Bugün, bir milletin dünyaya karşı verdiği o şanlı mücadelenin; zaferin ve yeniden doğuşun tarihidir!
Bugünü kelimelerle ifade etmek mümkün değil...
Aziz şehitlerimiz, kahraman gazilerimiz, dualarıyla askerini bir an olsun yalnız bırakmayan asil kadınlarımız, dünyaya karşı Çanakkale olan şanlı milletimiz,
Hepinizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
Ruhlarınız şâd olsun.
Huzur içinde yatın.
Çanakkale geçilmez, geçilemez!
Dün itibariyle çanakkale de 18 mart şehitlerimizi anma günüydü ki sevgili BÜYÜKLERİMİZ!! tüm engellere rağmen türkiye'nin dört bir yanından gelen içinde vatan sevgisi olan o coşkuyu tam burada hissetmek tatmak isteyenlerle doldu taştı ayrıca 18 mart törenlerin de ömrümde böyle kalabalık görmemiştim, törenlere halktan olan kimseye (malum parti yandaşları hariç) alınmamıştı sürekli geri çeviriyorlardı milleti düşünün siz bugün için ta kalkıp antalya'dan erzurum'dan vs gelin ama size hop hemşerim sadece davetliler girebilir desinler ve içinizdeki coşkuyu alsınlar götürsünler ne hissederdiniz? sonra vatandaşın önceden söylenildiği üzere saatlerce soğukta rüzgar da beklediği türk yıldızlarının şovunu bile çok gördüler milletimize ( ne kadar böyle sürecek ki allah ıslah etsin).
Akşam oldu tam 1915 metre türk bayrağımız kilometrelerce insan seli eşliğin de gururla umutla taşıdık, taşıdılar işte burada verilen cevap tüm dünyaya gelmişti bizleri bölmeye parçalamaya çalışanlara söylenmişti ve gösterildi, buyrun gelin dostlar gelin görün ki çanakkale de neler olmuş vatan nasıl kazanılmış Atatürk'ün anafartalar da tüm birliklerin başına geçtiğin de ve o andan itibaren vatanımızın kaderini nasıl değiştirdiğini, tarihi tersine çevirecek süreci başlattığını hissedin anlayın.
Atatürk “Cephanemiz kalmadı komutanım” diyen askere “cephaneniz yoksa süngünüz var” diyecek kararlılıkta, “ölme emrini” verecek cesarettedir. Ve bu ruh dalga dalga yayılır ve silah arkadaşlarıyla vatanımızı hep birlikte nasıl kurtarmış şahit olun.
Koca bir 57. Alay bir tek askeri sağ kalmaksızın şehit olarak ölümsüzleşir.
Nusret Mayın Gemisi, Mesudiye Zırhlısı bile sanki geçirtmek istemez Çanakkale’yi.
Ve o şarapnel parçasına kendini siper ederek bir ulusun kaderini değiştirir Atatürk’ün saati.
Dağlar, taşlar her bir yan o ruhla sarsılır, canlar şehadet şerbetini içtikçe tepeler, bayırlar ve geçitler, zırhlılar ve gemiler o ruhla can kazanır.
Ve sonunda “Çanakkale ruhu” güneş batmayan Britanya imparatorluğunu boğazın sularına gömer.
Müttefiklerin kumandanı General Hamilton’un yerine göreve gelen General Monroe, karargahında günlerce yaptığı araştırma ve hesapları sonucunda Londra’ya şu mesajı iletir:
“Çanakkale Geçilmez!”














