırsızlık olarak bilisim sistemlerinin kullanılması ve madde 158 de ki dolandırıcılık suçunun nitelikli dolandırıcılık olarak bilisim sistemlerinin kullanılması suretiyle islenmesi halinde cezanın agırlastırıcı sebebi olacagı vurgulanmıstır.
Yine TCK’nın ikinci kısmındaki yedinci bölümü olan “hürriyete karsı olan suçlar” altında madde 124 teki “Haberlesmenin engellenmesi” suçu, aynı kısmın sekizinci bölümü olan “serefe karsı suçlar” baslıgı altında madde 125 deki “hakaret” suçu, aynı kısmın, dokuzuncu bölümünde, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karsı Suçlar” baslıgı altında madde 132 deki “Haberlesmenin gizliliginin ihlali” ile madde 133 deki “kisiler arasındaki konusmaların dinlenmesi - kaydedilmesi” suçu ve topluma karsı islenen suçlar kısmının yedinci bölümünde ise “Genel ahlaka karsı islenen suçlar” adı altına madde 226 daki “müstehcenlik suçu” da direkt olarak bilisim suçu olarak adlandırılmasalar da bilisim vasıtası olarak islenebilecek suçlardandır.
simdi isterseniz yeni TCK’nun bilisim alanında islenen suçlardaki düzenleyici kanun maddelerine içerikleriyle birlikte detaylı olarak bakalım.
ÜÇÜNCÜ KISIM / Topluma Karsı İslenen Suçlar
ONUNCU BÖLÜM / Bilisim Alanında Suçlar
Bilisim sistemine girme
MADDE 243. - (1) Bir bilisim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
Maddenin bu fıkrası ile birlikte hukukumuz bilisim sisteminin her alanına yetkisiz olarak her ne suretle olursa olsun girmeyi ve girdikten sonra orada kalmayı suç olarak saymakla birlikte, bilisim sisteminde her hangi bir zarar verilmese bile yahut bilisim sistemi üzerindeki veriler silinip, degistirilmese veya yetkisiz olarak girisi yapılan bilisim sistemininin çalısması engellenip, bozulmasa bile suç saymıstır.
Böylelikle hukukumuz Avrupa Siber Suç Sözlesmesinin ikinci maddesinde belirtilmis olan “hukuka aykırı erisimi” hususunu bünyesine katmıs, eski TCK’ da ki bir eksikligi gidermis olmustur. Eski TCK da bilisim sistemine salt olarak giris ve orda kalınması suç olarak tamamen sayılmamakla birlikte verilerin ele geçirilmesi yok edilmesi veya degistirilmesi durumuda suç gerçeklesmis olmaktaydı. Bu fıkra ile birlikte hukukumuz isabetle sadece bilisim sistemlerinin güvenliginin ihlalini bile suç saymakla diger ülkelerdeki gibi bir olgu içerisine girmis ve büyük bir isabette bulunmustur.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karsılıgı yararlanılabilen sistemler hakkında islenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
Burada suç açısından hafifletici bir neden bulunmaktadır. Ancak fıkrada belirtilen bedeli karsılıgı yararlanılan sistemlerden kastın ne oldugu tam olarak açıklanamamıstır. Umarız ki bu konuda olusabilecek yargıtay içtihatları veya hukukcularımızın yorumları bizlere ileriki asamada konunun anlasılması bakımından yardımcı olabilecektir.
( Arastırılıp güncellenecektir.)
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdigi veriler yok olur veya degisirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yukarıdaki 3. fıkra ile bilisim sistemine girme eyleminin agırlastırıcı sebebi belirtimistir. Burada bilisim sistemine yetkisiz olarak giris yapan sahsın kastı; zarar vermek, verilerin yok edilmesi yahut degistirilmesi olmadıgı halde kastı asan hareketi sonucu bir zarar meydana gelmis ise suçun agırlastırıcı sebebi ortaya çıkmaktadır. Eski TCK ya bakıldıgında gerek sadece sisteme girme eyleminin suç sayılmaması gerekse sisteme girdikten sonra kastı asan bir zararın meydana gelmesinin agırlastırıcı sebep sayılması hukukumuz bakımında büyük bir eksikligin giderilmesine katkı saglamıstır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya degistirme
MADDE 244. - (1) Bir bilisim sisteminin isleyisini engelleyen veya bozan kisi, bir yıldan bes yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilisim sistemindeki verileri bozan, yok eden, degistiren veya erisilmez kılan, sisteme veri yerlestiren, var olan verileri baska bir yere gönderen kisi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddenin 1’nci fıkrası ile birlikte; yukarıdaki madde 243’ün 1’nci fıkrasındaki bilisim sistemine girme eylemi gerçeklestikten sonra bilisim sisteminin isleyisinin engellenmesi veya bozulması durumunda kanun koyucu cezalandırmada bulunmustur. 2’nci fıkrası ile birlikte ise; bilisim sistemindeki verilerin bozulmasını, silinmesini, degistirilmesini, kullanılamaz hale gelmesini, yeni ve farklı verilerin yerlestirilmesini yahut mevcut verilerin baska bir yere aktarılması eylemini de cezalandırmaktadır.
Yeni TCK ile birlikte Avrupa Siber Suç Sözlesmesinin de yer alan 4’üncü ve 5’inci maddeler ile uyumluluk saglanmıstır. ASS’ de 4 madde ile bilisim sistemi üzerindeki verilere etki etme, 5’inci madde ile de sistem etki etme hususları düzenlenmistir.
Yeni TCK ile birlikte yasa koyucu sadece bilisim suçunda suça konu yazılım ve verileri koruma altına almamıs, bilisim sisteminin donanımına karsı yapılabilecek ızrar eylemini de bozmak, yok etmek, erisilmez kılmak ibareleriyle suç saymıstır. Bu suç tanımlaması ile yasa koyucu salt olarak bilisim sisteminin tümünü ve bilisim sisteminin içerdigi yazılımları verileri korumayı hedeflememis, aynı zamanda bu bilisim sistemini egitimden ticarete, devlet islerinden bilimsel çalısmalara kadar sayılabilecek daha birçok alandaki kullanıcılarını da korumayı hedeflemistir. Burada herkes suçun magduru olabilir. Bura dikkat edilmesi gereken sey magdur olarak illaki zarar gören bilisim sisteminin sahibi olunması gerekmemektedir. Örnegin bir internet sunucusu yurt içi yahut yurt dısı kaynaklı bir firmaya ait olabilir ancak o web sunucusu üzerinde yayın yapmakta olan web sayfası hukukumuzca korunması gereken tüzel kisi, özel kisi veya kamu kurumu olabilir. Burada fail internet ortamının verdigi baglantılılık sebebiyle yine yurt dısındaki bir sahıs veya tüzel kisi olabilir, fail ve magdur bakımından yerellik esas degildir. Böyle bir durumda adli istinabe yoluyla diger ülkelerle temasa geçilmesi gerekmektedir.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kurulusuna ait bilisim sistemi üzerinde islenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Yasa koyucunun özellikle korumak istedigi bilisim sistemlerine bakıldıgında; banka ve kredi kartları ya da kamu kurum ve kuruluslarına karsı yapılan bir eylem burada suçun agırlastırıcı sebebi oldugu görülmekte burada devlet ve finans sektörünün daha büyük zararlara maruz kalabilecegi düsüncesi ile uluslar arası standartlarda isabetli bir yaptırım uygulanmıstır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin islenmesi suretiyle kisinin kendisinin veya baskasının yararına haksız bir çıkar saglamasının baska bir suç olusturmaması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Burada sahsi veya bir baskası hesabına fıkra 1 ve 2 deki eylemlerin gerçeklestirilerek haksız bir çıkar saglamanın baska bir suç olusturması durumu düzenlenmis bulunmaktadır. Burada haksız kazancın baska bir suçu olusturması halinde TCK ‘nın ilgili maddeleri ile islem yapılacagı, baska bir suçu olusturmaması halinde ise bu fıkra geregince cezalandırmanın yapılacagı belirtilmis bulunmaktadır. Yani burada mevcut suç hırsızlık, dolandırıcılık, emniyeti suistimal suçlarını içerdigi takdirde bu fıkra hükümlerince uygulama yapılmayacaktır.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
MADDE 245. - (1) Baskasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kisinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya baskasına yarar saglarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yeni Tck’da ki önemli bir gelisme olan Banka ve Kredi kartlarına yönelik islenebilecek bilisim suçlarının cezalandırılması söz konusudur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken kredi kartları suçlarının sadece bilisim sistemi yoluyla islenmemesidir. Çalıntı bir kredi kartının baska bir pos cihazında kullanılmasında her hangi bir bilisim suçu söz konusu olmamaktadır. Bu baglamda bilisim suçu olarak kredi kartı suçlarını degerlendirirken bakılması gereken suçun ne tür bir aktivite ve araç ile islendigidir. Suç bilisim sistemleri kullanılarak kartın olusturulması, kart bilgilerinin bilisim sistemleri kullanılarak ele geçirilmesi veya elde edilmis kartın bilisim sistemleri aracılıgı ile menfaat temini amacıyla kullanılması durumunda bilisim suçları baslıgı altında yer almalıdır görüsleri daha simdiden yukarıda ki fıkraya muhalefet eder biçimde ortaya çıkmaktadır.
Bu baglamda uygulamada birçok hata ile karsılasılmaktadır. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması bazı durumlarda hırsızlık, dolandırıcılık, emniyeti suistimal suçlarını da olusturabilmektedir. Sahte kimlik bilgileri ile kredi kartı basvuruları ya da yan kesicilik sonucu elde edilmis kredi kartı ile menfaat temini çogu zaman nitelikli dolandırıcılık suçu ile karıstırılarak bilisim suçları olarak daha simdiden degerlendirmelerde bulunulmaktadır. Yasa koyucunun bu madde üzerinde daha açıklayıcı ve bilgilendirici sekilde düzenlemelerde bulunmasının elzem oldugu görüsü oldukça yaygındır.
(2) Sahte olusturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya baskasına yarar saglayan kisi, fiil daha agır cezayı gerektiren baska bir suç olusturmadıgı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkrada; bir önceki maddenin fıkrasında belirtildigi gibi suçun daha agır bir cezayı gerektiren baska bir suç olusturması durumunda bu madde hükümlerince islem yapılmayacagı hususu belirtilmektedir.
Tüzel kisiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların islenmesi suretiyle yararına haksız menfaat saglanan tüzel kisiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur
Yukarıdaki madde ise tüzel kisilerin kendilerine özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacagı belirtilmektedir.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
YEDİNCİ BÖLÜM / Hürriyete Karsı Suçlar
Haberlesmenin engellenmesi
MADDE 124. - (1) Kisiler arasındaki haberlesmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberlesmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kisi, bir yıldan bes yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir sekilde engellenmesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Yukarıdaki madde 124’e bakıldıgında direkt olarak bilisim suçu olgusunun var oldugunu anlamak biraz zor gibi gözükmekle birlikte aslında haberlesmenin engellenmesi bilisim sistemlerine karsı veya bilisim sistemleri vasıtası ile cereyan edebilmektedir. Örnegin bir e-posta sunucusunun çalısmasının engellenmesi yahut fıkra ikide belirtildigi gibi basın ve yayın organının internet üzerinden yahut özel bilisim tabanlı vericileri üzerinden yayınının engellenmesi kanun koyucu tarafından suç olarak sayılabilmektedir. Bu durumda otaya TCK madde 223- 244 arasındaki hükümlerde belirtildigi gibi suçlarda ortaya çıkabilmektedir. Bu konunun bilisim suçlarına göre mi degerlendirilecegi, yoksa sadece haberlesmenin engellenmesi suçuna göre mi degerlendirilecegi yahut iki suçun birlestirilerek mi cezalandırılma yapılacagı ortaya çıkacak Yargıtay içtihatları ile belli olacaktır.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
SEKİZİNCİ BÖLÜM / serefe Karsı Suçlar
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, seref ve saygınlıgını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıstırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, seref ve saygınlıgına saldıran kisi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Magdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kisiyle ihtilât ederek islenmesi gerekir.
…………
(2) Fiilin, magduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle islenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
………………..
(4) Ceza, hakaretin alenen islenmesi hâlinde, altıda biri; basın ve yayın yoluyla islenmesi hâlinde, üçte biri oranında artırılır.
………………
Yukarıdaki madde de hakaret suçu tanımlanmıs ve sartları açıklanmıs bulunmaktadır. Burada hatırlanmalıdır ki; 2 ci fıkradaki sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle suçun islenmesi halinde ibaresi ile yasa koyucu internet veya bilisim agları üzerinden islenebilecek hakaret fiilini de kast etmektedir. İnternet veya bilisim agları üzerinden e-posta vasıtası ile, chat (sohbet) ortamlarında yazılı veya sesli konusma sırasında ve görüntülü görüsmeler sırasında bahse konu suç günümüzde artık kolayca islenebilmektedir. Maddenin 4 ncü fıkrasında ise suçun alenen islenmesi ki; herkese açık sohbet odaları vasıtası ile veya basın yoluyla islenmesi ki; internet de bir basın aracıdır, cezanın agırlastırıcı sebebi tanımlanmıstır.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
DOKUZUNCU BÖLÜM / Özel Hayata ve Hayatın Gizli alanına Karsı Suçlar
Haberlesmenin gizliligini ihlâl
MADDE 132. - (1) Kisiler arasındaki haberlesmenin gizliligini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberlesme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçeklesirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında da görüldügü üzere kisiler arsındaki haberlesmenin gizliliginin ihlali suç olarak sayılmıstır. Bu ihlal günümüzde internet ve bilisim agları üzerinden de rahatlıkla gerçeklesebilmektedir.
(2) Kisiler arasındaki haberlesme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifsa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberlesmelerin içerigini diger tarafın rızası olmaksızın alenen ifsa eden kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kisiler arasındaki haberlesmelerin içeriginin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Yukarıdaki fıkralarda ise suçun ne tür sartlarda ve ne oranda cezalandırılacagı bildirilmistir. Buradaki ihlal ve ifsa yine bilisim sistemleri vasıtası ile olabilmektedir.
Kisiler arasındaki konusmaların dinlenmesi ve kayda alınması
MADDE 133. - (1) Kisiler arasındaki alenî olmayan konusmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kisi, iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Günümüzde teknolojinin gelisimi ile birlikte, kisiler arasında konusmalar bilindigi gibi sadece telefon konusmaları veya karsılıklı yüz yüze konusmalardan ibaret degildir. Bu baglamda bilisim sistemleri ile yapılan konusmalarda, konusma verilerinin aktarıldıgı hat üzerinden teknik cihaz, ekipman, yazılım ve teknik bilgi birikiminin kullanılması suretiyle dinleme ve görüsmelerin kayda alınması mümkündür. Burada bir alet ile kast edilen bilisim sisteminin unsuru olan bilgisayarlar veya donanımları olabilmektedir. Asagıdaki fıkra ile de suçun baska bir boyutu degerlendirilmektedir.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri islenerek elde edildigi bilinen bilgilerden yarar saglayan veya bunları baskalarına veren veya diger kisilerin bilgi edinmelerini temin eden kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konusmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Kisisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kisisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kisilerin siyasî, felsefî veya dinî görüslerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî egilimlerine, cinsel yasamlarına, saglık durumlarına veya sendikal baglantılarına iliskin bilgileri kisisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kisisel verileri, hukuka aykırı olarak bir baskasına veren, yayan veya ele geçiren kisi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 138. - (1) Kanunların belirledigi sürelerin geçmis olmasına karsın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Teknolojinin gelismesi ile birlikte kisisel haklara bir saldırı niteligini tasıyan bu eylem türünde sahısların sahsa muhasır bilgilerin hukuka aykırı olarak izin alınmadan rıza bulunmadan kaydedilmesi halinde suç meydana gelmektedir. Özellikle günümüzde bilisim sistemleri ile otomasyon ortamında hastanelerde, finans kurumlarında, devlet kademelerinde, yahut tüzel veya özel kisiler tarafından kisilerin özel bilgileri kaydedilebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken kaydedilen bilgilerin hukuka uygunlugu ve bilgi sahibinin rızanın bulunması durumudur. Ortada rıza ve hukuka uygunluk söz konusu degilse fiil suç olarak sayılmıstır. Aynı sekilde bahse konu kisisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmis olan yahut baskasına vermis olanlar hakkında da 136 cı madde dahilinde islem yapılır. Aynı sekilde kanunlarda belirtildigi süre zarfı bittigi halde kisisel verileri bilisim sistemi üzerinde saklama devam edenler hakkında da kanun koyucumuz yaptırımlarda bulunmustur.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
ONUNCU BÖLÜM / Mal Varlıgına Karsı Suçlar
Nitelikli hırsızlık
MADDE 142. - (1) Hırsızlık suçunun;
…….
e) Bilisim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
…………..
İslenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karsı islenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - (1) Dolandırıcılık suçunun;
……………….
f) Bilisim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sagladıgı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
……………..
İslenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Görüldügü gibi bilisim sistemlerinin kullanılması sureti ile islenmesi nitelikli hırsızlık suçunu olusturmakta ve cezanın agırlastırıcı sebebi olarak sayılmaktadır. Aynı sekilde dolandırıcılık suçunun da bilisim sistemlerini vasıtası ile islenmesi suçun agırlastırıcı sebeplerinden olmaktadır. Dolandırıcılık suçlarında aynı zamanda basın yayın araçları olarak internetin sagladıgı kolaylık sayesinde suçun islenmesi agırlastırıcı sebep alabilmektedir. Burada örnek olarak bankalardan geliyormus gibi sahıslara gelen sahte e-postalar vasıtası ile kisileri kandırarak kisisel bilgilerinin temin edilmesi suretiyle yapılan dolandırıcılıklar bir çok dolandırıcılık çesidi arasından örnek gösterilebilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM /Topluma Karsı Suçlar
YEDİNCİ BÖLÜM /Genel Ahlâka Karsı Suçlar
Asagıda ki madde ile birlikte de son olarak Yeni Türk Ceza Kanunumuz müstehcenlik suçu baslıgı altında batılı ülkelerde oldukça yaygın olan ve genel tabiri itibari ile ismi çocuk M.o.r.n.ografisi olan suç çesidini suç saymıs bulunmaktadır. Ülkemizde nadir de olsa bu suç tipinin magdurları ve failleri bulunabilmektedir.
Müstehcenlik
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuga müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içerigini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebilecegi veya görebilecegi yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek sekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içerigine vakıf olunabilecek sekilde satısa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satısına mahsus alısveris yerleri dısında, satısa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satısları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dagıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yeni Türk Ceza kanunumuzun bilisim sistemlerine karsı ve bilisim sistemleri vasıtası ile islenebilecek suçlar konusundaki yaptırımları bu yazıda, kanun maddelerine atıfta bulunularak açıklanmaya çalısılmıstır. Umarız ki teknolojinin gelisimi ile birlikte yeni yeni suç tiplerinin ortaya çıkması sonrasında Türk hukukumuz günceligini koruyabilir ve mevcut eksikliklerini giderme konusunda yasa koyucumuz duyarlılıgını sürdürmeye devam eder.
doc dosyası
indir
http://www.gumushane.pol.tr/bilisim_suc ... uclari.doc
Yeni TCK'da Bilisim Suçları (kesinlikle okuyun)

Avrupa birligi uyum yasaları çerçevesinde hazırlanan, suçlara ve cezalara yeni düzenlemeler getiren 5237 sayılı yeni TCK, 1 Haziran 2005 tarihi itibari ile yürürlüge girmisti. 79 yıldır yürürlükte bulunan ve 06.Haziran.1991 yılında ilk olarak bilisim suçları olgusunun metine girdigi 765 sayılı (eski TCK) Türk Ceza Kanunu’na ek olarak bir çok düzenlenme yapılmıs bilisim alanında islenen suçlarda oldukça genisletilmeye çalısılmıstır.
Yeni TCK ile birlikte; Bilisim Suçları, onuncu bölüm altında “Bilisim Alanında Suçlar” baslıgı altına alınmıs ve eski TCK ya ek olarak Banka ve Kredi Kartlarına karsı islenen suçlara ve Tüzel Kisilerin bilisim suçları islemesine yönelik maddeler eklenmistir.
Yeni Türk Ceza Kanunundaki bu düzenlemelerin yanında, bilisim sistemleri ile islenebilecek ancak tek baslarına tamamen bilisim suçu olarak adlandırılamayacak suç tipleriyle ilgilide düzenlemeler yapılmıstır.
Eski TCK da bilisim suçları madde 525/a/b/c/d altında çok kısa ve yetersiz olarak bahsedilirken, 5237 sayılı yeni TCK da 243–244–245–246 ‘ıncı maddeler ile bir çok farklı baslık altındaki maddelerde bilisim suçlarına da yönelik düzenlemelerde bulunulmustur. Örnegin; yeni TCK’nın ikinci kısmı olan kisilere karsı suçların, dokuzuncu bölümünde, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karsı Suçlar” baslıgı altında; madde 135 ile “kisisel verilerin kaydedilmesi” suçu, madde 136 ile “kisisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirme” suçu, madde 138 ile “verileri yok etme” suçu konularında düzenlemeler ve eklemeler yapılmıstır.
Yine, yeni TCK’nın ikinci kısmı olan kisilere karsı suçların onuncu bölümünde, “Malvarlıgına Karsı Suçlar” baslıgı altında madde 142 ile hırsızlık suçun nitelikli hırsızlık olarak bilisim sistemlerinin kullanılması ve madde 158 de ki dolandırıcılık suçunun nitelikli dolandırıcılık olarak bilisim sistemlerinin kullanılması suretiyle islenmesi halinde cezanın agırlastırıcı sebebi olacagı vurgulanmıstır.
Yine TCK’nın ikinci kısmındaki yedinci bölümü olan “hürriyete karsı olan suçlar” altında madde 124 teki “Haberlesmenin engellenmesi” suçu, aynı kısmın sekizinci bölümü olan “serefe karsı suçlar” baslıgı altında madde 125 deki “hakaret” suçu, aynı kısmın, dokuzuncu bölümünde, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karsı Suçlar” baslıgı altında madde 132 deki “Haberlesmenin gizliliginin ihlali” ile madde 133 deki “kisiler arasındaki konusmaların dinlenmesi - kaydedilmesi” suçu ve topluma karsı islenen suçlar kısmının yedinci bölümünde ise “Genel ahlaka karsı islenen suçlar” adı altına madde 226 daki “müstehcenlik suçu” da direkt olarak bilisim suçu olarak adlandırılmasalar da bilisim vasıtası olarak islenebilecek suçlardandır.
simdi isterseniz yeni TCK’nun bilisim alanında islenen suçlardaki düzenleyici kanun maddelerine içerikleriyle birlikte detaylı olarak bakalım.
ÜÇÜNCÜ KISIM / Topluma Karsı İslenen Suçlar
ONUNCU BÖLÜM / Bilisim Alanında Suçlar
Bilisim sistemine girme
MADDE 243. - (1) Bir bilisim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
Maddenin bu fıkrası ile birlikte hukukumuz bilisim sisteminin her alanına yetkisiz olarak her ne suretle olursa olsun girmeyi ve girdikten sonra orada kalmayı suç olarak saymakla birlikte, bilisim sisteminde her hangi bir zarar verilmese bile yahut bilisim sistemi üzerindeki veriler silinip, degistirilmese veya yetkisiz olarak girisi yapılan bilisim sistemininin çalısması engellenip, bozulmasa bile suç saymıstır.
Böylelikle hukukumuz Avrupa Siber Suç Sözlesmesinin ikinci maddesinde belirtilmis olan “hukuka aykırı erisimi” hususunu bünyesine katmıs, eski TCK’ da ki bir eksikligi gidermis olmustur. Eski TCK da bilisim sistemine salt olarak giris ve orda kalınması suç olarak tamamen sayılmamakla birlikte verilerin ele geçirilmesi yok edilmesi veya degistirilmesi durumuda suç gerçeklesmis olmaktaydı. Bu fıkra ile birlikte hukukumuz isabetle sadece bilisim sistemlerinin güvenliginin ihlalini bile suç saymakla diger ülkelerdeki gibi bir olgu içerisine girmis ve büyük bir isabette bulunmustur.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karsılıgı yararlanılabilen sistemler hakkında islenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
Burada suç açısından hafifletici bir neden bulunmaktadır. Ancak fıkrada belirtilen bedeli karsılıgı yararlanılan sistemlerden kastın ne oldugu tam olarak açıklanamamıstır. Umarız ki bu konuda olusabilecek yargıtay içtihatları veya hukukcularımızın yorumları bizlere ileriki asamada konunun anlasılması bakımından yardımcı olabilecektir.
( Arastırılıp güncellenecektir.)
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdigi veriler yok olur veya degisirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yukarıdaki 3. fıkra ile bilisim sistemine girme eyleminin agırlastırıcı sebebi belirtimistir. Burada bilisim sistemine yetkisiz olarak giris yapan sahsın kastı; zarar vermek, verilerin yok edilmesi yahut degistirilmesi olmadıgı halde kastı asan hareketi sonucu bir zarar meydana gelmis ise suçun agırlastırıcı sebebi ortaya çıkmaktadır. Eski TCK ya bakıldıgında gerek sadece sisteme girme eyleminin suç sayılmaması gerekse sisteme girdikten sonra kastı asan bir zararın meydana gelmesinin agırlastırıcı sebep sayılması hukukumuz bakımında büyük bir eksikligin giderilmesine katkı saglamıstır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya degistirme
MADDE 244. - (1) Bir bilisim sisteminin isleyisini engelleyen veya bozan kisi, bir yıldan bes yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilisim sistemindeki verileri bozan, yok eden, degistiren veya erisilmez kılan, sisteme veri yerlestiren, var olan verileri baska bir yere gönderen kisi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddenin 1’nci fıkrası ile birlikte; yukarıdaki madde 243’ün 1’nci fıkrasındaki bilisim sistemine girme eylemi gerçeklestikten sonra bilisim sisteminin isleyisinin engellenmesi veya bozulması durumunda kanun koyucu cezalandırmada bulunmustur. 2’nci fıkrası ile birlikte ise; bilisim sistemindeki verilerin bozulmasını, silinmesini, degistirilmesini, kullanılamaz hale gelmesini, yeni ve farklı verilerin yerlestirilmesini yahut mevcut verilerin baska bir yere aktarılması eylemini de cezalandırmaktadır.
Yeni TCK ile birlikte Avrupa Siber Suç Sözlesmesinin de yer alan 4’üncü ve 5’inci maddeler ile uyumluluk saglanmıstır. ASS’ de 4 madde ile bilisim sistemi üzerindeki verilere etki etme, 5’inci madde ile de sistem etki etme hususları düzenlenmistir.
Yeni TCK ile birlikte yasa koyucu sadece bilisim suçunda suça konu yazılım ve verileri koruma altına almamıs, bilisim sisteminin donanımına karsı yapılabilecek ızrar eylemini de bozmak, yok etmek, erisilmez kılmak ibareleriyle suç saymıstır. Bu suç tanımlaması ile yasa koyucu salt olarak bilisim sisteminin tümünü ve bilisim sisteminin içerdigi yazılımları verileri korumayı hedeflememis, aynı zamanda bu bilisim sistemini egitimden ticarete, devlet islerinden bilimsel çalısmalara kadar sayılabilecek daha birçok alandaki kullanıcılarını da korumayı hedeflemistir. Burada herkes suçun magduru olabilir. Bura dikkat edilmesi gereken sey magdur olarak illaki zarar gören bilisim sisteminin sahibi olunması gerekmemektedir. Örnegin bir internet sunucusu yurt içi yahut yurt dısı kaynaklı bir firmaya ait olabilir ancak o web sunucusu üzerinde yayın yapmakta olan web sayfası hukukumuzca korunması gereken tüzel kisi, özel kisi veya kamu kurumu olabilir. Burada fail internet ortamının verdigi baglantılılık sebebiyle yine yurt dısındaki bir sahıs veya tüzel kisi olabilir, fail ve magdur bakımından yerellik esas degildir. Böyle bir durumda adli istinabe yoluyla diger ülkelerle temasa geçilmesi gerekmektedir.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kurulusuna ait bilisim sistemi üzerinde islenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Yasa koyucunun özellikle korumak istedigi bilisim sistemlerine bakıldıgında; banka ve kredi kartları ya da kamu kurum ve kuruluslarına karsı yapılan bir eylem burada suçun agırlastırıcı sebebi oldugu görülmekte burada devlet ve finans sektörünün daha büyük zararlara maruz kalabilecegi düsüncesi ile uluslar arası standartlarda isabetli bir yaptırım uygulanmıstır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin islenmesi suretiyle kisinin kendisinin veya baskasının yararına haksız bir çıkar saglamasının baska bir suç olusturmaması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Burada sahsi veya bir baskası hesabına fıkra 1 ve 2 deki eylemlerin gerçeklestirilerek haksız bir çıkar saglamanın baska bir suç olusturması durumu düzenlenmis bulunmaktadır. Burada haksız kazancın baska bir suçu olusturması halinde TCK ‘nın ilgili maddeleri ile islem yapılacagı, baska bir suçu olusturmaması halinde ise bu fıkra geregince cezalandırmanın yapılacagı belirtilmis bulunmaktadır. Yani burada mevcut suç hırsızlık, dolandırıcılık, emniyeti suistimal suçlarını içerdigi takdirde bu fıkra hükümlerince uygulama yapılmayacaktır.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
MADDE 245. - (1) Baskasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kisinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya baskasına yarar saglarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yeni Tck’da ki önemli bir gelisme olan Banka ve Kredi kartlarına yönelik islenebilecek bilisim suçlarının cezalandırılması söz konusudur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken kredi kartları suçlarının sadece bilisim sistemi yoluyla islenmemesidir. Çalıntı bir kredi kartının baska bir pos cihazında kullanılmasında her hangi bir bilisim suçu söz konusu olmamaktadır. Bu baglamda bilisim suçu olarak kredi kartı suçlarını degerlendirirken bakılması gereken suçun ne tür bir aktivite ve araç ile islendigidir. Suç bilisim sistemleri kullanılarak kartın olusturulması, kart bilgilerinin bilisim sistemleri kullanılarak ele geçirilmesi veya elde edilmis kartın bilisim sistemleri aracılıgı ile menfaat temini amacıyla kullanılması durumunda bilisim suçları baslıgı altında yer almalıdır görüsleri daha simdiden yukarıda ki fıkraya muhalefet eder biçimde ortaya çıkmaktadır.
Bu baglamda uygulamada birçok hata ile karsılasılmaktadır. Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması bazı durumlarda hırsızlık, dolandırıcılık, emniyeti suistimal suçlarını da olusturabilmektedir. Sahte kimlik bilgileri ile kredi kartı basvuruları ya da yan kesicilik sonucu elde edilmis kredi kartı ile menfaat temini çogu zaman nitelikli dolandırıcılık suçu ile karıstırılarak bilisim suçları olarak daha simdiden degerlendirmelerde bulunulmaktadır. Yasa koyucunun bu madde üzerinde daha açıklayıcı ve bilgilendirici sekilde düzenlemelerde bulunmasının elzem oldugu görüsü oldukça yaygındır.
(2) Sahte olusturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya baskasına yarar saglayan kisi, fiil daha agır cezayı gerektiren baska bir suç olusturmadıgı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkrada; bir önceki maddenin fıkrasında belirtildigi gibi suçun daha agır bir cezayı gerektiren baska bir suç olusturması durumunda bu madde hükümlerince islem yapılmayacagı hususu belirtilmektedir.
Tüzel kisiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların islenmesi suretiyle yararına haksız menfaat saglanan tüzel kisiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur
Yukarıdaki madde ise tüzel kisilerin kendilerine özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacagı belirtilmektedir.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
YEDİNCİ BÖLÜM / Hürriyete Karsı Suçlar
Haberlesmenin engellenmesi
MADDE 124. - (1) Kisiler arasındaki haberlesmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberlesmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kisi, bir yıldan bes yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir sekilde engellenmesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Yukarıdaki madde 124’e bakıldıgında direkt olarak bilisim suçu olgusunun var oldugunu anlamak biraz zor gibi gözükmekle birlikte aslında haberlesmenin engellenmesi bilisim sistemlerine karsı veya bilisim sistemleri vasıtası ile cereyan edebilmektedir. Örnegin bir e-posta sunucusunun çalısmasının engellenmesi yahut fıkra ikide belirtildigi gibi basın ve yayın organının internet üzerinden yahut özel bilisim tabanlı vericileri üzerinden yayınının engellenmesi kanun koyucu tarafından suç olarak sayılabilmektedir. Bu durumda otaya TCK madde 223- 244 arasındaki hükümlerde belirtildigi gibi suçlarda ortaya çıkabilmektedir. Bu konunun bilisim suçlarına göre mi degerlendirilecegi, yoksa sadece haberlesmenin engellenmesi suçuna göre mi degerlendirilecegi yahut iki suçun birlestirilerek mi cezalandırılma yapılacagı ortaya çıkacak Yargıtay içtihatları ile belli olacaktır.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
SEKİZİNCİ BÖLÜM / serefe Karsı Suçlar
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, seref ve saygınlıgını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıstırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, seref ve saygınlıgına saldıran kisi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Magdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kisiyle ihtilât ederek islenmesi gerekir.
…………
(2) Fiilin, magduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle islenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
………………..
(4) Ceza, hakaretin alenen islenmesi hâlinde, altıda biri; basın ve yayın yoluyla islenmesi hâlinde, üçte biri oranında artırılır.
………………
Yukarıdaki madde de hakaret suçu tanımlanmıs ve sartları açıklanmıs bulunmaktadır. Burada hatırlanmalıdır ki; 2 ci fıkradaki sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle suçun islenmesi halinde ibaresi ile yasa koyucu internet veya bilisim agları üzerinden islenebilecek hakaret fiilini de kast etmektedir. İnternet veya bilisim agları üzerinden e-posta vasıtası ile, chat (sohbet) ortamlarında yazılı veya sesli konusma sırasında ve görüntülü görüsmeler sırasında bahse konu suç günümüzde artık kolayca islenebilmektedir. Maddenin 4 ncü fıkrasında ise suçun alenen islenmesi ki; herkese açık sohbet odaları vasıtası ile veya basın yoluyla islenmesi ki; internet de bir basın aracıdır, cezanın agırlastırıcı sebebi tanımlanmıstır.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
DOKUZUNCU BÖLÜM / Özel Hayata ve Hayatın Gizli alanına Karsı Suçlar
Haberlesmenin gizliligini ihlâl
MADDE 132. - (1) Kisiler arasındaki haberlesmenin gizliligini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberlesme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçeklesirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında da görüldügü üzere kisiler arsındaki haberlesmenin gizliliginin ihlali suç olarak sayılmıstır. Bu ihlal günümüzde internet ve bilisim agları üzerinden de rahatlıkla gerçeklesebilmektedir.
(2) Kisiler arasındaki haberlesme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifsa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberlesmelerin içerigini diger tarafın rızası olmaksızın alenen ifsa eden kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kisiler arasındaki haberlesmelerin içeriginin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Yukarıdaki fıkralarda ise suçun ne tür sartlarda ve ne oranda cezalandırılacagı bildirilmistir. Buradaki ihlal ve ifsa yine bilisim sistemleri vasıtası ile olabilmektedir.
Kisiler arasındaki konusmaların dinlenmesi ve kayda alınması
MADDE 133. - (1) Kisiler arasındaki alenî olmayan konusmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kisi, iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Günümüzde teknolojinin gelisimi ile birlikte, kisiler arasında konusmalar bilindigi gibi sadece telefon konusmaları veya karsılıklı yüz yüze konusmalardan ibaret degildir. Bu baglamda bilisim sistemleri ile yapılan konusmalarda, konusma verilerinin aktarıldıgı hat üzerinden teknik cihaz, ekipman, yazılım ve teknik bilgi birikiminin kullanılması suretiyle dinleme ve görüsmelerin kayda alınması mümkündür. Burada bir alet ile kast edilen bilisim sisteminin unsuru olan bilgisayarlar veya donanımları olabilmektedir. Asagıdaki fıkra ile de suçun baska bir boyutu degerlendirilmektedir.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri islenerek elde edildigi bilinen bilgilerden yarar saglayan veya bunları baskalarına veren veya diger kisilerin bilgi edinmelerini temin eden kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konusmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Kisisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kisisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kisilerin siyasî, felsefî veya dinî görüslerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî egilimlerine, cinsel yasamlarına, saglık durumlarına veya sendikal baglantılarına iliskin bilgileri kisisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kisisel verileri, hukuka aykırı olarak bir baskasına veren, yayan veya ele geçiren kisi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 138. - (1) Kanunların belirledigi sürelerin geçmis olmasına karsın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Teknolojinin gelismesi ile birlikte kisisel haklara bir saldırı niteligini tasıyan bu eylem türünde sahısların sahsa muhasır bilgilerin hukuka aykırı olarak izin alınmadan rıza bulunmadan kaydedilmesi halinde suç meydana gelmektedir. Özellikle günümüzde bilisim sistemleri ile otomasyon ortamında hastanelerde, finans kurumlarında, devlet kademelerinde, yahut tüzel veya özel kisiler tarafından kisilerin özel bilgileri kaydedilebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken kaydedilen bilgilerin hukuka uygunlugu ve bilgi sahibinin rızanın bulunması durumudur. Ortada rıza ve hukuka uygunluk söz konusu degilse fiil suç olarak sayılmıstır. Aynı sekilde bahse konu kisisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmis olan yahut baskasına vermis olanlar hakkında da 136 cı madde dahilinde islem yapılır. Aynı sekilde kanunlarda belirtildigi süre zarfı bittigi halde kisisel verileri bilisim sistemi üzerinde saklama devam edenler hakkında da kanun koyucumuz yaptırımlarda bulunmustur.
İKİNCİ KISIM / Kisilere Karsı Suçlar
ONUNCU BÖLÜM / Mal Varlıgına Karsı Suçlar
Nitelikli hırsızlık
MADDE 142. - (1) Hırsızlık suçunun;
…….
e) Bilisim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
…………..
İslenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karsı islenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - (1) Dolandırıcılık suçunun;
……………….
f) Bilisim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sagladıgı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
……………..
İslenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Görüldügü gibi bilisim sistemlerinin kullanılması sureti ile islenmesi nitelikli hırsızlık suçunu olusturmakta ve cezanın agırlastırıcı sebebi olarak sayılmaktadır. Aynı sekilde dolandırıcılık suçunun da bilisim sistemlerini vasıtası ile islenmesi suçun agırlastırıcı sebeplerinden olmaktadır. Dolandırıcılık suçlarında aynı zamanda basın yayın araçları olarak internetin sagladıgı kolaylık sayesinde suçun islenmesi agırlastırıcı sebep alabilmektedir. Burada örnek olarak bankalardan geliyormus gibi sahıslara gelen sahte e-postalar vasıtası ile kisileri kandırarak kisisel bilgilerinin temin edilmesi suretiyle yapılan dolandırıcılıklar bir çok dolandırıcılık çesidi arasından örnek gösterilebilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM /Topluma Karsı Suçlar
YEDİNCİ BÖLÜM /Genel Ahlâka Karsı Suçlar
Asagıda ki madde ile birlikte de son olarak Yeni Türk Ceza Kanunumuz müstehcenlik suçu baslıgı altında batılı ülkelerde oldukça yaygın olan ve genel tabiri itibari ile ismi çocuk M.o.r.n.ografisi olan suç çesidini suç saymıs bulunmaktadır. Ülkemizde nadir de olsa bu suç tipinin magdurları ve failleri bulunabilmektedir.
Müstehcenlik
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuga müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içerigini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebilecegi veya görebilecegi yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek sekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içerigine vakıf olunabilecek sekilde satısa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satısına mahsus alısveris yerleri dısında, satısa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satısları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dagıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kisi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yeni Türk Ceza kanunumuzun bilisim sistemlerine karsı ve bilisim sistemleri vasıtası ile islenebilecek suçlar konusundaki yaptırımları bu yazıda, kanun maddelerine atıfta bulunularak açıklanmaya çalısılmıstır. Umarız ki teknolojinin gelisimi ile birlikte yeni yeni suç tiplerinin ortaya çıkması sonrasında Türk hukukumuz günceligini koruyabilir ve mevcut eksikliklerini giderme konusunda yasa koyucumuz duyarlılıgını sürdürmeye devam eder.
doc dosyası
indir
http://www.gumushane.pol.tr/bilisim_suc ... uclari.doc