Hava Kirleticilerin Etkileri(Gazlar)

Diğer bölümler ile alakasız konular buraya
Cevapla
Kullanıcı avatarı
trwe
Terabyte3
Terabyte3
Mesajlar: 4939
Kayıt: 25 Eyl 2013, 13:38
cinsiyet: Erkek
Konum: Düzce/Akçakoca

Hava Kirleticilerin Etkileri(Gazlar)

Mesaj gönderen trwe » 24 Kas 2013, 07:20

Hava Kirleticilerin Etkileri(Gazlar)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hava kirliliğinin etkileri, teknolojik gelişmeler ve fasıl yakıt kullanımı hızlanmıştır.

Havaya karışan kirleticilerin kaynaklarıyla, kaybolup gittikleri rezervuarları arasında izledikleri yol boyunca çeşitli alıcılar, hava kirlenmesinin etkisinde kalırlar. Eğer alıcı bir insansa ve havadaki kirletici madde derişimi yüksekse, gözlerinin yanıp, cildinin kirlenerek gözeneklerinin tıkandığını, soluk almada rahatsızlık hissiyle beraber akciğerlerini olumsuz sonuçların ortaya çıktığını fark eder. Yüksek konsantrasyonlarda akciğer solunum fonksiyonları geçici veya kalıcı olarak etkilenebilir, zehirlenmeler meydana gelebilir.

Kirliliğin etkileri, havadaki kirletici madde konsantrasyonlarına maruz kalma süreleri, ciğerlere çekilen hava miktarı ve yüksek kirlilik seviyelerinin zaman içindeki oluşum frekansına bağlı olarak değiştiği gibi, kişisel alışkanlıklar, yaşam yeri ve şekli, beslenme durumu ve bünyenin güçlü olup olmaması da etkilerin ciddiyetini azaltıp çoğaltır.

Kentsel hava kirlenmesi seviyeleriyle bronşit, astım, amfizem gibi akciğer rahatsızlıkları arasında doğrusal bir ilişki vardır.

Alıcı, insan yerine ekonomik değer taşıyan ağaçlar veya bitkiler ise, Kirleticilerin toprağı ve suları kirletmesiyle veya doğrudan hava kirleticilerinin etkisiyle yaprak ve meyve dökmeye başlar.

Kirlenme sürerse kurumalar başlar. Bitkiler hava kirlenmesiyle (üç şekilde etkilenir) Yaprak dokusunun eğilip bükülmesi. 2- Klorofil kaybından dolayı beyazlanmalar veya renklerdeki lekeler 3- Büyüme bozulmaları şeklinde etkilenir.

Alıcı, hayvan türleri ve eşya varlığı da olabilir. Hayvanlarla kronik zehirlenmeler daha çok arsenik, kurşun vb. içeren tozların üzerine çökeldiği otların yenmesiyle görülür.

Hava kirliliği, çevrenin bir parçası olan eşyalar üzerinde de olumsuz etki gösterir. Havada bulunan ortalama 0,3 mikron çapındaki ince toz tanecikleri eşyaların yüzeyine yapışarak bir süre sonra bunların rengini değiştirir veya Metal ve mermer yüzeylerde kükürt oksit miktarına bağlı paslanmalar görülür.

Aşırı miktarlarda atmosfere verilen karbondioksitin global ısınmayı arttırması, mevsim değişikliğine neden olması (sera etkisi) sonucunda eko sistem üzerinde olumsuz değişikliklerde hava kirliliğinin etkisidir.
Hava kirlenmesinin atmosfer üzerindeki diğer bir etkisi de stratosferin başladığı yükseklikte zenginleşmiş halde bulunan ozon varlığının ciddi biçimde azalıyor olmasıdır.

Hava kirlenmesinin görüş mesafesini nasıl düşürdüğünü açık havalı bir günde bir kente uzaktan bakarak izlemek mümkündür.

Nisbr nemin bazı kirleticilerle reaksiyona girerek asit karakter kazanması, canlılar, binalar ve sanat eseri üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.

Hava kirlenmesinin özellikle Kentsel kirleticiler olarak bilinen ve fosil yakıtlar ile motorlu taşıt ve araçlarından kaynaklanan kükürt dioksit, partiküller madde, Karbon monoksit azot oksit gibi kirleticilerin değerlendirilmesi gerekir.

Kükürt oksitler (SOX):

Havadaki kükürt oksitler (SOx) içerisinde en önemli pay kükürt dioksit (SO2) gazına aittir. (SO2) renksiz bir gaz olup, 3ppm’nin üstünde ise boğucu bir hisse yol açmaktadır. Atmosferde hızlı bir oksitlenmeye kükürt trioksit (SO3) ve sülfatlara dönüşür.
İ
nsanlar tarafından oluşturulan SO2 kömür ve fuel-oil’in doğal olarak yapısında bulunan kükürt bileşiklerinin yanmasıyla açığa çıkmaktadır. Dünya çapındaki temel kaynakları; endüstriyel ve evsel yakıtlar ve termik santrallerdir. Çok az miktarı dizel yakıtlı taşıt araçlarından kaynaklanmaktadır. SO2nin atmosferik konsantrasyonları genellikle evsel ısıtma amacıyla kömür kullanımının yaygın olduğu şehirde çok yüksektir. Şehirlerin merkezi bölgeleri ve endüstriyel alanlarının çevresinde SO2 konsantrasyonları yüksektir. Son 20-30 yıldır temiz yakıtların kullanılması ve temiz ısıtma tekniklerinin kullanılması ve temiz ısıtma tekniklerinin uygulanmasıyla konsantrasyonlarında bir azalma eğilimi gözlenmektedir.

SO2 nin insan sağlığıyla ilişkilendirilmesi çok sayıda araştırmaya konu olmuştur. SO2nin yüksek konsantrasyonları öksürük ve bunun sonucunda akciğer fonksiyonlarında değişime neden olarak solunum sisteminin tahribatına, solunum sistemi hastaları için öldürücü etkiye neden olmaktadır. Atmosferde bulunabilen SO2nin sağlık etkileri, partiküllerle beraber bir hava kirliliği indeksi kavramı içerisinde ele alınır. Değerlendirme sistemi ülkemizde kullanılmaktadır. Kükürt oksitler taş binalara teknolojik malzemeye bitkilere verdikleri zararla tanımlanırlar.

Örneğin, yağlı boyaların kuruma süresini arttırır ve boyanın ömrünü azaltırlar. Ayrıca kireç, mermer gibi yapı malzemelerini kısa sürede tahrip ederler. Ama yaptıkları en ciddi etki asit yağışlarıyla bitki örtüsünü ve ormanları tahrip etmeleridir. Hava kirliliği olayının içinde insanları korkutması gereken olaylardan biride asit yağmurlarıdır. Asitleşme: atmosferin içine SO2 ve NOx boşaltılmasıdır. (Sür. Ayhan, Sür. Özdoğan 1988)
Asit yağışı, SOx’lerin yanı sıra NOx molekülleriyle de meydana gelir ve suyla birleşince şiddetli asit oluşturan gaz kirleticilerin bulutlar içerisinde tutulup asit damlaları halinde yere inmesine verilen addır.

Yapılan çalışmalar ortalama olarak asit yağışlarının %70inin SO2, kalanının ise NOx gazları etkisiyle oluştuğunu göstermiştir. Asit yağışlarının özellikle yoğun endüstriyel-kentsel yerleşimlere sahip olan Avrupa’da büyük zararlara yol açtığı belirlenmiştir. Asit yağışlarının en önemli etkisi insan sağlığı üzerindedir. İki dolaylı kötü etkisi bilinmektedir. Bunlardan biri, yere düşen asitli yağış sularının yüzeysel akış sonunda karıştıkları su ortamında doğal dengeyi bozmalarıdır.

Özellikle tatlı su göllerinde suyun PH’ sının 5,5’ten aşağıya düşmesiyle kitlesel balık ölümlerine fauna ve flora değişmelerine yol açar. Diğer bir zarar ise, toprakta ve bitkilerde kendini gösterir. Asit yağışları sanat ve kültür yapıtlarına zarar vermekte özellikle mermerden yapılan tarihi yapı ve antik eserlerin yıpranmasına ve değerlerini yitirmesine neden olmaktadır.

Asılı partiküller madde(APM): Atmosferde gazların dışında bileşenler de bulunur. Sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamda askıda durmasıyla oluşan toz veya partikül madde diye adlandırılan kirletici türüdür. Bu asılı maddelerin çok ince olup ta havada koloidal süspansiyon oluşturanlara erosal denir. Kirlenmeye bağlı yapay sis (smog) olayların da erosallar etkili olmaktadır.

Havada yüzer halde bulunan bu tanecikler, tane iriliklerini ve kimyasal yapılarına bağlı olarak toz, buhar, sis, duman, sprey gibi çok çeşitli isimler alırlar.

Asılı partiküller madde yakıtlarının yanması, dizel motorlar, inşaat ve endüstriyel faaliyetler, bitki polenleri ve yerden kalkan tozlar gibi doğal kaynaklardan oluşabilir.

Sağlık etkenleri açısından 10 mikrondan iri erosallar burundan, 5 mikrondan iri olanlar ise üst solunum yollarından kolayca geçemediğinden, insan sağlığına doğrudan etkileri önemsizdir. Oysa 3 mikrondan ince olan tozlar sağlık etkenleri en büyük olan kirleticilerdir.

Özellikle duman, buhar gibi erosallar, solunum yollarından geçerek akciğerlerimizin alveol adı verilen keseciklerine kadar inerek tahriş ve tıkayıcı etkilere sebep olurlar. Havanın doğal veya yapay partikül maddelerle dolu olması;
-görüş mesafesini kısaltan
-güneş ışınlarının enerji taşıdığı dalga boylarında etkili olarak gelen enerji akışını değiştiren
-insan, hayvan ve bitki sağlığına olumsuz etki yapar.

Azot oksitler(NOx):

Azot oksitler (NOx) havadaki en önemli kirletici gazlardır. Doğal kaynaklardan ve insan faaliyetleri sonucunda hemen hemen eşit oranda atmosfere atılırlar.
Kentsel atmosferindeki en önemli azot oksitleri azot monoksit (No) ve azot dioksit (No2)tir. Atmosferdeki No2 nin çoğu No emisyonunun okoidosyonu ile oluşur.
Kentsel alanlardaki No2’nin ana kaynağı, motorlu taşıtlarda yakıtların yanması, elektrik üretimi, fabrikaların ısıtılmasıdır.

Kentsel alanlardaki en yüksek azot oksit konsantrasyonlar, trafik emisyonlarından kaynaklanıp şehir merkezlerinde ve anayollara yakın yerlerde bulunur.

Not; Asit yağışlarına katkılarından başka, foto kimyasal sisin(smog) oluşumunda da başlıca etkenlerden sayılırlar. ayrıca No2 solunum yollarında tahriş edici etkiye sahiptir. No2, Sos ve ozon ile birlikte bitki örtüsü üzerinde zehir etkisi yapan bir gazdır.

Karbon monoksit(Co):

Karbon monoksit renksiz ve kokusuz olması dolayısı ile varlığı fark edilmeyen bir kirleticidir. Atmosferdeki yaralanma ömrü oldukça uzundur.

Karbon monoksit, fooit yakıt veya organik maddelerin ekoik yanması sonucu oluşur.
İnsan sağlığı bakımından en eski gaz zehirlemeleri, tam yanmamış artık gazların solunması dolayısıyla Co yüzünden meydana gelmiştir. Kandaki oksijen taşıyan hemoglobin üzerinde kuvvetli etkisi vardır. Kandaki oksijen, karbon monoksit ile yer değiştirdiğinde oksijen açlığına neden olarak aşırı durumlarda ölümlere yol açabilir. Günümüz uygarlığında Karbon monoksitin en önemli kaynağı sigara dumanı ve benzinli motorların egzoz gazıdır. (Müezzinoğlu 2003) Ana kaynağı motorlu taşıt trafiğidir. Kentsel alanlardaki karbon monoksit konsantrasyonlar, yol kıyısında en yüksek düzeydedir.

Herkese İyi Günler
TRWE_2012
Düzce_Akçakoca
:oops: :oops: :) :)
TRWE_2016
FEDAKARLIK OLMADAN ZAFER OLMAZ....!
-----------------------------
LINUXMASTER 2018
ZAFER'E GİDEN YOL,FEDAKARLIKTAN GEÇER...!
-----------------------------



Cevapla