Microsoftun Tuvaletlerini mi Tercih edersin, Uluslar arası çalışmayı mı?
Gönderilme zamanı: 27 Eki 2018, 15:13
Bugün forumdan arkadaşlarla ve aslında @velociraptor ile sohbet ederken, aklıma geldi anlatayım dedim.
Mesele, "ofis bilmeyeni dünyanın hiçbir yerinde işe almıyolar"
Bu hikayenin gerçekten yaşandığı söyleniyor ve güya Amerika'da geçmiş. İnternetten daha sağlıklı paylaşım yapabilirdim ama KOPYALA-YAPIŞTIR yapmayı pek sevmiyorum o yüzden aklımda kaldığı kadarıyla anlatacağım. Yorum sizin :D
Bir zaman amerikanın bir şehrinde, fakir bir adamcağız iş aramaktaydı ve nihayet bir şirkette "temizlik işçisi olarak" daha doğrusu "tuvaletleri temizlemek" için iş görüşmesine çağırıldı. Onu çağıran şirket MİCROSOFT'un ta kendisiydi ve mülakat sırası kendisine geldiğinde adamı içeri aldılar. Kendisiyle konuştular. Adamın konuşmasına bakarak bu biraz "pis işi" yapabileceğine karar verdiler. Fakat tam son anda adama bir soruyu sormayı unuttuklarını farkederek sordular:
-Peki bilgisayar kullanmayı biliyor musunuz? Ofis programı falan?
Adamcağız yutkundu ve:
-Hayır, dedi.
Aaaa, öyle olmaz ama alamayız bilgisayar bilmeyeni deyince adam da
-İyi de sayın müdürüm, ben helaları temizleyeceğim, bilgisayarla işim ne ki? diye sordu. İşe alımdan sorumlu personel müdürü:
-Tamam haklı olabilirsiniz ama burası dünyaca ünlü microsoft şirketi. Şirketimizin ne yaptığını biliyor musunuz bayım? tüm dünyaya yazılım üretip satıyor ve bu konuda lider kuruluşlardan biridir. Dolayısıyla şirketimizde bilgisayar bilmeyen bir çalışanın bulunması asla kabul edilemez...
Adam ne yaptı ne ettiyse kabul edilmez ve üzülerek microsoft binasından ayrılır. Caddede üzgün üzgün giderken, cebindeki birkaç sent ile "bari eve götüreyim evde yerim" diye düşünerek biraz kiraz alır. Evin yolunu tutar. Yolda giderken bir adam otomobili ile adamın yanında durur ve adamı duruşundan dolayı satıcı zannederek: "hey! kirazları kaça satıyorsun?" diye sorar. Adamın kafasında bir yıldız çakar ve 2 sente aldığı kirazı otomobildeki adama 4 sente satar. Daha sonra yine kiraz aldığı manava giderek yine biraz kiraz alır. Gün sonuna doğru bu durumu tekrarlar ve gün sonunda evine döndüğünde cebinde 10Doları ile çok mutludur. Artık kararını vermiştir.
Adam bu işi aylarca sürdürür. Giderek büyütüp küçük seyyar tezgahta falan da satar. Gel zaman git zaman iş o kadar büyür ki, kirazları satın aldığı manava para yatırarak ortak olur. Birkaç yıl son derece iyi para kazanır. Zamanla manav dükkanını komple satın alır. Böyle böyle o bloktaki tüm manavlara sahip olur.
Yıllar sonra adam artık çok zengin olmuş, uluslararası meyve sebze ithalatı yapan bir firmanın patronu olmuştur!
Birgün iş anlaşması yapmak üzere bir iş adamın iş yerinde ağırlar. Gerekli anlaşma metinleri hazırlanmış herşey ayarlanmıştır. Herkes imzasını atar. Bu adam da atar. Kiraz zengini bu adamın ortağı, işin niteliği gereği kirazcının e-mail adresini ister. Kirazcı:
-O ne lan? benim emailim memailim falan yok valla, gibisinden cevap verir. Ortağı şoka girmiştir.
-Nası yaaa... e-mail yok mu şimdi? der.
-Yok, doğrusunu istersen bilgisayar bilgim de yok.
Ortak bu duruma bir kez daha şaşırır ve gram bilişimden anlamadan işlerini nasıl yürüttüğünü, nasıl bu kadar zengin olduğunu sorar. Kiraz adam cevap verir:
-Dostum... Ben bilgisayar biliyor olsaydım, bugün microsoftun tuvaletlerini temizliyor olurdum...
Yorum sizin artıkın :D
Mesele, "ofis bilmeyeni dünyanın hiçbir yerinde işe almıyolar"
Bu hikayenin gerçekten yaşandığı söyleniyor ve güya Amerika'da geçmiş. İnternetten daha sağlıklı paylaşım yapabilirdim ama KOPYALA-YAPIŞTIR yapmayı pek sevmiyorum o yüzden aklımda kaldığı kadarıyla anlatacağım. Yorum sizin :D
Bir zaman amerikanın bir şehrinde, fakir bir adamcağız iş aramaktaydı ve nihayet bir şirkette "temizlik işçisi olarak" daha doğrusu "tuvaletleri temizlemek" için iş görüşmesine çağırıldı. Onu çağıran şirket MİCROSOFT'un ta kendisiydi ve mülakat sırası kendisine geldiğinde adamı içeri aldılar. Kendisiyle konuştular. Adamın konuşmasına bakarak bu biraz "pis işi" yapabileceğine karar verdiler. Fakat tam son anda adama bir soruyu sormayı unuttuklarını farkederek sordular:
-Peki bilgisayar kullanmayı biliyor musunuz? Ofis programı falan?
Adamcağız yutkundu ve:
-Hayır, dedi.
Aaaa, öyle olmaz ama alamayız bilgisayar bilmeyeni deyince adam da
-İyi de sayın müdürüm, ben helaları temizleyeceğim, bilgisayarla işim ne ki? diye sordu. İşe alımdan sorumlu personel müdürü:
-Tamam haklı olabilirsiniz ama burası dünyaca ünlü microsoft şirketi. Şirketimizin ne yaptığını biliyor musunuz bayım? tüm dünyaya yazılım üretip satıyor ve bu konuda lider kuruluşlardan biridir. Dolayısıyla şirketimizde bilgisayar bilmeyen bir çalışanın bulunması asla kabul edilemez...
Adam ne yaptı ne ettiyse kabul edilmez ve üzülerek microsoft binasından ayrılır. Caddede üzgün üzgün giderken, cebindeki birkaç sent ile "bari eve götüreyim evde yerim" diye düşünerek biraz kiraz alır. Evin yolunu tutar. Yolda giderken bir adam otomobili ile adamın yanında durur ve adamı duruşundan dolayı satıcı zannederek: "hey! kirazları kaça satıyorsun?" diye sorar. Adamın kafasında bir yıldız çakar ve 2 sente aldığı kirazı otomobildeki adama 4 sente satar. Daha sonra yine kiraz aldığı manava giderek yine biraz kiraz alır. Gün sonuna doğru bu durumu tekrarlar ve gün sonunda evine döndüğünde cebinde 10Doları ile çok mutludur. Artık kararını vermiştir.
Adam bu işi aylarca sürdürür. Giderek büyütüp küçük seyyar tezgahta falan da satar. Gel zaman git zaman iş o kadar büyür ki, kirazları satın aldığı manava para yatırarak ortak olur. Birkaç yıl son derece iyi para kazanır. Zamanla manav dükkanını komple satın alır. Böyle böyle o bloktaki tüm manavlara sahip olur.
Yıllar sonra adam artık çok zengin olmuş, uluslararası meyve sebze ithalatı yapan bir firmanın patronu olmuştur!
Birgün iş anlaşması yapmak üzere bir iş adamın iş yerinde ağırlar. Gerekli anlaşma metinleri hazırlanmış herşey ayarlanmıştır. Herkes imzasını atar. Bu adam da atar. Kiraz zengini bu adamın ortağı, işin niteliği gereği kirazcının e-mail adresini ister. Kirazcı:
-O ne lan? benim emailim memailim falan yok valla, gibisinden cevap verir. Ortağı şoka girmiştir.
-Nası yaaa... e-mail yok mu şimdi? der.
-Yok, doğrusunu istersen bilgisayar bilgim de yok.
Ortak bu duruma bir kez daha şaşırır ve gram bilişimden anlamadan işlerini nasıl yürüttüğünü, nasıl bu kadar zengin olduğunu sorar. Kiraz adam cevap verir:
-Dostum... Ben bilgisayar biliyor olsaydım, bugün microsoftun tuvaletlerini temizliyor olurdum...
Yorum sizin artıkın :D