Atatürk'ün gizli kalan röpörtajı..

Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili bilgi paylasim forumudur
Cevapla
Kullanıcı avatarı
y@semin
Kilobyte2
Kilobyte2
Mesajlar: 330
Kayıt: 23 Ağu 2007, 00:37
Konum: İst.

Atatürk'ün gizli kalan röpörtajı..

Mesaj gönderen y@semin » 30 Ağu 2007, 18:34

Aktüel dergisi, Atatürk'ün 1918'de çıkardıgı Minber gazetesindeki bir röportajını yayınladı.

Resim

Atatürk: Siyaseti ilgililer yapmalı

Yeni Aktüel dergisi Atatürk'ün ordu-siyaset iliskisine bakısını ortaya çıkardı. Asker Mustafa Kemal, Mondros'un ardından bir gazeteciye üstteki yanıtı veriyor..

Atatürk'ün ilk gazetesi Minber'deki yazılar, 89 yıl sonra Erzincan Üniversitesi ögretim üyesi Yard. Doç. Erol Kaya tarafından kitap haline getirildi. Minber'de 19 Kasım 1918'de yayımlanan röportajın Yeni Aktüel'de günümüz Türkçesi ile yayımlandıgı röportajın tam metni söyle: Üç gün önce son görevi olan Yıldırım Orduları Grubu Kumandanlıgı'nı bırakarak İstanbul'a gelen Fahri Yaver Mustafa Kemal Pasa Hazretleriyle bir görüsme yapması için bir muhabirimizi Pasa'nın nezdine gönderdik. Osmanlı Devleti tarafından mütareke yapılması üzerine, mütareke sartlarının uygulanma biçimleri hakkında merkezle görüsmelerde bulunmak üzere İstanbul'a gelmis ise de, Yıldırım Ordular Grubu'nun kaldırılması ile görevi sona ermistir. Mustafa Kemal Pasa'nın muhabirimiz ile yaptıgı kıymetli görüsme asagıdadır:

MİNBER'DEN...
Siyasi durumumuz hakkındaki görüslerinizi ögrenebilir miyim? - Ben siyasetle yalnız 329 senesinde Sofya ve aynı zamanda Belgrat ve Çetine atasemiliterlikleri görevinde bulundugum bir sene içerisinde ilgilendim ve ilgilenme amacım da siyasi olmayıp askeri-siyasi bir durum idi. Bu ilgim dısında bütün hayatım Trablusgarb'da, Balkan Savasları'nda savas meydanlarında askerlikle geçmistir. Her ne kadar kendimde ordulardan, muharebelerden ve askeri hususlardan bahsetmek için kuvvetli bir selahiyet görüyorsam da siyasetten bahsetmek hususunu ilgililere bırakmayı uygun buluyorum. Ancak bu sözlerimle, aziz vatanımızın ve bahtsız milletimizin kurtulus ve menfaatine yönelik olarak, içinde bulundugumuz dönemin farklı safhalarında ilgisiz kaldıgımı söylemek istemiyorum. Bu konuda farklı dönemlere ait düsüncelerimin ve bu düsüncelerin gerektirdigi arastırmaların bir özetini ve sonucunu ifade etmem gerekirse diyebilirim ki; ben en iyi siyasetin her anlamda en kuvvetli olmak olduguna inanırım. En kuvvetli olmak tabirinden kastım, yalnızca silah olarak kuvvetli olmak anlasılmamalı. Aksine, asker olmama ragmen diyebilirim ki, silah kuvveti, kuvvetler degerlendirmesini meydana getiren unsurların sonuncusudur. Benim kastettigim; manen, ilmen, fennen, ahlâken kuvvetli olmaktır. Çünkü bu saydıgım hususlardan mahrum olan bir milletin bütün fertlerinin en son silahlarla donanmıs oldugunu kabul etsek bile, kuvvetli oldugunu kabul etmek dogru olmaz. Bugünkü insanlık alemi içinde mevki sahibi olabilmek için elbette sadece silah kuvvetine sahip olmak yeterli degildir. Benim düsünceme göre, kuvvetli bir ordu dendigi zaman anlasılması gereken manâ, her ferdi, özellikle subayı ve kumandanı, fen ilmi ve medeni alemin gereklerine göre yetismis ve bunlara göre düsünce ve hareketlerini uygulayan ordudur. Yüksek ahlâkta bir heyettir. süphesiz ki tek amacı, vazifesi, düsüncesi ve hazırlıgı vatanı savunmak olan bu heyet, memleketin siyasetini idare edenlerin verecekleri karara göre faaliyete geçer. Ordulara komuta etmis bir asker sıfatıyla bu nokta-i nazardan siyasetle temas etmis olabilirim. Memleketi ve milleti çok iyi tanıyan ve muhtaç oldugu ilerlemeye kavusması için huzur ve sükun içinde, fakat hürriyet ve istiklali korunmus bir durumda çok çalısmak gerektigine inanmıs biri olarak, bu düsüncelerimi karsılayacak, yani bize huzur ve sükûn verecek iliskilere ve dostluklara ciddi anlamda taraftarım.
-İngilizlerle ilgili düsünceleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? - Bu savasta İngilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karsı karsıya gelip savastım. Ben gerek bu cephelerde ve gerekse daha önce bahsettigim cephelerde sürekli vatanın müdafaasından ibaret bir görev yaptım. Bununla birlikte kalbimde nefret ve düsmanlık düsünceleri yer bulmamıstır. Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bagımsızlıgına hürmet ve saygı gösterdikleri takdirde yalnız benim için degil bütün Osmanlı milleti için İngilizlerden daha hayırlı bir dost olmayacagı kanaati tabiidir.
-Memlekette en son meydana gelen fikir hareketlerini nasıl buluyorsunuz? - Savas meydanlarından İstanbul'a döneli iki gündür. Karargâhımın bulundugu Adana'da fikir hareketlerini incelemeye vakit bulamadım. Bunun için henüz bu konuda bir sey söyleyemem


ALINTIDIR..



Kullanıcı avatarı
yazgüneşi
Kilobyte4
Kilobyte4
Mesajlar: 677
Kayıt: 13 Şub 2007, 08:56
Konum: Arizona/Finiks

Mesaj gönderen yazgüneşi » 31 Ağu 2007, 11:32

paylasımın için sag ol

Cevapla