İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Bu yazımda sizlere daha uygun şekilde nasıl veri yedeklenmesi gerektiğinden, şahsi tecrübe ve düşüncelerimi aktararak bahsetmek istiyorum. Bu bilgiler, verilerinizi yedeklerken dikkat edilecek unsurlardan oluşacak. Bu kurallara uymak zorunda değilsiniz; ancak uygularsanız daha iyi olur.
Bugün istediğiniz hemen her türlü veriye internet üzerinden rahatça ulaşabilirsiniz. Bu nedenle veri yedeklemek, kimilerine gereksiz gibi gelebilir. Şahsi çalışma dosyalarınızdan bahsetmediğimi anlamışsınızdır. Film gibi, müzik gibi, yazılım gibi şeylerden bahsediyorum. Bunlar zaten gelişen teknoloji sayesinde artık çok kolay bir şekilde cebimize geliyor. Ama yine de bazı şeylerin koleksiyonunu yapıyorsanız, ortada ciddi bir emek söz konusu. Edinmek, klasörlemek, uygun şekilde istiflemek... İşte bunca emeğin bir arıza, bir sorun, bir hata ile bir anda uçmaması açısından bazı önlemler almak mecburi hale geliyor.
Az evvel bahsettiğim koleksiyonu yapılacak dosyalar, günümüzde en iyi, sabit disklerde saklanıyor. Fiyatlarının SSD'lere göre daha ucuz olmaları ve birim TL başına kapasite olarak hesaplandığında veri depolamaya çok uygunlar. Mekanik yapıya sahip olmalarının eksi yönleri olsa da, doğru şekilde kullanılırlarsa yıllarca hizmet verebiliyorlar. Biz de, bu konuya sabit disklerden başlayalım.
Sabit Disk Edinme
Büyük yığınlar halinde veri depolamak niyetindeyseniz, uygun kapasitelerde HDD almalısınız. İlk prensibiniz şu olsun: kaç sabit diske ihtiyacınız varsa iki katı kadarını alın.
Bu prensibi açıklamam gerekiyor. De ki, bana 1TB kapasitede sabit disk lazım. Elimdeki verilerin miktarına ve zaman içinde bu verilerin artış hızına baktığımda bununla yetinebileceğime karar veriyorum. Bakın bu da önemli. Elimde 900GB veri var, bana 1TB yeter demeyeceksiniz. Çünkü o diske zaman içinde veri atmaya devam edeceksiniz. 250GB alan için 1TB sabit disk aldığınızda, o boş alanın yıl içinde ne kadar kısa sürede dolduğunu gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Ona göre hesabınızı iyi yapın.
Hemen "yatan komüter" e başvurdum diyelim. Bir değil, iki adet sabit disk almam gerekiyor. Çünkü bilgisarımdan aktaracağım tüm koleksiyonluk, daha doğrusu yedeklenecek verilerimin kaderini tek bir sabit diske bırakmak istemiyorum, bir yedeği daha olsun istiyorum. Birazdan aşağıda ideal şekilde disk ikizi oluşturmaktan da bahsedeceğim.
İkinci önemli unsur, uygun marka seçimidir. İnternet ortamında kullanıcılar arasında marka konusunda takım tutar gibi guruplar, "troll" kişilikler oluşagelmiştir. Seagate hayranları, WD hayranları, bir de HITACHI-TOSHIBA hayranları vardır. Ne hayranlık, ne de internet üzerinden edindiğiniz sağlamlık-ömür grafikleri size sağlıklı sonuç veremez. Sağlıklı sonucu size şahsi tecrübeniz verir. Ben şunu kullanın ya da bunu kullanmayın deme hakkını kendimde görmesem de, size WD firmasının aynı marka adıyla ürettiği diskleri öneriyorum. Ancak satın alırken, dışında WD amblemi olup içinde Samsung yazan disklerden uzak durun. Bilemezsiniz tabii... Ona yapacak birşey yok. WD, Samsung'un sabit disk bölümünü satın aldı. Dolayısıyla üzerinde samsung ibaresi gördüğünüz yeni sabit diskler de WD'ye aittir. Ancak, WD kalitesinde değildirler. Bizzat diskin kendisinin üzerindeki etikette, kısaca "WD" ibaresini ya da "Western Digital" yazısını görmelisiniz.
Aynı yedeğin kopyasını oluşturmak üzere gereksinim kadar kapasitedeki sabit diskten bir tane daha aldınız. Eve geldiğinizde bazı testler sizi bekliyor. Bir sabit diski satın aldığınızda, şayet disk dahili türden, yani kutusuz bir disk ise RAW formatta olmalıdır. Bu, içeriğinde hiçbir partisyon olmadığı ve bilgisayara takıldığında işletim sisteminizin bu birimi biçimlendirmek isteyip istemediğinizi sorması gerektiği anlamına gelir. Diski bilgisayarınıza SATA yoluyla bağladığınızda, işletim sisteminiz de diski sisteme bağlar(mount). Ancak bir harf almamıştır. Bu, diskin RAW formatta olduğunu gösterir. Bu andan itibaren kesinlikle biçimlendirme yapmadan, daha önce sisteminize kurduğunuz HDTune adlı programla disk üzerinde testler yapılmalıdır. Bu testlerden en önemlileri "benchmark" ve "error scan" taramalarıdır. Benchmark testi disk yüzeyi kalitesini size bir grafik eğrisi çizerek gösterir. Aşırı ve derin zig-zaglar oluşmamalıdır. Error scan da, disk üzerinde bad sector testi yapar. Ben konuyu daha yüzeysel anlatmak istediğim için detaya fazla girmeden burada bırakıyorum.
Yapmanız gereken bir şey daha var. Diğer firmalar da bunu yapıyor mu, bilmiyorum. WD firması, sattığı ürünleri kaydetmek ve ilk bakımı yapmak için bir yazılım veriyor. Yine aynı marka üzerinden gidersek firmanın verdiği yazılımı indirip kurmalısınız. Bunu yaptıktan sonra programı açtığınızda birkaç aşamalı bir işlemi tamamlamanız gerekiyor. LLF işlemini de kapsayan bu işlem, biraz uzun sürebilir. Yeni alınmış bir diske LLF atmak saçma gelse de, firmanın muhakkak bir bildiği vardır. Unutmayın, LLF işlemi bir tür bakımdır ve internetteki bilgi kirliliğinden öğrendiğinizin aksine, diskinize zarar vermez; disk yüzeyine manyetik palslar uygulayarak diski baştan sona sıfır ile doldurur. Bu işlemi bir tür ilk bakım gibi düşünün. Aşamaların en sonunda, ürünü aynı program ile internet üzerinden kaydediyorsunuz(register işlemi). Bu, firmanın o ürünü takip etmesini sağlıyor ve garanti işlemlerinde size yardım ediyor.
Bu işlem sorunsuzca bittiğinde artık diskinizi biçimlendirebilirsiniz. Biçimlendirme işlemini windows disk yöneticisi üzerinden yapın. Detaya girmiyorum, biliyorsunuz kabul ediyorum. Ancak burada, diski asla mantıksal olarak biçimlememenizi söylemem gerekir. Konunun teknik ayrıntısı uzun, bir an önce yedeklemeye geçelim.
Eşitleme (sync) Yazılımı Kullanmak
Aldığınız diğer yedek diske de aynı işlemleri uyguladıktan sonra, verilerinizi diskin birine güzelce kopyalayın. Kopyalama bittiğinde ister elle kopyala yapıştır yaparak, ister diskin klonunu alıp uygulayarak, isterseniz eşitleme yazılımı ile diğerine de kopyalama yapın. Eşitleme yazılımının önemine şimdi değineceğim. İlk paragraflarda birazdan size ideal şekilde disk ikizi oluşturmaktan da bahsedeceğim demiştim. İşte zurnanın "zırt" dediği yer burasıdır.
Bundan sonra eşitleme yazılımının önemi artıyor. Disklerin ikisini birden yönetmek, veri sayınız çok ve karışık olduğunda iyice zorlaşır. Disklerden birinin içeriğini değiştirdiğinizde, bir verinin sonradan gereksiz olduğunu düşünüp sildiğinizde; ya da tam tersi, yeni veri eklediğinizde aynısını diğerine de yapmanız gerekir. Sanki sağ elimizle sol kulağımızı tutmaya çalışıyormuş gibi düşünüyorsunuz değil mi? Ama unutmayın, diskin birine birşey olursa diğerini kullanacaksınız. O yüzden bu kadar uzun uzadıya uğraşıyorsunuz. Senkronizasyon yazılımları, iki ya da daha fazla diski kıyas ederek, aralarındaki farkları görmenizi ve kolayca müdahale edebilmenizi sağlar. Otomatik güncelleme özellikleri de vardır; yani bir diskte değişiklik yaptığınızda otomatik olarak son durumu diğer diske de günceller. Bu, kolaylaştırıcı bir unsurdur. Ya da isterseniz herşeyi elle de yönetmek isteyebilirsiniz.
Gerçek bir örnek vermek istiyorum. Elimde 3 adet disk vardı. 3 ayrı bilgisayarda çalışıyordum ve bu diskleri bilgisayardan bilgisayara gezdirmek zorundaydım. Durum böyle olunca zamanla işler karıştı ve diskler içerisinde fazla (aynı) dosyalar, eksik dosyalar oluşmaya ve günden güne çoğalmaya başladı. Herşey curcunaya dönmüştü. CCleaner'in içinde bulunan aynı dosya bulucu işlevi ile saatler süren bir çalışmadan sonra aynı dosyaları başarıyla temizleyerek yer açtım. Daha sonra tüm dosyalarımı tek bir diskte birleştirdim. Diskin birini biçimlendirerek boşalttım, sonra da ikiz disk oluşturdum. Ne zaman ortalık yine karışacak gibi olsa, eşitleme yazılımını açarak disklerimi gösteriyorum ve yan yana iki sütunda gördüğüm disk içeriğime müdahale ederek, birinde olmayanı diğerine, diğerinde olmayanı ötekine aktarıyor; anlık olarak da silme de yapabiliyorum. Bu işlem, hayatımı kolaylaştırıyor.
Size bu iş için freefilesync yazılımını şiddetle öneririm:
https://freefilesync.org/
Bu adamlar bu işi gerçekten iyi biliyor. Program açıkkaynak kodlu. Ücretsiz. Günden güne sık sık güncelleniyor. Portable sürümü de mevcut. Özelliklerini "tamamiyle ve hakkıyla" bilmesem de, istediğim işi istediğim şekilde çözmem için bir numara. Tam istediğim gibi. Muhakkak bir denemenizi tavsiye ederim. Artık eskisi gibi "nasıl" makalesi yazmaya hevesim yok, değilse resimli anlatım da verirdim ama önemli değil. Programı biraz kurcalarsanız kısa zamanda çözersiniz. Hiçbir sıkıntı yok, disklerinizi gösterin, karşılaştır deyin ve size göstersin. İki disk arasındaki orta kısımda ok işaretlerini kullanarak "hangi diskten hangi diske" şeklinde ne yapılacağını belirtin. Daha sonra işleme onay verip arkanıza yaslanın. İşte bu kadar kolay. Programın görsel tasarımı, anlaşılabilirlik açısından mükemmel. Bu nedenle zorluk çekmeyeceksiniz.
Bir sonraki adıma geçelim; güvenlik.
Veri Güvenliğinin Sağlanması
Güvenlik, o kadar geniş bir konu ki, sadece bu konu dahilinde çok fazla şey yazıp çizmek gerekiyor. Ben kafamda bir kompozisyon oluşturdum, yazabildiğim kadar size aktaracağım.
Diskin mekanik güvenliğinden bahsedelim mesela. Bir diski asla çarpmayın, düşürmeyin. Özellikle çalışıyorken gerçekleşen fiziksel darbeler, herşeyi mahveder.
Diskinizi besleyen güç kaynağı sağlıklı olmalıdır. Bazı güç kaynakları cihazlarınızı çalıştırıyor görünse de, aslında besleme voltajı "ripple-zararlı parazitik cızırtılar" içeriyor olabilir. Bunun nedeni güç kaynağındaki gizli bir arızadır. Kolay tamir edilebilir boyuttadır ama çoğu kullanıcı bu sorunu farkedip, onarımı yapabilecek bilgi seviyesinde değildir. Bu nedenle sabit disklerinizi sağlıklı voltaj veren güç kaynakları ile beslemelisiniz. Eğer harici sabit disk edindiyseniz, bu sabit diskin kutusundaki elektronik sistemde gerçekleşecek ufak bir arıza, verilerinizin uçmasına neden olabilir. Dolayısıyla harici disk kullanırken veya dahili bir diski harici bir diske dönüştürürken kaliteli markaları tercih edin.
Virüslere de değinmek gerekiyor. Gün geçtikçe ilginç virüsler peyda oldu biliyorsunuz. Özellikle veri şifreleyen fidye virüsleri tam başbelası. Bu nedenle bilgisayar kullanım alışkanlıklarınıza dikkat etmelisiniz. Bilinçli bir kullanıcı olmak, verilerinizi önemli ölçüde güvende tutar. Antivirüs kullanmanızı da önersem de, antivirüsler sizi bir yere kadar korur. Eğer "kuracağım ilaçlı yazılıma izin vermiyor", ya da "şurdaki 'herotik' siteye girmeme izin vermiyor" diyerek antivirüsünüzü devre dışı bırakan bir kullanıcıysanız, hiç kurmakla uğraşmayın bile. Kaza geliyorum demez. Bilmediğiniz yerlerden "ilaç" almayın mesela. Doktorların çok tavsiye ettiği eczanelerden ilaç alın. Anlayan anladı.
Bir diğer unsur verilerimizin takibi. Ne kadar bu durumdan rahatsız olsak da, hemen her program hakkımızda bilgi toplayıp bir yerlere yüklüyor. Bunu engellemenin neredeyse hiçbir yolu yok. Evet, bazı önlemler alamazsınız ama tam olarak bu durumu önlediğinizden de emin olamazsınız. Örneğin microsoft takibini önlemeye yarayan güvenlik araçlarının bizi takip etmeyeceği ne malum?.. "Güvenli sistem, taş gibi sistem" denilerek insanlara zorla empoze edilmeye çalışılan linux tabanlı sistemlerden bazıları dahi bu veri takibini yapıyorsa, güvenlik nerede kaldı? Bu nedenle her ne depolayacaksanız, dikkatli olun. Şahsi bir projeniz vardır, ne bileyim bir program yazıyorsunuzdur, bir öykü yazıyorsunuzdur, bir endüstriyel tasarım yapıyorsunuzdur bunları nerede nasıl saklayacağınıza dikkat etmelisiniz. Disklerinizdeki dosyaların isim listesinden, sisteminize kurulu hangi programlar var, bunları dahi biliyorlar emin olun; sadece neye tıkladığınızı değil.
Özet: Eee? Yani?
Bu yazıda sizlere ideal biçimde veri depolama yöntemleri ile ilgili tavsiyelerde bulundum. İlk olarak ne kadar diske ihtiyacımız olduğu önemliydi. Sonra, bir değil iki, iki değil dört disk edinmemiz gerektiğinden bahsettim. Bir diske birşey olduğunda diğer diskten devam edersiniz. Sonra yeni aldığınız diski kullanmaya başlamadan evvel mutlaka testlerden geçirip, kendi yazılımı varsa kaydettirin. Yeni de olsa arızalı, kötü sektörlü bir diske denk gelmiş olabilirsiniz. Hemen ardından verilerinizi içine atıp senkronize edin. Diski kullanırken diğer diske de sekronize etmeyi unutmayın. Bu, oldukça işinize yarayacaktır. Veri güvenliği unsurlarına dikkat edin. Verilerinizin güvende olması, sizin çabalarınıza bağlıdır. Dikkatli, bilinçli bir kullanıcı olmalısınız.
Evet, yukarıda bundan bahsetmeyi unuttum: "Tek bir 10TB disk alırım" demeyin. Verilerinizi mutlaka bölün. O 10TB bozulursa kaybedeceğiniz veri miktarıyla 1TB diski bozduğunuzda kaybedeceğiniz veri miktarı aynı değildir biliyorsunuz. O kadar emek çekmiş oluyorsunuz. Örnek olarak film arşivi yapıyorsanız hepsini tek diske atmayın. Birkaç uygun fiyatlı küçük kapasite disk alıp film türüne göre sınıflayın mesela. Diskin biri bozulursa, daha az miktarda veri kaybetmiş olursunuz ve o arşivi yeniden oluşturmak için daha az çaba ve zaman harcamış olursunuz. Bu da güzel bir yöntem...
Sanırım yazacağım başka birşey kalmadı. Aslında çok daha fazla detay olsa da, kısa kesmeyi uygun buldum (Ne kısa ama...). Umarım kafanızda güzel bilgiler oluşmasına yardımcı olabilmişimdir. Daha disk birleştirmeden(defragmentation), SCSI ve RAID sistemlerden; ayrıca online bulut hizmetlerinin de bir yere kadar güvenilir olsa da, bir alternatif olabileceğinden bahsetmek isterdim ama ben şimdiden yoruldum, okurken siz ne kadar yoruldunuz kim bilir... Bu yazımı da tadında bırakmak istiyorum ve koronasız günler diliyorum.
İyi çalışmalar, hoşçakalın.
Bugün istediğiniz hemen her türlü veriye internet üzerinden rahatça ulaşabilirsiniz. Bu nedenle veri yedeklemek, kimilerine gereksiz gibi gelebilir. Şahsi çalışma dosyalarınızdan bahsetmediğimi anlamışsınızdır. Film gibi, müzik gibi, yazılım gibi şeylerden bahsediyorum. Bunlar zaten gelişen teknoloji sayesinde artık çok kolay bir şekilde cebimize geliyor. Ama yine de bazı şeylerin koleksiyonunu yapıyorsanız, ortada ciddi bir emek söz konusu. Edinmek, klasörlemek, uygun şekilde istiflemek... İşte bunca emeğin bir arıza, bir sorun, bir hata ile bir anda uçmaması açısından bazı önlemler almak mecburi hale geliyor.
Az evvel bahsettiğim koleksiyonu yapılacak dosyalar, günümüzde en iyi, sabit disklerde saklanıyor. Fiyatlarının SSD'lere göre daha ucuz olmaları ve birim TL başına kapasite olarak hesaplandığında veri depolamaya çok uygunlar. Mekanik yapıya sahip olmalarının eksi yönleri olsa da, doğru şekilde kullanılırlarsa yıllarca hizmet verebiliyorlar. Biz de, bu konuya sabit disklerden başlayalım.
Sabit Disk Edinme
Büyük yığınlar halinde veri depolamak niyetindeyseniz, uygun kapasitelerde HDD almalısınız. İlk prensibiniz şu olsun: kaç sabit diske ihtiyacınız varsa iki katı kadarını alın.
Bu prensibi açıklamam gerekiyor. De ki, bana 1TB kapasitede sabit disk lazım. Elimdeki verilerin miktarına ve zaman içinde bu verilerin artış hızına baktığımda bununla yetinebileceğime karar veriyorum. Bakın bu da önemli. Elimde 900GB veri var, bana 1TB yeter demeyeceksiniz. Çünkü o diske zaman içinde veri atmaya devam edeceksiniz. 250GB alan için 1TB sabit disk aldığınızda, o boş alanın yıl içinde ne kadar kısa sürede dolduğunu gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Ona göre hesabınızı iyi yapın.
Hemen "yatan komüter" e başvurdum diyelim. Bir değil, iki adet sabit disk almam gerekiyor. Çünkü bilgisarımdan aktaracağım tüm koleksiyonluk, daha doğrusu yedeklenecek verilerimin kaderini tek bir sabit diske bırakmak istemiyorum, bir yedeği daha olsun istiyorum. Birazdan aşağıda ideal şekilde disk ikizi oluşturmaktan da bahsedeceğim.
İkinci önemli unsur, uygun marka seçimidir. İnternet ortamında kullanıcılar arasında marka konusunda takım tutar gibi guruplar, "troll" kişilikler oluşagelmiştir. Seagate hayranları, WD hayranları, bir de HITACHI-TOSHIBA hayranları vardır. Ne hayranlık, ne de internet üzerinden edindiğiniz sağlamlık-ömür grafikleri size sağlıklı sonuç veremez. Sağlıklı sonucu size şahsi tecrübeniz verir. Ben şunu kullanın ya da bunu kullanmayın deme hakkını kendimde görmesem de, size WD firmasının aynı marka adıyla ürettiği diskleri öneriyorum. Ancak satın alırken, dışında WD amblemi olup içinde Samsung yazan disklerden uzak durun. Bilemezsiniz tabii... Ona yapacak birşey yok. WD, Samsung'un sabit disk bölümünü satın aldı. Dolayısıyla üzerinde samsung ibaresi gördüğünüz yeni sabit diskler de WD'ye aittir. Ancak, WD kalitesinde değildirler. Bizzat diskin kendisinin üzerindeki etikette, kısaca "WD" ibaresini ya da "Western Digital" yazısını görmelisiniz.
Aynı yedeğin kopyasını oluşturmak üzere gereksinim kadar kapasitedeki sabit diskten bir tane daha aldınız. Eve geldiğinizde bazı testler sizi bekliyor. Bir sabit diski satın aldığınızda, şayet disk dahili türden, yani kutusuz bir disk ise RAW formatta olmalıdır. Bu, içeriğinde hiçbir partisyon olmadığı ve bilgisayara takıldığında işletim sisteminizin bu birimi biçimlendirmek isteyip istemediğinizi sorması gerektiği anlamına gelir. Diski bilgisayarınıza SATA yoluyla bağladığınızda, işletim sisteminiz de diski sisteme bağlar(mount). Ancak bir harf almamıştır. Bu, diskin RAW formatta olduğunu gösterir. Bu andan itibaren kesinlikle biçimlendirme yapmadan, daha önce sisteminize kurduğunuz HDTune adlı programla disk üzerinde testler yapılmalıdır. Bu testlerden en önemlileri "benchmark" ve "error scan" taramalarıdır. Benchmark testi disk yüzeyi kalitesini size bir grafik eğrisi çizerek gösterir. Aşırı ve derin zig-zaglar oluşmamalıdır. Error scan da, disk üzerinde bad sector testi yapar. Ben konuyu daha yüzeysel anlatmak istediğim için detaya fazla girmeden burada bırakıyorum.
Yapmanız gereken bir şey daha var. Diğer firmalar da bunu yapıyor mu, bilmiyorum. WD firması, sattığı ürünleri kaydetmek ve ilk bakımı yapmak için bir yazılım veriyor. Yine aynı marka üzerinden gidersek firmanın verdiği yazılımı indirip kurmalısınız. Bunu yaptıktan sonra programı açtığınızda birkaç aşamalı bir işlemi tamamlamanız gerekiyor. LLF işlemini de kapsayan bu işlem, biraz uzun sürebilir. Yeni alınmış bir diske LLF atmak saçma gelse de, firmanın muhakkak bir bildiği vardır. Unutmayın, LLF işlemi bir tür bakımdır ve internetteki bilgi kirliliğinden öğrendiğinizin aksine, diskinize zarar vermez; disk yüzeyine manyetik palslar uygulayarak diski baştan sona sıfır ile doldurur. Bu işlemi bir tür ilk bakım gibi düşünün. Aşamaların en sonunda, ürünü aynı program ile internet üzerinden kaydediyorsunuz(register işlemi). Bu, firmanın o ürünü takip etmesini sağlıyor ve garanti işlemlerinde size yardım ediyor.
Bu işlem sorunsuzca bittiğinde artık diskinizi biçimlendirebilirsiniz. Biçimlendirme işlemini windows disk yöneticisi üzerinden yapın. Detaya girmiyorum, biliyorsunuz kabul ediyorum. Ancak burada, diski asla mantıksal olarak biçimlememenizi söylemem gerekir. Konunun teknik ayrıntısı uzun, bir an önce yedeklemeye geçelim.
Eşitleme (sync) Yazılımı Kullanmak
Aldığınız diğer yedek diske de aynı işlemleri uyguladıktan sonra, verilerinizi diskin birine güzelce kopyalayın. Kopyalama bittiğinde ister elle kopyala yapıştır yaparak, ister diskin klonunu alıp uygulayarak, isterseniz eşitleme yazılımı ile diğerine de kopyalama yapın. Eşitleme yazılımının önemine şimdi değineceğim. İlk paragraflarda birazdan size ideal şekilde disk ikizi oluşturmaktan da bahsedeceğim demiştim. İşte zurnanın "zırt" dediği yer burasıdır.
Bundan sonra eşitleme yazılımının önemi artıyor. Disklerin ikisini birden yönetmek, veri sayınız çok ve karışık olduğunda iyice zorlaşır. Disklerden birinin içeriğini değiştirdiğinizde, bir verinin sonradan gereksiz olduğunu düşünüp sildiğinizde; ya da tam tersi, yeni veri eklediğinizde aynısını diğerine de yapmanız gerekir. Sanki sağ elimizle sol kulağımızı tutmaya çalışıyormuş gibi düşünüyorsunuz değil mi? Ama unutmayın, diskin birine birşey olursa diğerini kullanacaksınız. O yüzden bu kadar uzun uzadıya uğraşıyorsunuz. Senkronizasyon yazılımları, iki ya da daha fazla diski kıyas ederek, aralarındaki farkları görmenizi ve kolayca müdahale edebilmenizi sağlar. Otomatik güncelleme özellikleri de vardır; yani bir diskte değişiklik yaptığınızda otomatik olarak son durumu diğer diske de günceller. Bu, kolaylaştırıcı bir unsurdur. Ya da isterseniz herşeyi elle de yönetmek isteyebilirsiniz.
Gerçek bir örnek vermek istiyorum. Elimde 3 adet disk vardı. 3 ayrı bilgisayarda çalışıyordum ve bu diskleri bilgisayardan bilgisayara gezdirmek zorundaydım. Durum böyle olunca zamanla işler karıştı ve diskler içerisinde fazla (aynı) dosyalar, eksik dosyalar oluşmaya ve günden güne çoğalmaya başladı. Herşey curcunaya dönmüştü. CCleaner'in içinde bulunan aynı dosya bulucu işlevi ile saatler süren bir çalışmadan sonra aynı dosyaları başarıyla temizleyerek yer açtım. Daha sonra tüm dosyalarımı tek bir diskte birleştirdim. Diskin birini biçimlendirerek boşalttım, sonra da ikiz disk oluşturdum. Ne zaman ortalık yine karışacak gibi olsa, eşitleme yazılımını açarak disklerimi gösteriyorum ve yan yana iki sütunda gördüğüm disk içeriğime müdahale ederek, birinde olmayanı diğerine, diğerinde olmayanı ötekine aktarıyor; anlık olarak da silme de yapabiliyorum. Bu işlem, hayatımı kolaylaştırıyor.
Size bu iş için freefilesync yazılımını şiddetle öneririm:
https://freefilesync.org/
Bu adamlar bu işi gerçekten iyi biliyor. Program açıkkaynak kodlu. Ücretsiz. Günden güne sık sık güncelleniyor. Portable sürümü de mevcut. Özelliklerini "tamamiyle ve hakkıyla" bilmesem de, istediğim işi istediğim şekilde çözmem için bir numara. Tam istediğim gibi. Muhakkak bir denemenizi tavsiye ederim. Artık eskisi gibi "nasıl" makalesi yazmaya hevesim yok, değilse resimli anlatım da verirdim ama önemli değil. Programı biraz kurcalarsanız kısa zamanda çözersiniz. Hiçbir sıkıntı yok, disklerinizi gösterin, karşılaştır deyin ve size göstersin. İki disk arasındaki orta kısımda ok işaretlerini kullanarak "hangi diskten hangi diske" şeklinde ne yapılacağını belirtin. Daha sonra işleme onay verip arkanıza yaslanın. İşte bu kadar kolay. Programın görsel tasarımı, anlaşılabilirlik açısından mükemmel. Bu nedenle zorluk çekmeyeceksiniz.
Bir sonraki adıma geçelim; güvenlik.
Veri Güvenliğinin Sağlanması
Güvenlik, o kadar geniş bir konu ki, sadece bu konu dahilinde çok fazla şey yazıp çizmek gerekiyor. Ben kafamda bir kompozisyon oluşturdum, yazabildiğim kadar size aktaracağım.
Diskin mekanik güvenliğinden bahsedelim mesela. Bir diski asla çarpmayın, düşürmeyin. Özellikle çalışıyorken gerçekleşen fiziksel darbeler, herşeyi mahveder.
Diskinizi besleyen güç kaynağı sağlıklı olmalıdır. Bazı güç kaynakları cihazlarınızı çalıştırıyor görünse de, aslında besleme voltajı "ripple-zararlı parazitik cızırtılar" içeriyor olabilir. Bunun nedeni güç kaynağındaki gizli bir arızadır. Kolay tamir edilebilir boyuttadır ama çoğu kullanıcı bu sorunu farkedip, onarımı yapabilecek bilgi seviyesinde değildir. Bu nedenle sabit disklerinizi sağlıklı voltaj veren güç kaynakları ile beslemelisiniz. Eğer harici sabit disk edindiyseniz, bu sabit diskin kutusundaki elektronik sistemde gerçekleşecek ufak bir arıza, verilerinizin uçmasına neden olabilir. Dolayısıyla harici disk kullanırken veya dahili bir diski harici bir diske dönüştürürken kaliteli markaları tercih edin.
Virüslere de değinmek gerekiyor. Gün geçtikçe ilginç virüsler peyda oldu biliyorsunuz. Özellikle veri şifreleyen fidye virüsleri tam başbelası. Bu nedenle bilgisayar kullanım alışkanlıklarınıza dikkat etmelisiniz. Bilinçli bir kullanıcı olmak, verilerinizi önemli ölçüde güvende tutar. Antivirüs kullanmanızı da önersem de, antivirüsler sizi bir yere kadar korur. Eğer "kuracağım ilaçlı yazılıma izin vermiyor", ya da "şurdaki 'herotik' siteye girmeme izin vermiyor" diyerek antivirüsünüzü devre dışı bırakan bir kullanıcıysanız, hiç kurmakla uğraşmayın bile. Kaza geliyorum demez. Bilmediğiniz yerlerden "ilaç" almayın mesela. Doktorların çok tavsiye ettiği eczanelerden ilaç alın. Anlayan anladı.
Bir diğer unsur verilerimizin takibi. Ne kadar bu durumdan rahatsız olsak da, hemen her program hakkımızda bilgi toplayıp bir yerlere yüklüyor. Bunu engellemenin neredeyse hiçbir yolu yok. Evet, bazı önlemler alamazsınız ama tam olarak bu durumu önlediğinizden de emin olamazsınız. Örneğin microsoft takibini önlemeye yarayan güvenlik araçlarının bizi takip etmeyeceği ne malum?.. "Güvenli sistem, taş gibi sistem" denilerek insanlara zorla empoze edilmeye çalışılan linux tabanlı sistemlerden bazıları dahi bu veri takibini yapıyorsa, güvenlik nerede kaldı? Bu nedenle her ne depolayacaksanız, dikkatli olun. Şahsi bir projeniz vardır, ne bileyim bir program yazıyorsunuzdur, bir öykü yazıyorsunuzdur, bir endüstriyel tasarım yapıyorsunuzdur bunları nerede nasıl saklayacağınıza dikkat etmelisiniz. Disklerinizdeki dosyaların isim listesinden, sisteminize kurulu hangi programlar var, bunları dahi biliyorlar emin olun; sadece neye tıkladığınızı değil.
Özet: Eee? Yani?
Bu yazıda sizlere ideal biçimde veri depolama yöntemleri ile ilgili tavsiyelerde bulundum. İlk olarak ne kadar diske ihtiyacımız olduğu önemliydi. Sonra, bir değil iki, iki değil dört disk edinmemiz gerektiğinden bahsettim. Bir diske birşey olduğunda diğer diskten devam edersiniz. Sonra yeni aldığınız diski kullanmaya başlamadan evvel mutlaka testlerden geçirip, kendi yazılımı varsa kaydettirin. Yeni de olsa arızalı, kötü sektörlü bir diske denk gelmiş olabilirsiniz. Hemen ardından verilerinizi içine atıp senkronize edin. Diski kullanırken diğer diske de sekronize etmeyi unutmayın. Bu, oldukça işinize yarayacaktır. Veri güvenliği unsurlarına dikkat edin. Verilerinizin güvende olması, sizin çabalarınıza bağlıdır. Dikkatli, bilinçli bir kullanıcı olmalısınız.
Evet, yukarıda bundan bahsetmeyi unuttum: "Tek bir 10TB disk alırım" demeyin. Verilerinizi mutlaka bölün. O 10TB bozulursa kaybedeceğiniz veri miktarıyla 1TB diski bozduğunuzda kaybedeceğiniz veri miktarı aynı değildir biliyorsunuz. O kadar emek çekmiş oluyorsunuz. Örnek olarak film arşivi yapıyorsanız hepsini tek diske atmayın. Birkaç uygun fiyatlı küçük kapasite disk alıp film türüne göre sınıflayın mesela. Diskin biri bozulursa, daha az miktarda veri kaybetmiş olursunuz ve o arşivi yeniden oluşturmak için daha az çaba ve zaman harcamış olursunuz. Bu da güzel bir yöntem...
Sanırım yazacağım başka birşey kalmadı. Aslında çok daha fazla detay olsa da, kısa kesmeyi uygun buldum (Ne kısa ama...). Umarım kafanızda güzel bilgiler oluşmasına yardımcı olabilmişimdir. Daha disk birleştirmeden(defragmentation), SCSI ve RAID sistemlerden; ayrıca online bulut hizmetlerinin de bir yere kadar güvenilir olsa da, bir alternatif olabileceğinden bahsetmek isterdim ama ben şimdiden yoruldum, okurken siz ne kadar yoruldunuz kim bilir... Bu yazımı da tadında bırakmak istiyorum ve koronasız günler diliyorum.
İyi çalışmalar, hoşçakalın.
- esatiz
- Gigabyte3

- Mesajlar: 2681
- Kayıt: 30 Eki 2020, 11:18
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 399 kez
- Teşekkür edildi: 451 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Yazı için teşekkürler umarım birilerinin işine yarar
Unutmadan söyleyeyim; 2TB dan büyük kapasiteli bir hdd almayın.
Unutmadan söyleyeyim; 2TB dan büyük kapasiteli bir hdd almayın.
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Bunu sık sık ben de dile getiriyorum.
Ama nedenini duymak isterim.
Ama nedenini duymak isterim.
- feuer
- Terabyte1

- Mesajlar: 3996
- Kayıt: 24 Eyl 2020, 01:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 124 kez
- Teşekkür edildi: 225 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Uzun paylaşımın için teşekkürler, faydalı
Ben usb flash disklerim ile ilgili ikiz yedekleme yapıyorum.
Yani 3 tane asıl 3 tane yedek var. Her birinin kendi teması var, örneğin bir tanesinde kişisel verilerim yani fotoğraflarım, digital belgelerim, arşiv listelerim, kişi listelerim var. Aynısından bir tane de ikizi var. Duruma göre haftalık, aylık ya da 3 aylık diskleri eşitliyorum.
Sabit disk ile ilgili, windows u attığınızda kalan dosyaların (programlar, ayarlar, araçlar vb..) sıkıştırılmış zip dosyası halleri diğer harddisk' te duruyor.
günlük yaptığım değişiklikler için, bazı programların örneğin chrome-bookmark, torbrowser-bookmark gibi, derlediğim bir bat scripti ile masa üstüne bir klasör oluşturup kaydediyor.
Asıl önemli kısım ile ilgili sıkıntılıyım. Önceden 1tb 2 harici diskim vardı, yine aynı yöntem ile ikizini oluşturarak yedekleme yapardım.
Pandemi dönemi çokça içerik indirdim. Film, müzik (audio ve video), oyun, döküman (kitaplar, dergiler ve diğer öğretici materyaller).
3 tane harici diskim var her biri 1 er tb, 2 si fulle yakın dolu. Benim 6 tb lık bir yedekleme harici diskine ihtiyacım var. SSD aldığım dönem aslında bu büyük boyutlu yedekleme harici diskini alcaktım ancak ssd alınca (yanına 1tb lik 3. harici diski o zaman aldım) ayırdığım bütçem gitti. Bütçem oluşunca 6tblık disk alıp yedekleme medyası olarak kullanıcam.
Ben usb flash disklerim ile ilgili ikiz yedekleme yapıyorum.
Yani 3 tane asıl 3 tane yedek var. Her birinin kendi teması var, örneğin bir tanesinde kişisel verilerim yani fotoğraflarım, digital belgelerim, arşiv listelerim, kişi listelerim var. Aynısından bir tane de ikizi var. Duruma göre haftalık, aylık ya da 3 aylık diskleri eşitliyorum.
Sabit disk ile ilgili, windows u attığınızda kalan dosyaların (programlar, ayarlar, araçlar vb..) sıkıştırılmış zip dosyası halleri diğer harddisk' te duruyor.
günlük yaptığım değişiklikler için, bazı programların örneğin chrome-bookmark, torbrowser-bookmark gibi, derlediğim bir bat scripti ile masa üstüne bir klasör oluşturup kaydediyor.
Asıl önemli kısım ile ilgili sıkıntılıyım. Önceden 1tb 2 harici diskim vardı, yine aynı yöntem ile ikizini oluşturarak yedekleme yapardım.
Pandemi dönemi çokça içerik indirdim. Film, müzik (audio ve video), oyun, döküman (kitaplar, dergiler ve diğer öğretici materyaller).
3 tane harici diskim var her biri 1 er tb, 2 si fulle yakın dolu. Benim 6 tb lık bir yedekleme harici diskine ihtiyacım var. SSD aldığım dönem aslında bu büyük boyutlu yedekleme harici diskini alcaktım ancak ssd alınca (yanına 1tb lik 3. harici diski o zaman aldım) ayırdığım bütçem gitti. Bütçem oluşunca 6tblık disk alıp yedekleme medyası olarak kullanıcam.
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Bak eğer yeterli bütçe oluşturabilirsen, bence 6TB yerine 2-2-2 de yapabilirsin. RAID diye bir olay var. Disklerini raid dizilimi şeklinde kurup devamlı bilgisayara bağlı tutmak şartıyla tüm verilerini koyarsın. Raid öyle bir sistem ki, kaç disk eklersen, kapasite büyüyor. Ama diskin biri giderse kalanı ile devam edebiliyor. Yani verilerin hala güvencede kalıyor...
Lan... Yanlış mı hatırlıyorum acaba...
Arkadaşlar benim kafam iyice durdu
Ben bunları ezbere biliyordum. Hatta uygun linux sürümleri kullanarak kendi disk bulutunuzu bile kurabiliyordunuz ama resmen unutmuşum bu olayları. 
Ha dur dur...
NAS serverden bahsediyormuşum hatırladım.
Bazı şeyleri yeniden gözden geçirmem gerekecek sanırım.
Lan... Yanlış mı hatırlıyorum acaba...
Arkadaşlar benim kafam iyice durdu
Ha dur dur...
NAS serverden bahsediyormuşum hatırladım.
Bazı şeyleri yeniden gözden geçirmem gerekecek sanırım.
- feuer
- Terabyte1

- Mesajlar: 3996
- Kayıt: 24 Eyl 2020, 01:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 124 kez
- Teşekkür edildi: 225 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Söylediğin ortamı yapabiliyorsun. Ancak sorun şu ki ben harici disk alıcam. Laptom um bir hdd takacak boyuta ve girişe sahip değil (normal hdd aparatlar ile usb den bağlamak hariç tutulursa)
Aslında marka tavsiyesi yaptığın WDlerin harici versiyonları çok uygundu bu SSD aldığım dönem 1 ayı geçti fiyatlar nasıl olmuş bir bakmak lazım.
Kitaplık almam lazım, süpürgem çok eskidi. Şuan için zor görünüyor. Ancak düşüncelerimden biride yine her disk için disk almak. Ancak o zaman maliyet artıyor. Dolar da yeniden yükseliş trendine girdi.
Eşitleme yazılımı olarak SyncFolders önerebilirim bende.
Aslında marka tavsiyesi yaptığın WDlerin harici versiyonları çok uygundu bu SSD aldığım dönem 1 ayı geçti fiyatlar nasıl olmuş bir bakmak lazım.
Kitaplık almam lazım, süpürgem çok eskidi. Şuan için zor görünüyor. Ancak düşüncelerimden biride yine her disk için disk almak. Ancak o zaman maliyet artıyor. Dolar da yeniden yükseliş trendine girdi.
Eşitleme yazılımı olarak SyncFolders önerebilirim bende.
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Ben son zamanlarda şunu farkettim: son zamanlarda insanlardaki tüketim çılgınlığı dijital ortama da sıçradı. Açıklayayım. Mesela film izlemek. Hatırlarsan yıllar evvel VCD player ile film izlerdik. Şimdi google'a sordum 352x288 piksellik bir görüntü ebatından bahsediyoruz. 240p'den nispeten daha üstün. Ancak kodek teknolojisi nedeniyle görüntü youtube'un 240p'sinin yanında çamur gibi. İnanmayacaksın ama birçok müzik parçasını 144p'de, bazı görüntünün çok önemli olmadığı videoları 240p'de izleyerek ciddi miktarda veri tasarrufu yapıyorum. Bu muazzam birşey! E doğal diyeceksin. Şimdi olayı şu şekilde açıklamak istiyorum. Lüks yaşam, tüketim çılgınlığı gibi öğeler bizi çok değiştirdi ve saçma sapan bir yere getirdi. Eskiden yukarıdaki özelliklere sahip çamur gibi VCD'leri izlerken gayet mutluyduk ve piksel hesabı yapmıyorduk. Bugün birçokları 1080p'den aşağısını beğenmiyor. Yanlış anlaşılmasın kimseye laf dokundurmuyorum. Tarkan abi de 1080p tercih ediyor.
Şimdi güzel bir youtube videosu açın. Kısa bir müzik klibi olabilir. Bu videoyu önce 1080p ile sonra 720p ile izleyin. Daha sonra sırasıyla 480p, 360p... diye düşün. Bundan aşağısı izlenmez artık dediğiniz yerde durun. Birçoğunuz 360p'yi gayet izlenebilir bulacaksınız. Daha büyük bir çoğunluk ise 480p'den aşağı inmek istemeyecek. O halde neden 4K? Neden 1080p? Çünkü gelişe gelişe öyle alışageldik...
Ben bugün film arşivimi 360p olarak izliyorum. Ciddiyim. Bu arşivi gerek basık ekranda gerek kare ekranda rahatsız olmadan izleyebiliyorum. HDD'mde de bu şekilde saklıyorum. İnanılmaz bir veri ve yer tasarrufu sağlamış bulunmaktayım. Olayı cimriliğe getirirseniz darılmam. Doğru. Ama ben, şu anda internetin, böyle yüksek veri trafiği yüzünden meşgul edilmesinden ve sonuçta yüksek miktarda elektrik enerjisi harcanmasından rahatsız oluyorum. Sadece youtube, milyonlarca saçmalığı her çözünürlükte tutuyor. Hergün google görevlileri sunucu istasyonlarında scooter ile gezerek(binanın içinde serverlerin arasında şarjlı scooter ile geziyorlar) HDD ekliyorlar. İşleri bu. Hergün sayısız HDD takılıyor düşünün. Her HDD elektrik harcıyor. Takacak yer kalmayınca her yeni oluşturulan server çiftliği, ekstra elektrik harcıyor. Bu tesisi soğuk tutmak için klimalar bangır bangır çalışıyor. Yazık günah... Bu nedenle bu lüks yaşama bir türlü adapte olamadım. Daha twitter'dan, feys'den bahsetmedim bak...
Uzun lafın kısası, eğer kendini düşük çözünürlüğe alıştırabilirsen çok rahat edersin. Ben en kötü videolardan oluşan (240p, 360p gibi) filmlerimi, videolarımı diğer odaya götürüp panel TV'ye takıyorum. Anneme arada film izletiyorum. Gayet de güzel görünüyo?
Yani ben titiz bir insanım görselliğe önem veriyorum ama ekrandakine "bu ne, çamur gibi" demiyorum...
Uzun lafın kısası dedim uzattım ama sonunda sana tavsiyeler vereceğim. Bu tavsiyeler bana ciddi oranda disk alanı kazandırdı. Hatırlıyorum, tam dolu 1TB diskimde 800GB'nin çok aşağısına düşmüştüm.
1- CCleaner ya da hangisini seviyorsan bir ikiz dosya bulucusu kullanarak, yanlışlıkla fazladan oluşturulmuş gereksiz dosyalarını sil. CCleanerdeki özellik bu işi mükemmel yapıyor. İşlem insanın yavaş düşünmesi ve binlerce dosya ile uğraşması nedeniyle uzun sürüyor ama değiyor.
2-Çöp dosya temizliği. Tüm arşivini gözden geçir. Bu dosya bana neden lazım? diye tekrar tekrar sor. İnsan kaybetmekten korkar. Kaybettiğimde boşa endişelenmişim dediğim çok kayıplarım oldu. Hiç gözünün yaşına bakma. Kaybettiğinde bir değişiklik olmayacaksa, büyük-küçük demeden gereksiz gördüğün dosyaları feda et.
3-Elindeki portabıl yazılımları uygun şekilde bir klasöre ayıkla. Sonra üşenmeden her birini tek tek 7zip ile, bak başka yazılımla değil 7zip ile .7z olarak ULTRA ayarda sıkıştır. Bunu yaparken orjinal dosyayı sil kutucuğunu da zaman tasarrufu açısından doldur. Sonuçta açılan disk alanına şaşıracaksın. Neden 7zip, neden .7z sıkıştırma özelliği olan diğerleri değil? Aynı formatı kullansalar da en yüksek sıkıştırmayı bizzat 7zip başarıyor. Denendi ve görüldü.
4-Bilmeyip dışarıdan okuyan arkadaşlar için yazıyorum. Her dosya arşiv yazılımı ile sıkıştırılıp yer açılamaz. Video, ses, resim gibi dosyalar converter yazılımları ile ve KALİTEDEN ÖDÜN VERMEK ŞARTIYLA küçültülebilir. Bu geridönüşsüz bir işlemdir. Bu nedenle ne yaptığınızdan emin olmalısınız. Ben videolarımdan büyük boyu olanları dönüştürerek, örnek 4-5GB'lik videoyu 800-900MB'ye çekiyorum. Kalite konusuna kafayı takmıyorsanız, ses kulağınız çok hassas değilse, wav yerine flac, ya da mp3 dönüştürmeyi deneyin.
Bunları yaparsan muazzam disk alanı kazanıyorsun. Muazzam derken, yüzde ona düşmüyorsun tabii. Ama yüzde 20-25 disk alanı açıldığını düşün. Az mı? Bir süre daha HDD almazsın. Para edinene kadar zaman kazanmış olursun.
Bitti.
Şimdi güzel bir youtube videosu açın. Kısa bir müzik klibi olabilir. Bu videoyu önce 1080p ile sonra 720p ile izleyin. Daha sonra sırasıyla 480p, 360p... diye düşün. Bundan aşağısı izlenmez artık dediğiniz yerde durun. Birçoğunuz 360p'yi gayet izlenebilir bulacaksınız. Daha büyük bir çoğunluk ise 480p'den aşağı inmek istemeyecek. O halde neden 4K? Neden 1080p? Çünkü gelişe gelişe öyle alışageldik...
Ben bugün film arşivimi 360p olarak izliyorum. Ciddiyim. Bu arşivi gerek basık ekranda gerek kare ekranda rahatsız olmadan izleyebiliyorum. HDD'mde de bu şekilde saklıyorum. İnanılmaz bir veri ve yer tasarrufu sağlamış bulunmaktayım. Olayı cimriliğe getirirseniz darılmam. Doğru. Ama ben, şu anda internetin, böyle yüksek veri trafiği yüzünden meşgul edilmesinden ve sonuçta yüksek miktarda elektrik enerjisi harcanmasından rahatsız oluyorum. Sadece youtube, milyonlarca saçmalığı her çözünürlükte tutuyor. Hergün google görevlileri sunucu istasyonlarında scooter ile gezerek(binanın içinde serverlerin arasında şarjlı scooter ile geziyorlar) HDD ekliyorlar. İşleri bu. Hergün sayısız HDD takılıyor düşünün. Her HDD elektrik harcıyor. Takacak yer kalmayınca her yeni oluşturulan server çiftliği, ekstra elektrik harcıyor. Bu tesisi soğuk tutmak için klimalar bangır bangır çalışıyor. Yazık günah... Bu nedenle bu lüks yaşama bir türlü adapte olamadım. Daha twitter'dan, feys'den bahsetmedim bak...
Uzun lafın kısası, eğer kendini düşük çözünürlüğe alıştırabilirsen çok rahat edersin. Ben en kötü videolardan oluşan (240p, 360p gibi) filmlerimi, videolarımı diğer odaya götürüp panel TV'ye takıyorum. Anneme arada film izletiyorum. Gayet de güzel görünüyo?
Uzun lafın kısası dedim uzattım ama sonunda sana tavsiyeler vereceğim. Bu tavsiyeler bana ciddi oranda disk alanı kazandırdı. Hatırlıyorum, tam dolu 1TB diskimde 800GB'nin çok aşağısına düşmüştüm.
1- CCleaner ya da hangisini seviyorsan bir ikiz dosya bulucusu kullanarak, yanlışlıkla fazladan oluşturulmuş gereksiz dosyalarını sil. CCleanerdeki özellik bu işi mükemmel yapıyor. İşlem insanın yavaş düşünmesi ve binlerce dosya ile uğraşması nedeniyle uzun sürüyor ama değiyor.
2-Çöp dosya temizliği. Tüm arşivini gözden geçir. Bu dosya bana neden lazım? diye tekrar tekrar sor. İnsan kaybetmekten korkar. Kaybettiğimde boşa endişelenmişim dediğim çok kayıplarım oldu. Hiç gözünün yaşına bakma. Kaybettiğinde bir değişiklik olmayacaksa, büyük-küçük demeden gereksiz gördüğün dosyaları feda et.
3-Elindeki portabıl yazılımları uygun şekilde bir klasöre ayıkla. Sonra üşenmeden her birini tek tek 7zip ile, bak başka yazılımla değil 7zip ile .7z olarak ULTRA ayarda sıkıştır. Bunu yaparken orjinal dosyayı sil kutucuğunu da zaman tasarrufu açısından doldur. Sonuçta açılan disk alanına şaşıracaksın. Neden 7zip, neden .7z sıkıştırma özelliği olan diğerleri değil? Aynı formatı kullansalar da en yüksek sıkıştırmayı bizzat 7zip başarıyor. Denendi ve görüldü.
4-Bilmeyip dışarıdan okuyan arkadaşlar için yazıyorum. Her dosya arşiv yazılımı ile sıkıştırılıp yer açılamaz. Video, ses, resim gibi dosyalar converter yazılımları ile ve KALİTEDEN ÖDÜN VERMEK ŞARTIYLA küçültülebilir. Bu geridönüşsüz bir işlemdir. Bu nedenle ne yaptığınızdan emin olmalısınız. Ben videolarımdan büyük boyu olanları dönüştürerek, örnek 4-5GB'lik videoyu 800-900MB'ye çekiyorum. Kalite konusuna kafayı takmıyorsanız, ses kulağınız çok hassas değilse, wav yerine flac, ya da mp3 dönüştürmeyi deneyin.
Bunları yaparsan muazzam disk alanı kazanıyorsun. Muazzam derken, yüzde ona düşmüyorsun tabii. Ama yüzde 20-25 disk alanı açıldığını düşün. Az mı? Bir süre daha HDD almazsın. Para edinene kadar zaman kazanmış olursun.
Bitti.
- velociraptor
- Yottabyte4

- Mesajlar: 53922
- Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 19742 kez
- Teşekkür edildi: 11975 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Eline sağlık
Aynen Filim arşivimde birkaç adet 720p var onlarda 1080p sini bulamadığım filmler biri TakeDown
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Bir tür takıntı bu aslında. Eğer o boyutlar çıkmamış olsaydı muhtemel, VCD'den memnun olacaktın.
- velociraptor
- Yottabyte4

- Mesajlar: 53922
- Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 19742 kez
- Teşekkür edildi: 11975 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Aşağıdaki filmin 1080p TR dublajını bulan paylaşsın arkadaşlar elimdeki Alt yazılı , arşivde bu 720p ve alt yazılı
https://www.imdb.com/title/tt0159784/
https://www.imdb.com/title/tt0159784/
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Abi şu konuda cidden net olarak anlaşalım: 720p'yi sana çaktırmadan 1080p'ye dönüştürüp sana versem yutar mısın? Yani göz hassasiyetin yok da, dediğim gibi takıntı sahibiysen sorunu böyle çözebilirsin. Kpbs değerine hiç ellemeden ebat değişimi yapabilirsin. Şayet hassassan, şey sitelerini biraz gezmen gerekiyor. TR dublaj ise zor. Bir de elindeki 720'nin sadece ebatı değil kbpssi de önemli. Film siteleri şunu sıkça yapıyor. Dönüştürme yazılımı ile ebata hiç ellemeden kbps'yi düşürerek boyutu ufaltıyor ve hem yükleme zamanından hem depolama haklarından kazanıyorlar. Ulan bugün amma çenem düştü ha...
- feuer
- Terabyte1

- Mesajlar: 3996
- Kayıt: 24 Eyl 2020, 01:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 124 kez
- Teşekkür edildi: 225 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
@shampuan
Öncelikle kendi deneyimlerini ve fikirlerini paylaşarak bizi aydınlattığın için teşekkür ederiz.
Tercihim;
Filmler 1080p mp4, ses orjinal dilinde + ingilizce ve türkçe altyazı srt dosyaları
Müzikleri 320kbps mp3, albüm kapakları dosya içine gömülü, tagler tam
Oyunlar 1080p portlanmış, en kötü ihtimal kendi çözünürlüğünde ancak 1920x1080 ekranda sorunsuz oynatılacak şekilde ayarlı
Tabi herşeyi bu standartlarda bulamayabiliyoruz.
İlginç bir şey paylaşıyım; film arşivimde bazı filmlerin düşük çözünürlüklü çamur versiyonlarını da tutuyordum, onları sildim birkaç hafta önce. Tutma nedenimde 1968 yapımı bir korku filmini izlerken 1080p ekranda çizik bile yok olayı filmin havasını vermiyordu, aynı tadı almıyordum :)))) ancak vedalaştım. Sadece 1080p versiyonlarını tutuyorum. Bir süre 1080p izlediğinde 720p yetersiz geliyor.
bahsi geçen filmlerden 2 tanesi
Night of the Living Dead [1968]
The Texas Chainsaw Massacre [1974]
Müzikler için 320kbps mp3 tercih ediyorum ama 320 bulamadıklarım oluyor, kaset çekimler demolar falan var. FLAC düşünülebilir kayıpsız olduğu için. Son dönemde özellikle oyun müzikleri ogg olarak denk geliyor.
320*200 oyunu 1920*1080 çözünürlükte oynamak hatta açılmasını sağlamak bile problem oluyor.
720p oyunlar gayet iyi mesela mortal kombat 9 (2011) youtube taki 720p gibi değil.
Mükemmel olmasa da iyi bir arşivciyim. Çift dosya yoktur emin ol. Çöp dosyalara acımam. Programların oyunların içindeki gereksiz dil dosyalarına kadar temizlerim. 7zip kullanıyorum ancak zip olarak arşivlerim. Kaliteden [ZORUNLULUK OLMADIKÇA] ödün vermem.
@velociraptor
bahsi geçen film (Takedown) ile alakalı bir dm gönderdim 1080p versiyonları bulabilirsiniz ancak TR dublajlı değiller. Ben arşivimdeki bazı film ve diziler için altyazı bile bulamıyorum. İspanyolca alt yazı bulup googletranslate te ingilizceye çevirip editlediğim film altyazısı var. Türkçe dublajlı sevmiyorum. Orjinal ses tercih ediyorum.
Öncelikle kendi deneyimlerini ve fikirlerini paylaşarak bizi aydınlattığın için teşekkür ederiz.
Tercihim;
Filmler 1080p mp4, ses orjinal dilinde + ingilizce ve türkçe altyazı srt dosyaları
Müzikleri 320kbps mp3, albüm kapakları dosya içine gömülü, tagler tam
Oyunlar 1080p portlanmış, en kötü ihtimal kendi çözünürlüğünde ancak 1920x1080 ekranda sorunsuz oynatılacak şekilde ayarlı
Tabi herşeyi bu standartlarda bulamayabiliyoruz.
İlginç bir şey paylaşıyım; film arşivimde bazı filmlerin düşük çözünürlüklü çamur versiyonlarını da tutuyordum, onları sildim birkaç hafta önce. Tutma nedenimde 1968 yapımı bir korku filmini izlerken 1080p ekranda çizik bile yok olayı filmin havasını vermiyordu, aynı tadı almıyordum :)))) ancak vedalaştım. Sadece 1080p versiyonlarını tutuyorum. Bir süre 1080p izlediğinde 720p yetersiz geliyor.
bahsi geçen filmlerden 2 tanesi
Night of the Living Dead [1968]
The Texas Chainsaw Massacre [1974]
Müzikler için 320kbps mp3 tercih ediyorum ama 320 bulamadıklarım oluyor, kaset çekimler demolar falan var. FLAC düşünülebilir kayıpsız olduğu için. Son dönemde özellikle oyun müzikleri ogg olarak denk geliyor.
320*200 oyunu 1920*1080 çözünürlükte oynamak hatta açılmasını sağlamak bile problem oluyor.
720p oyunlar gayet iyi mesela mortal kombat 9 (2011) youtube taki 720p gibi değil.
Mükemmel olmasa da iyi bir arşivciyim. Çift dosya yoktur emin ol. Çöp dosyalara acımam. Programların oyunların içindeki gereksiz dil dosyalarına kadar temizlerim. 7zip kullanıyorum ancak zip olarak arşivlerim. Kaliteden [ZORUNLULUK OLMADIKÇA] ödün vermem.
@velociraptor
bahsi geçen film (Takedown) ile alakalı bir dm gönderdim 1080p versiyonları bulabilirsiniz ancak TR dublajlı değiller. Ben arşivimdeki bazı film ve diziler için altyazı bile bulamıyorum. İspanyolca alt yazı bulup googletranslate te ingilizceye çevirip editlediğim film altyazısı var. Türkçe dublajlı sevmiyorum. Orjinal ses tercih ediyorum.
- velociraptor
- Yottabyte4

- Mesajlar: 53922
- Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 19742 kez
- Teşekkür edildi: 11975 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
@shampuan : LED tv 1080p den aşağısını net göstermiyor diyebilirim
@feuer : teşekkürler
@feuer : teşekkürler
- shampuan
- Petabyte4

- Mesajlar: 8464
- Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
- Teşekkür etti: 200 kez
- Teşekkür edildi: 360 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Aaa! Dil dosyaları...
Bak aklıma getirdiğin iyi oldu, bende gereksiz ne bulup silsem diyordum.
Bak aklıma getirdiğin iyi oldu, bende gereksiz ne bulup silsem diyordum.
- esatiz
- Gigabyte3

- Mesajlar: 2681
- Kayıt: 30 Eki 2020, 11:18
- cinsiyet: Erkek
- Teşekkür etti: 399 kez
- Teşekkür edildi: 451 kez
Re: İdeal Veri Yedekleme Nasıl Olmalıdır?
Çok yazmışsınızshampuan yazdı: 24 Şub 2021, 18:44 Bunu sık sık ben de dile getiriyorum.
Ama nedenini duymak isterim.![]()
2TB dan büyük kapasiteli hdd almayın peki neden?
Eski bilgisayar kullanıyorum ve diski alırken aklıma gelmedi bir sorun oluşup oluşmayacağı. Eski tip BIOSlar 2TBdan büyük kapasiteyi adresleyemiyorlarmış. Şu an 3TB diske kurulu Windows 10 dan yazıyorum Win7yi bıraktım bir süre. Tamam hızlı ama 750GB kullanamıyorum sistem diski olarak kullandığımda.

Biçimlendirilemeyen (Ayrılmamış) kısım hariç diğer yerlerin kapasitelerini toplayın 2048 GB ediyor. Halbuki 1TBlık harici harddiskim 931GB gözüküyor 2 ile çarpalım yine 2048 etmez. Zaten W7 ve Yedek dizinlerini harici diskin MB ına bakarak biçimlendirmiştim. Yaklaşık 185GB fazla adresliyor gibi. Veri kaybı yaşarım diye önemli şeyleri bu diske yedekleyemiyorum
Sonuç: 2TB dan fazla kapasiteli disk almayın alacaksanız 2 + 2 + 2 ... diye yapın. Gün gelir eski bir bilgisayara takmanız gerekir tüm diskiniz doludur bazı şeylere erişemezsiniz ya da tüm verileri kaybedebilirsiniz belli mi olur.
Bkz:
https://www.sordum.net/7776/3-terabyte- ... gorunuyor/
En son esatiz tarafından 01 Mar 2021, 00:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.
