1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

İngilitere Neden Ankara'nın Başkent Yapılmasına Karşıydı?

Gönderilme zamanı: 02 Oca 2024, 01:22
gönderen TRWE_2012
ANKARA’NIN BAŞKENT OLMASI


Lozan Antlaşması’nın 24 Temmuz 1923'te imzalanmasından sonra hükümet merkezi sorunu ele alındı. 9 Ekim 1923'te MALATYA MEBUSU İSMET PAŞA(İNÖNÜ) ve 13 arkadaşı TBMM'ne bir kanun teklifi sunarak Ankara'nın başkent olmasını önermişler,

Ankara 13 EKİM 1923'de Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Türkiye'nin başkenti olarak kabul edildi. 20 NİSAN 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce benimsenen Anayasa'nın 2.inci maddesinde Türkiye devletinin başkentinin Ankara olduğu belirtildi.

Ankara'nın başkent olarak seçilmesinin nedeni nedir? Ankara'nın jeopolitik, stratejik ve coğrafi konumunun uygun olması, Anadolu'nun tam ortasında yer alması ve bu yönüyle güvenli olması, etrafının dağlarla çevrili olmasının İşgal edilmesini zorlaştırması. Ankara'nın, Anadolu'nun tam kalbinde olmasının yanında Batı Cephesi'ne de yakın olması.

Tasarı bir karşıt oyla TBMM'nin 27 numaralı kararı olarak 13 EKİM 1923'de onaylandı ''. BÖYLECE ANKARA "DEVLETİN MAKKARI İDARESİ, ANKARA ŞEHRİDİR" cümlesiyle fiilen olduğu gibi yasal olarak da başkent haline geldi. Ankara 13 EKİM 1923'de Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Türkiye'nin başkenti olarak kabul edildi. 20 NİSAN 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce benimsenen Anayasa'nın 2.inci maddesinde Türkiye devletinin başkentinin Ankara olduğu belirtildi.

Ankara başkent olmuştur ama savaşta yendiğimiz emperyalist ülkeler bu kararı tanımazlar. Evet, yanlış okumadınız. Tanımazlar! Osmanlı döneminde, hepsinin büyükelçiliği İSTANBUL'dadır. Temsilciliklerini Ankara'ya getirmeyi reddederler. Türk Dışişleri Bakanlığı bunlara sürekli çağrıda bulunur ama sonuç hep aynıdır: Hayır! Dünya diplomasi tarihinde böyle bir olay olmamıştır. Direnenlerin başını İngiltere çekmektedir. Fransa, İtalya ve diğerlerinin tavrı da aynıdır.

İNGİLTERE’nin başı çektiği emperyalist ülkeler, Ankara’nın başkent yapılmasına şiddetle karşıdırlar. İstanbul’da kalmasını istiyorlardı. Saltanattan hala umutlarını kesmemişlerdi. Sömürmüş oldukları Osmanlıdan vazgeçmemişlerdi. Bu tatlı pastayı bırakmak istemiyorlardı. Savaş meydanında yenemedikleri Türk Milleti’ni diplomasıyla masa başında yeneceklerini umuyorlardı. İngiltere’nin kışkırtmasıyla başta ABD, FRANSA, İTALYA ve JAPONYA ortak cephe oluşturdular. Ankara’yı boykot kararı aldılar ve nota verdiler. Elçilerini İstanbul’da tutacaklarını açıkladılar. Aklı sıra “Türkler Asyalı aşiret oldukları için, Asya’ya geri dönme içgüdüleri alevlendi “ diyerek akıllarınca aşağılıyorlardı.

Mustafa Kemal aşağılamaya çalışanlara, aşağılayarak karşılık verdi. Meclis’ten kanun çıkardı. “Elçiliklerini Ankara’ya taşıyan ülkelere elçilik binalarını inşa etmek için ücretsiz arsa vereceğiz. Paranız yoksa biz yardımcı olalım.” Dedi. İngiltere meseleyi diplomatik savaşa dönüştürdü, cepheyi genişletti.

İngiltere, ABD, Fransa, İtalya, Japonya, Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çekoslovakya, Danimarka, Macaristan, Yugoslavya, Hollanda, İran, Romanya, Arnavutluk, Mısır, İspanya ve İsveç elçileri “başkent” kabul ettikleri İstanbul’da oturuyorlardı.

Aradan iki yıl geçer. 1925 yılında Ankara'da sadece iki büyükelçilik vardır. SOVYETLER BİRLİĞİ VE AFGANİSTAN daha sonra iki ülke daha katıldı POLONYA ve YUNANİSTAN elçilikleri Ankara’daydı. Bu direnişin elebaşı İngiltere idi. Ancak kendisi de bu işin böyle gitmeyeceğini biliyordu. Bu büyükelçiliklerin kendi ülkeleriyle bu konuda yaptıkları resmi yazışmalar bugün elimizde. Bunlarda hep şu görüşe yer verilir: ‘
Cumhuriyet rejimi tutmayacak ve çökecektir. Dolayısıyla, İstanbul yeniden başkent olacaktır. Büyükelçiliği Ankara'ya taşımaya gerek yoktur. ’


Aradan tam 6 uzun yıl geçer ve direniş cephesi 1929 yılında önce İtalya ile çözülür. Bu ülke, büyükelçiliğini Ankara'ya taşımaya karar verir. Ardından Fransa çözülür. Sonra ABD geldi hepsi tıpış tıpış geliyordu. Böylece İngiltere yalnız kalmış diplomasi Savaşı’nda Mustafa Kemal’e yenilmişti. İngiltere’de büyükelçiliğini İstanbul'dan Ankara'ya 1930 yılında, Ankara'nın başkent oluşundan tam yedi yıl sonra getirir.

Yeryüzünde hiçbir devlete böyle bir muamele reva görülmemiştir. Başka devletler de tarih içinde başkent değiştirmişlerdir. Başkent değiştirmek veya yeni bir başkent kurmak, bir devletin egemenlik hakkıdır. Başkentini değiştirdi diye cezalandırılan yalnız Türkiye olmuştur. Ankara'yı başkent yaptı diye yeni Türk rejimi yıpratılmak, devrilmek istenmiştir. Türk'ün en doğal hakkı, adeta bir suç gibi görülmüştür. Türk ulusu, bu en doğal hakkını kabul ettirebilmek için akla karayı seçmiştir. ’Kolay gelmedik bu günlere.

Faydalanılan Kaynaklar:

AKGÜN, Seçil, “Ankara’nın Başkent Oluşu”, IX. Türk Tarih Kongresi: Kongreye Sunulan Bildiriler, III. C. , 1989, s. 2067-2079.
Ankara İl Yıllığı, Ankara, 1967.
AKURGAL, Ekrem, Anadolu Kültür Tarihi, Ankara, 1998.
ATATÜRK, M. Kemal, Nutuk (1919-1927), (yay. hazırlayan Z. Korkmaz), Atatürk Araştırma Merkezi Yay. , Ankara, 2005.
ATAY, Fakih Rıfkı, Atatürk Devri Hatıraları, İstanbul, 1961.
AYTEPE, Oğuz, “Ankara’nın Merkez ve Başkent Olması”, A.Ü., İnkılap Tarihi Enst., Atatürk Yolu Dergisi, s.33-34, Mayıs-Kasım, 2004, s.15-22. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi Belgeleri
ÖZDİL Yılmaz Anka Kuşu sis kitap 2022
MUMCU, Ahmet, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Eskişehir, 1997.
ÖKTEM, Necdet, Saltanatın Kaldırılması, İzmir, 1972.
TOSUN, Ramazan, “Cumhuriyetin İlanında Kamuoyu”, S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı: 12, Selçuk Üniv. Yay. Konya, 2002.
KARAL, Enver Ziya, Atatürk’ten Düşünceler, Ankara, 1969.
İmparatorluktan Cumhuriyete - Fahrettin Altay'ın anıları Taylan Sorgun

Kaynak Site : https://www.mavididim.com.tr/