300 Spartalı : Termofil Savaşı (M.Ö. 480)

Diğer bölümler ile alakasız konular buraya
Cevapla
Kullanıcı avatarı
trwe
Petabyte3
Petabyte3
Mesajlar: 7254
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Konum: Türkiye Cumhuriyeti

300 Spartalı : Termofil Savaşı (M.Ö. 480)

Mesaj gönderen trwe » 08 Mar 2019, 19:45

Savaşın Gelişim (Öncesi Ve Sonrası)

On yıl önce Maraton'da Yunanlılara yenilen Persler, on yıllık bir aradan sonra yarım bıraktıkları işi tamamlamak üzere Yunan ana karasına dönmeye hazırlanıyorlardı. Babası Darcios'un yaptığı hataya düşmek istemeyen Pers Kralı Kserkses, o zamana değin görülmüş en devasa ordu için sefer hazırlıklarını başlattı. Bu amaçla Pers ordusu Anadolu topraklarını kullanarak Çanakkale üzerinden karşı kıyı olan Abidos'a geçti.

M.Ö. 5. Yüzyılda Pers İmparatorluğu'nun Sınırları ve Yunan Coğrafyası...

Resim

Pers ordusunun istila amacıyla toprakları üzerine geldiğini öğrenen Yunan toplumu büyük bir panik içerisinde kaldı. O zamana değin kendi içlerinde ittifak kurmakta zorlanan Yunan şehir devletleri Pers tehlikesini bertaraf edebilme gayesiyle ortak bir savunma konsepti oluşturma çalışmalarına başladı. Dönemin en güçlü şehir devleti olan Atina'nın zayıf bir konumda bulunması, diğer şehir devletlerinin bazı dinsel ve sosyal sebepleri bahane ederek belirli sayılarda asker göndermesi gibi unsurlar tüm yükü en eğitimli ve elit askerlere sahip olan Spartalıların üzerine yükledi. Gerçi Spartalılar da çok cüzzi sayıdaki bir birliği gönderebilme durumundaydı; zira Sparta toplumunda köle konumundaki Helotlar ezici çoğunluktaydı ve her an isyana kalkışma potansiyeline sahiptiler. Bunun yanında, olayın Carneia festivaline denk gelmesi de batıl inançları yüksek olan ve festival süresince savaşa asker gönderilmesini uğursuzluk addeden Sparta toplumunun koalisyon güçlerine az sayıda asker vermesine yol açtı. Sparta'nın iki eş kralından biri olan Leonidas ve kendisinin seçtiği 300 seçkin Spartalı asker Pers askerlerine mukavemet etmek üzere yola çıktı. Yunan koalisyon ordusunun belkemiğini Spartalılar oluştursa da Arcadialılar, Corinthialılar ve Thespialılar gibi müttefiklerden de 1000-1200 civarındaki asker yolda onlara katıldı.

Pers İmparatorluğu Ordularının Termofil Savaşı Öncesinde Kullandığı Güzergâh...

Resim

Sparta toplumu 3 gruptan oluşuyordu: Spartiate (vatandaşlar), Perioeciler (vatandaş olmayan ama orduda savaşan özgür kişiler), toplumun büyük kesimini oluşturan köleleştirilmiş Helot'lar. Toplum acımasız ve verimsiz bir yapıya sahipti. Çok elit ama az sayıda asker yetişiyordu. 6 yaşına kadar ailelerinin yanında kalan çocuklar bu yaştan sonra askeri disipline yavaş yavaş alıştırılmak üzere devletçe alınır ve ilerleyen yaşlarında eziyet verici şartlara dayanıklı olabilmeleri için bölge bölge dolaştırılırdı [Bu şartları kısaca; açlık-susuzluk-uykusuzluk-yorgunluğa dayanma‚ ayakkabısız yürüme‚ kış aylarında nehrin soğuk sularında yıkanma gibi tanımlayabiliriz]. 20 yaşına geldiğinde tam bir asker olarak hizmete başlar ve 60 yaşına kadar asker sayılırdı. Çok sert bir askeri disiplin yönetimi vardı.

Spartiateler ordunun merkezindeydi. Savaşta ve barışta silah arkadaşlarıyla birlikte kışlalarda yaşarlardı. Toplumun küçük bir kesimini oluşturmaktaydılar ve ihtiyaçlarını köle olan Helotlar karşılamaktaydı. Spartiate sayısının az, Helot sayısının çok olması Sparta askerlerini mevcut toplumsal düzenin devamını sağlayabilmeleri için her zaman eğitimli ve hazır olmaya itiyordu. Zira Helotlar her an isyan edebilirdi. Bu yüzden de Sparta askerleri toplum içerisinde terör estiriyordu. Dönem dönem Helotlara saldırarak onları cebren kontrol etmekteydiler.

Yunan toplumunda böyle bir hazırlık süreci yaşanırken Pers ordusu tüm ihtişamıyla yoluna devam ediyordu. Fakat sefer öncesinde babasının Maraton'da yaptığı hataları yapmama gayesiyle yola çıkan İmparator Kserkses benzer hataları kendisi de tekrarlıyordu. Bu meyanda yapılan en önemli stratejik hata lojistik gereksinimleri net bir biçimde hesaplayamamalarıydı. Kserkses ezici bir insan ve ekipman gücünün Yunan devletlerini kolayca teslim alabileceğini düşünmekteydi. Bu nedenle hesapsız biçimde insan toplamaya başladı. Üstelik bunlar sadece askerlerden oluşmuyordu; asker olmayan bir takım kişiler de ordu ile beraber sefere katılmıştı. Tarihçi Heredot, Pers ordusunun sayısını 1,7 milyon gibi abartılı bir rakam olarak verirken, Pers kaynakları 800 000 gibi bir rakamdan bahsetmektedir. Bu iki sayının da gerçek dışı olduğunu söyleyebiliriz. Zira Büyük İskender Asya seferinde 50 000 kişiyi intikal ettirmekte bile zorlanmıştır. Eğer lojistik yardım için kullanılan gemilerdeki insanları da hesaba katarsak Pers ordusunun sayıca 170 000 ila 300 000 kişi arasındaki bir güçle hesaba çıktığını söyleyebiliriz.

Pers deniz gücü, ikmal gemileriyle onları koruyan savaş gemilerinden oluşmaktaydı. İkmalin kolayca sağlanabilmesi için gemiler sahil boyunca ilerletilmişti. Tabii donanma ile kara ordusu arasında grift bir ilişki de vardı. Çünkü kara ordusunun intikali sırasında donanma koruma ve kollama işlevini icra ederken donanma da ihtiyaçlarını karşılamada kara ordusu tarafından korunmaktaydı. Çok sayıda kürekçi taşıyan gemilerde yüklü miktarda erzak bulundurmak mümkün olmuyordu. Kürekçilerin kapladığı geniş alan fazla miktarda erzağın yüklenmesine izin vermediği için gemiler sürekli biçimde kıyıya yanaşıp yiyecek - içecek temin ediyordu.

Karadaki lojistik ihtiyaçların rahatça temini amacıyla ordunun geçeceği güzergâhta ikmal merkezleri hazırlanmış, yol üzerindeki şehirlerin halklarına ordunun ihtiyaç duyduğu şeylerin tedarikine yardım etmeleri emredilmişti. Kserkses sefere hasat mevsiminde çıkarak son hasattan istifade etmeyi de planlamıştı. Heredot'un belirttiğine göre Pers ordusu Hellespont'u inşa edilen iki köprü vasıtasıyla geçmiş, ordunun büyüklüğünden ötürü geçiş 7 gün 7 gece sürmüştü.

Öte yandan, Pers ordusuna ait gemiler Yunan topraklarına doğru ilerlerken Sepios Burnu civarında büyük bir fırtınaya yakalandılar. Bu fırtınayı Artemisum'da meydana gelen bir dizi kısır ve sonuçsuz deniz savaşı izledi. Fırtına ve deniz savaşları Persleri yolundan alıkoyamadı ancak kantite açısından sıkıntıya soktu. Savaş dışı kalan gemiler nedeniyle sayıca azalan donanma ne deniz hakimiyeti hususunda ne de denizden ikmal anlamında eskisi kadar güven vermiyordu. Ordunun ikmali giderek zorlaşmaya başlamıştı.

Pers ordusu 10'luk sistem (Dathapati / manga) temelinde, 100'lük (Thatapati / bölük) - 1000'lik (Hazarapati / tabur) ve 10 000'lik (Baivarapati / tümen) tümenlere kadar uzayan bir biçimde yapılandırılmıştı. En büyük askeri birimler 6 şar tümenden mürekkep kolordulardı. Heredot 29 tane Pers ordusunun bulunduğunu ve bunun 6 tanesinin çoğunluğunu Med askerlerinin oluşturduğu ağır piyade sınıfı olduğunu belirtmektedir. Ağır piyadeler zırh giyer, mızrak - yay - kılıç ve sopa taşırdı. Sadece ön saftakiler kalkan kullanıyordu.

Savaşın Kaderini Değiştiren HAİN Ephialtes.....

Kserkses tam umutlarını kaybetmeye başlamışken, vaadettiği ödülün peşindeki Ephialtes ismindeki bir Yunanlı Pers ordusuna dağdaki bir geçitin yerini gösterme önerisinde bulundu. Pers ordusu komutanı Hydarnes, Ephialtes'in kendilerine gösterdiği geçiti kullanarak dağ patikası üzerinden askerleriyle birlikte Yunanlıların arkasına çıktı. Ordusu ikiye bölünen ve kuşatılan Leonidas, Spartalı - Thespialı ve Thebesli askerler ile geçitte kalmaya devam etti. Kuşatıldıkları için neredeyse hiçbir şansları kalmayan Spartalıların müttefikleri canlarının bağışlanması vaadiyle geri çekildiler. Fakat Sparta askerleri cesurca savaşarak son adama kadar direndiler. Kendilerine avantaj sağlayan uzun mızrakları kırılınca kılıçlarıyla savaştılar. Ki, kılıçla bile Pers askerlerine karşı üstündüler. Nihayetinde sayısal çoğunluk ağır bastı ve Persler Termofil civarındaki Spartalıları teker teker öldürmeyi başardı. Leonidas'ın vücudu Persliler tarafından ele geçirildi. Heredot'un bildirdiğine göre Leonidas'ın kafası Kserkses'in emriyle kesilmiş ve vücudunun diğer kısmı da çarmıha gerilmişti.

Spartalıların direnişi ortadan kalkınca Pers ordusu halkın büyük bir bölümü kaçtığı için az sayıda insan tarafından savunulan Atina ve Acropolis'i kolayca ele geçirdi.

Fakat Yunan topraklarının tamamıyla kontrolü kolay değildi. Perslerin en zayıf noktasını donanmaları olarak tespit eden Atina'lı komutan Themistocles elde kalan Pers filosunu Salamis'teki dar bir boğaza çekerek Kserkses'in gözleri önünde tarumar etti. Böylelikle ikmal kaynaklarından yoksun kalan Persler geri çekilmeye zorlanıyordu...

Termofil Savaşı'nın Gerçekleştiği Coğrafya: Günümüzdeki Görünüm...

Resim
Resim

STRATEJİ - TAKTİK:

Termofil Savaşı´nda Persler üstün asker sayılarına rağmen lojistik olarak bu üstünlüklerini destekleyememiştir. Kalabalık Pers ordusunda yalnızca askerler yoktu; askerlerle beraber gelen hizmetkarlar‚ cariyeler vs. de bulunuyordu. Örneğin; Ölümsüzler kendi özel arabalarında taşınıyor‚ farklı hayvanların taşıması icap eden giyecek-yiyecek-özel eşyalar savaş alanına götürülüyordu. Ordunun geçeceği güzergâhın üzerine ikmal merkezleri yapılmasına rağmen bu keşmekeş içerisinde sıkıntı yaşanıyordu. Ayrıca Heredot'un bize aktardığına göre, lojistik-ikmal ile görevli gemiler kıyıya yaklaştığında ortaya çıkan büyük bir fırtına gemilerin bir bölümünü kullanışsız hale getirdi. Böylece karadan ilerleyen piyade ve süvariler olumsuz etkilendi.


Öte yandan‚ savaş denizde de devam ediyordu. Yunan koalisyonu aynı taktiği denizde de uyguladı. Persleri sığ ve dar bir boğaza çekmeyi başaran Yunan donanması oldukça etkili hücumlarda bulundu. Heredot'un verdiği rakamlara göre 350 Pers‚ 380 de Yunan savaş gemisi deniz savaşına katıldı. Gemiler birbirlerine iyice yaklaştığında ağır zırhlı üstün Yunan Hoplitleri Persleri perişan etti; zira Pers askerlerinin ekseriyeti yüzme bilmiyordu. Savaşta 200 kadar Pers gemisi zâyi olmuşken‚ Yunanlılarda bu sayı 40 kadardı.

Deniz savaşlarının akabinde Persler bir dizi saldırıda daha bulunmuşlarsa da‚ gerek kış aylarının bastırması gerekse gıda sıkıntısı ve dizanteri gibi hastalıkların ortaya çıkmasıyla Pers ordusu yenilgiyi kabullendi.


Termofil Savaşı'nı savaş stratejileri bağlamında incelediğimizde Kserkses'in dolaylı tutum stratejisine (*) aykırı hareket ederek diğer dinamikleri hesaba katmadan salt sayı üstünlüğüne güvenip düşmanı savaş alanında ağır biçimde yenmeye yönelik bir anlayışı benimsemesi büyük bir dezavantaj oluşturmuştur. Zira gerek Yunanlıların bölgenin coğrafi yapısından iyi yararlanmaları gerekse devasa Pers ordusunun kullanabileceği sınırlı opsiyonları önceden tahmin edebilmeleri Perslerin üstünlüklerini ortadan kaldırmıştır. Muhtemeldir ki, eğer Yunan toplumu içinde menfaat çatışmaları yaşanmasaydı Yunanlılar gayet iyi bildikleri o coğrafyada birbiri ardına kurdukları tuzak ve tahkimatlarla sayıca üstün Pers ordusunu Termofil'in güneyine hiçbir biçimde geçirmeyebilecekti.


(*) Dolaylı Tutum Stratejisi: Düşmanın ana kuvvetlerini salt askeri hamlelerle savaş alanında kesin biçimde imhasını amaçlayan geleneksel savaş stratejisinden farklı olarak, düşmanın fizik ve psikolojik dengesinin bozup, savaşma kararlılık ve gücünün kırılmasını öngören stratejidir. Bu strateji de asıl unsur düşmanın önceden yürüteceği tahminler neticesinde alacağı bazı tedbirleri bertaraf etmektir. Hazırlık yapması engellenen ya da yeterli hazırlık yapamadan yakalan hasmın gösteceği direnç doğal olarak daha zayıf olacaktır.

Kaynak: http://dunyaharptarihi.blogspot.com

Youtube Videosu:


TRWE_2012
TRWE_2016
FEDAKARLIK OLMADAN ZAFER OLMAZ....!
-----------------------------
LINUXMASTER 2018
ZAFER'E GİDEN YOL,FEDAKARLIKTAN GEÇER...!
-----------------------------
BATTALGAZİ 2023
Heaven to My Friend, Hell to My Enemy ....!



Cevapla