Bilgisayarınızı Sakın Bozmayın!
Gönderilme zamanı: 11 Kas 2020, 00:16
Sizi bilmem ama ben maddi olarak yeni bir bilgisayara da, kullanılmış bir bilgisayara da para ayıracak durumda değilim ve eğer böyle giderse hiçbir zaman da ayıramayacağım.
Bugün uzun süredir hiç takip etmediğim Dolar'ı, google'a "dolar kaç lira" diyerek sordum ve 8,16 Türk Lirası yanıtını görünce aklıma yurtiçi piyasasında bilgisayar fiyatlarına bakmak geldi.
Bakmaz olaydım.
https://www.vatanbilgisayar.com/asus/notebook/
(link sakınca görülürse silinebilir)
On bin, onbeş bin, yirmi bin, duruma göre otuz bin Lira fiyatlar var. Bu bilgisayarlar kötü değiller gayet iyi görünüyorlar. Birkaç yıl evvelinin "intel atom" işlemcili leş ürünlerini beş bin Lira'ya kakalamaya çalışmıyorlar en azından. Ama şunu farkettim: eskiden öyle ya da böyle alabiliyorduk. Şimdi onu da bulamayacağız a dostlar!
İşinizi görebilecek en kötü bilgisayar on bin Türk Lirası ve bu parayı yurdum insanı ö-de-ye-mez dostlarım. Ödeyemez.
"Yav taksitle kredi kartıyla neyle alınır niye öyle diyorsun?"
Güzel kardeşim o taksit biter mi? Biterse kaç ayda biter? O taksit bitene kadar o bilgisayar ne durumda olur. 24 ayda ödeyebildiğinizi düşünün. 24 ay'ın 2 yıl olduğunu anlamanız için matematik dehası olmanız gerektiğini zannetmiyorum. İki yıl! Yaşa yaşa bitmez... Ömrünüzden iki yıl! Bu doğada, bu evrende var olma hakkınızdan iki yıl! Bu iki yılı peynir ekmek yiyerek nasıl geçirmeyi düşünüyorsunuz? Bunca zaman araba taksiti öder gibi bilgisayar taksiti ödemek koymayacak mı insana? O bilgisayar sıkıntılı bir model çıkarsa, ya da kısa sürede arıza verirse, sık sık servise vermek zorunda kalırsanız, sorunu yine de çözülemezse; maddi sebeplerinizden ötürü o taksiti ödeyemez duruma düşüp banka cebri icra (haciz) yoluna başvurursa... olursa da olursa, başınızı duvarlara vurmayacak mısınız?
Abartıyor muyum sizce? Hayır? Ülkemiz nüfusunun gelir seviyesini, para değerimizi, ekonomik durumumuzu bildiğinizi varsayıyorum. O halde abarttığımı düşünmediğinizi de varsayıyorum...
Siz siz olun, bilgisayarınıza iyi bakın. Çarpmayın, düşürmeyin; öfkelenip "yanlışlıkla" kapıya bacaya fırlatmayın. Çünkü gerçekten alınacak gibi değiller. Elinizdeki külüstürün suyu çıkıncaya kadar idare edin.
Esen kalın...
Bugün uzun süredir hiç takip etmediğim Dolar'ı, google'a "dolar kaç lira" diyerek sordum ve 8,16 Türk Lirası yanıtını görünce aklıma yurtiçi piyasasında bilgisayar fiyatlarına bakmak geldi.
Bakmaz olaydım.
https://www.vatanbilgisayar.com/asus/notebook/
(link sakınca görülürse silinebilir)
On bin, onbeş bin, yirmi bin, duruma göre otuz bin Lira fiyatlar var. Bu bilgisayarlar kötü değiller gayet iyi görünüyorlar. Birkaç yıl evvelinin "intel atom" işlemcili leş ürünlerini beş bin Lira'ya kakalamaya çalışmıyorlar en azından. Ama şunu farkettim: eskiden öyle ya da böyle alabiliyorduk. Şimdi onu da bulamayacağız a dostlar!
İşinizi görebilecek en kötü bilgisayar on bin Türk Lirası ve bu parayı yurdum insanı ö-de-ye-mez dostlarım. Ödeyemez.
"Yav taksitle kredi kartıyla neyle alınır niye öyle diyorsun?"
Güzel kardeşim o taksit biter mi? Biterse kaç ayda biter? O taksit bitene kadar o bilgisayar ne durumda olur. 24 ayda ödeyebildiğinizi düşünün. 24 ay'ın 2 yıl olduğunu anlamanız için matematik dehası olmanız gerektiğini zannetmiyorum. İki yıl! Yaşa yaşa bitmez... Ömrünüzden iki yıl! Bu doğada, bu evrende var olma hakkınızdan iki yıl! Bu iki yılı peynir ekmek yiyerek nasıl geçirmeyi düşünüyorsunuz? Bunca zaman araba taksiti öder gibi bilgisayar taksiti ödemek koymayacak mı insana? O bilgisayar sıkıntılı bir model çıkarsa, ya da kısa sürede arıza verirse, sık sık servise vermek zorunda kalırsanız, sorunu yine de çözülemezse; maddi sebeplerinizden ötürü o taksiti ödeyemez duruma düşüp banka cebri icra (haciz) yoluna başvurursa... olursa da olursa, başınızı duvarlara vurmayacak mısınız?
Abartıyor muyum sizce? Hayır? Ülkemiz nüfusunun gelir seviyesini, para değerimizi, ekonomik durumumuzu bildiğinizi varsayıyorum. O halde abarttığımı düşünmediğinizi de varsayıyorum...
Siz siz olun, bilgisayarınıza iyi bakın. Çarpmayın, düşürmeyin; öfkelenip "yanlışlıkla" kapıya bacaya fırlatmayın. Çünkü gerçekten alınacak gibi değiller. Elinizdeki külüstürün suyu çıkıncaya kadar idare edin.
Esen kalın...