Kolon Kanserine Yakalanmış Kadının Hazin Sonu...!

Diğer bölümler ile alakasız konular buraya
Cevapla
Kullanıcı avatarı
trwe
Terabyte3
Terabyte3
Mesajlar: 4602
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Konum: Düzce/Akçakoca

Kolon Kanserine Yakalanmış Kadının Hazin Sonu...!

Mesaj gönderen trwe » 30 Haz 2018, 21:09

Merhabalar

Bu yazıyı buraya aktarmadaki amacım,

1.Şuan bir yakınım son günlerini yaşıyor.Yola girdi....Ve biz ailesi ve yakınları ise bu durum karşısında çaresiz ve umutsuz bir şekilde bekliyoruz.İnsan ne kadar aciz ve ne kadar zavallı....Küçük bir bağırsak tümörü canını alabiliyor.

2.Bu rahatsızlığa dikkat çekmek....
öleceği belliydi. kolon kanseri teşhisi, son evre; metastazları vardı. karın zarı, karaciğerine yayılmıştı. ameliyatla karın zarı tamamen alındı; doktor, elinden geldiği kadar almaya çalıştı kolondaki tümörleri ama yeterli değildi elbet. ardından 1.5 sene kemoterapi. o her kemoterapi dönüşü evdeki hüzün ama her daim güçlü bir kadın. kusarken bile gururundan vazgeçmeyecek türde güçlü bir kadındı o. tabii, herkes bekliyor ki iyileşecek, eskisi gibi olacak her şey. sonuçlar iyi çıkıyor bir ara, bayram sevinci yaşanıyor evde. doktor kontrolüne büyük bir mutlulukla gidiyor eşiyle. ardından doktor kızıyor:"senin karın ölecek. ben sadece onun ömrünü uzatmaya çalışıyorum. kurtulma şansı yok." herkesin suratı düşüyor ama bir çocuk var evde. üzüntülerini saklamaya çalışsalar da beceremiyorlar. kapıdan içeri girer girmez anlamıştı ki zaten o da; saf değil. "ne oldu?" diye sorsa da sessiz kalıyorlar. herkes farklı odalarda ağlıyor. anne, hastalandıktan sonra yerleştiği odada; baba, sigara içme bahanesiyle çıktığı balkonda; çocuk ise banyoda. süreç ilerliyor, bir an geliyor ki artık ilacı da kesiliyor; iyileşme umudu hiç kalmadı.

haziran ortası
bu sefer başka bir süreç başlıyor. evdeki herkesin doktor kesileceği türden bir süreç. kadının karnında sıvı birikiyor; karaciğerin sebep olduğu düşünülüyor. karaciğeri artık görevini yerine getiremiyor. karnı hamile gibi şişip baskı yaptıkça hastane acillerinde sıvısını çektirmeye gidiyorlar. ilk başta x günde 1 iken; günde 1 oluyor; ardından saatler içerisinde. tek çare; kateter takılması. kateter takıldıktan sonra evde dolan poşeti takip etme görevi başlıyor. şişe şişe* sıvı dökülüyor tuvalete.

yürüyemiyor.* iştahtan kesiliyor. hastaneden protein takviyesi; bir içecek, bir toz. tozu bir kere kullandıktan sonra nefret etse de içeceği az da olsa içmeye çalışıyor. bu sırada tekerli sandalye almak zorunda kalıyorlar çünkü tuvalete gidip gelirken yürüyebilecek gücü dahi yok. her daim zayıf bir insan olmuştu kadın; 55 kilo 168 boy. kemoterapi sürecinde 65 kiloyu görse bile zayıftı; bedenine ekleme gibi duran kocaman bir karnı vardı sadece.

13 temmuz
karnım ağrıyor şikayeti üzerine hastanın suyunu almaya çalışan eş alamıyor.* önceki seferlerde 2 litre alınırken gün geçtikçe düştü; 1.3 litre alındıktan sonra alınamamaya başladı. suya çok hasret. karpuz istiyor, içinin yandığından şikayetçi. karnında ağrı var.

14 temmuz
akşama doğru ağrısı artınca su çekilmeye çalışılsa da gelmeyince komşuya* sordular. tıkanabileceğini, enfeksiyon riskinden korktuğu için şu an bir şey yapamayacağını şimdilik idare edebilecek metotlar uygulanabileceğini söyledi. kadını öksürttü, göbeğine ve bacaklarının altına yastık koydu. kendi deyimiyle "yer çekimi gücünden yararlanmak" için böyle bir yol izledi. tabii o sırada eşi nöbetçi eczane bulma derdindeydi. serum fizyolojik(250 ml) ve 50 cc'lik enjektör alıp geldi. 900 cc su çekebildiler anca.

15 temmuz
sabah 09:30'da ağrıları bacaklarına vurdu. sesini duyuramadığı için ailesinin aldığı zili çaldı. eşi anında gelip balkona çıkardı, bacaklarını ovdu. her geçen gün kilo kaybediyor. yüzü çöktü.

17 temmuz
karnındaki asitin koyulaştığı artık tespit edildi. serum fizyolojikten 100 cc verildi. kateterde tıkanıklık yok. torbaya da zar zor 100 cc gelebildi. morfin bandı yüzünden artık gözleri boş ve anlamsız bakıyor. yatarken göz kapakları tam örtünmüyor.

18 temmuz
dünkü asit olayından sonra eşi hastaneye gidip doktoruna sordu. sayılı günü kaldığını, 1 ay daha ömrünün uzatılmasının ona işkence olacağını söylemiş.

19-20 temmuz
bugün iyiydi ve ağrısı olmadı.(en azından belli etmedi)

21 temmuz
derisi incelmeye, yaralar açılmaya başladı.
sol ve sağ elinin yanlarında kızarıklıklar var. karbonatlı su ile silindikten sonra krem sürüldü.

22 temmuz
kızına sorduğu "sabah öpücüğüm nerede?" sorusu ile sabah öpücüğünü aldı; gülerek "ohh" dedi. kızına "ben her zaman senin yanında olacağım. gökyüzünde en parlak yıldızı görürsen o benim işte" dedi.* (o küçük çocuk büyüse de hala inanıyor ve geceyi bu yüzden seviyor.) cimriliğine laf edip öğütlerde bulundu.

7 ağustos
bugün mamadan kesildi. yiyemiyor. çıkarmaya başladı. doktor, böyle giderse en fazla 15 gün ömrü kaldığını söyledi. mahallenin iğneci teyzesi ise 7. öyle bir şey ki gözünüzün önünde acı çeken birisi var ve herkes kısa zamanda ölmesini diliyor artık.

9 ağustos
elindeki kızarıklıklar geçti. sıcaktan olacak ki karbonatlı su ile geçebildi. ama şimdi elleri soyulmaya başladı. bugün altına yaptı. karnında yaralar açıldığını söylüyor. etleri ağrıyor. morfin bant sayısı:3, 25x3=75 mg/h

10 ağustos
evde kardeşleri olsa bile ya kızının ya eşinin muhakkak yanında olmasını istiyor. yalnız başına ölmekten korkuyor.

17 ağustos
bugün öğlen 13:00-13:30 arasında beyin ölümü gerçekleşti. nasıl anlaşıldı? gözleri kırmızıya dönük bir şekilde dilini istemsizce çıkarıp duran birini düşünün. ölmeden birkaç saat önce yatağına yatırdılar. ölüm, bir nefesmiş. derin bir iç çekiş gibi ciğerlerden gelen ses ve öldü.

kanser hastasının yaşadığını, ailesi dahil kimse anlayamaz lakin ailesi yine de bu sürece dahil olduğu için en yakın şahittir aslında. "kanserden öldü" demek kolay olsa da yukarıda okuduğunuz sürecin uzunluğunu ve acısını az da olsa göstermek istedim. doktor zamanında annemin öleceğini babama söylediğinde çok sinirlenmiştim. ama şimdi anlıyorum ki bu aslında bizi sürece hazırlamak için söylenmiş değerli sözlerdi. onun sayesinde belki de ayakta kalabildik, soğukkanlı durabildik. kısacası, zamanında o çocuk bendim ve her gün için günlük tutardım; yukarıdakiler benim, annemin ve babamın yaşadıklarımızın sadece bir kısmıdır.
Kaynak Site:

https://eksisozluk.com/kanser-hastasini ... i--5453045

TRWE_2012
TRWE_2016
FEDAKARLIK OLMADAN ZAFER OLMAZ....!



Kullanıcı avatarı
velociraptor
Yottabyte3
Yottabyte3
Mesajlar: 28200
Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
cinsiyet: Erkek

Re: Kolon Kanserine Yakalanmış Kadının Hazin Sonu...!

Mesaj gönderen velociraptor » 30 Haz 2018, 21:15

Çok büyük geçmiş olsun
Knowledge determines destiny, And ye shall know the Truth and the Truth shall make you free

Kullanıcı avatarı
trwe
Terabyte3
Terabyte3
Mesajlar: 4602
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Konum: Düzce/Akçakoca

Re: Kolon Kanserine Yakalanmış Kadının Hazin Sonu...!

Mesaj gönderen trwe » 30 Haz 2018, 21:22

velociraptor yazdı:
30 Haz 2018, 21:15
Çok büyük geçmiş olsun
Dostlar sağ olsun..... :cry: :cry:
TRWE_2016
FEDAKARLIK OLMADAN ZAFER OLMAZ....!

Cevapla