Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Hertürlü Ekonomi bilgisinin paylaşıldığı yer
Cevapla
Kullanıcı avatarı
velociraptor
Yottabyte4
Yottabyte4
Mesajlar: 37665
Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
cinsiyet: Erkek
Has thanked: 453 time
Been thanked: 262 time

Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen velociraptor »

Resim

The Economist dergisi, 27 Mayıs kapağında yaklaşmakta olan gıda felaketine değindi. Dergi, "Savaş, kırılgan bir dünyayı kitlesel açlığa doğru itiyor. Bunu düzeltmek herkesin işi" ifadesini kullandı.Yazıda, "Ukrayna'yı işgal eden Vladimir Putin, "Savaş alanından uzaktaki insanların hayatlarını mahvedecek" denildi. Yazının devamında ise şu ifadeler yer aldı:
"Savaş, covid-19 , iklim değişikliği ve enerji krizi nedeniyle zayıflamış küresel gıda sistemi hırpalandı. Ukrayna'nın tahıl ve yağlı tohum ihracatı büyük ölçüde durdu. Rusya'nın ihracatı ise tehdit altında. Yıl başından bu yana yüzde 53 artan buğday fiyatları, Hindistan'ın endişe verici bir sıcak hava dalgası nedeniyle ihracatı askıya alacağını açıklamasının ardından 16 Mayıs'ta yüzde 6 daha arttı.BM Genel Sekreteri António Guterres 18 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, yıllarca sürebilecek “küresel gıda kıtlığı" konusunda dünyayı uyardı. Temel gıdaların yüksek maliyeti nedeniyle, yeterince yemek yiyeceğinden emin olamayan insan sayısı şimdiden 440 milyon artarak 1,6 milyara çıktı. Bu sonuçlarla birlikte yaklaşık 250 milyon insan kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya." Peki, dünya devletleri göz göre göre, insanlığı bu tehlikeye nasıl attı? Küresel kıtlık riski göstere göstere nasıl geldi?

Kaynak:
https://www.trhaber.com/ekonomi/the-eco ... 47685.html

Elbetteki bunun tamamen suni ve planlı bir Kıtlık olduğunu biliyoruz , Dünyayı açlık ile terbiye etmeye çalışan birkaç Şeytana tapan ailenin Tüm dünyayı yönetmek için birçok Ülkeye dayattığı planın bir parçası. Kim bunlar diye merak ediyorsanız Kıyamet Ambarı Projesinin ortaklarına bakmanız yeterli - Burada
Birçok Ülkede Tarım ve hayvancılık neden bitirilme noktasına getirildi ? , Ekim neden yasaklandı ? ,en basitinden Türkiye 2000 yıllarda kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken neden dışa bağımlı hale geldi ve neden kendi Tohumunu kullanamıyor ?

Resim

1. Suni Eti dayatmak için Kıtlık olması ŞART
2. Dünya nüfusunu azaltmak için GDO lu ürünler ve suni ET şart
3. Milyarlarca insanı kontrol etmek için GIDA yı kontrol etmeleri şart

Beyin bedava

Resim
Kullanıcı avatarı
ozgutozkan
Kilobyte2
Kilobyte2
Mesajlar: 376
Kayıt: 27 Mar 2022, 20:07
Has thanked: 122 time
Been thanked: 70 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen ozgutozkan »

Bu durum eninde sonunda gelecek ve büyük ihtimalle biz de göreceğiz.
Kullanıcı avatarı
velociraptor
Yottabyte4
Yottabyte4
Mesajlar: 37665
Kayıt: 14 Mar 2006, 02:33
cinsiyet: Erkek
Has thanked: 453 time
Been thanked: 262 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen velociraptor »

Katılıyorum , Ne yapılabilir emin değilim belkide şimdiden ufak ufak köyünüz varsa kilerine uzun vadede dayanabilecek stoklar yapmaya başlayabilirsiniz. Ben hep şehirlerde yaşadım lakin durum gittikçe sarpa sarıyor İnsan nüfusunun az olduğu yerlerden küçük bir arazi satın alınıp sığınak , yiyecek ... gibi şeyler ve elbette en önemlisi GDO suz TOHUM istiflemeli. mi acaba :?:
Kullanıcı avatarı
shampuan
Global Moderator
Global Moderator
Mesajlar: 8416
Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
Has thanked: 181 time
Been thanked: 233 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen shampuan »

O kadar abartmayın.
Yani abartmayın derken, insan bilinçsizliği bunda büyük etken.
Yanlış tarım uygulamalarının engellenip düzeltilmesi, Köyden kente değil kentten köye göçün ve tarımsal eğitimin sağlanması gibi birçok müdahaleyle daha o günleri görmeyiz. Şu anda ülkemiz tarım ülkesi diye biliniyor. Yanlış ekonomi politikalarından önce çiftçinin bilinçsizliği de bunda rol oynuyor. Örneğin bizim ülkemizde birçok verimli tarım arazileri var. Ama bir metrekaresinden elde edilen verimle, toprakları bizim kadar verimli olmayan bir avrupa ülkesindeki bir metrekaredeki verim katbekat fark atıyor. Adamlar bilinçli çalışıyorlar. Puslu güneş görmeyen ülkede kaliteli ürün yetiştirebiliyorlar. Biz de güneş ülkesinde cahil cahil üretim yapmaya çalışıyoruz. Hükümet politikalarına ise hiç değinmeyeceğim.

Şu halde bile zannettiğiniz günlere çok var. Ama haklısınız. Bu kafayla gidilmez. Herkes ürün yetiştirmeyi, reçel yapmayı, sirke yapmayı, konserve yapmayı, mantar üretmeyi vb öğrenmek zorunda. Herkes ama! Bil ama yapma. Şehirdeki insanlara bakarsan herkes köyde yaşamanın hayalini kuruyor. İki patates soğan eker keyfima bakarım diyor. B*k bakarsın. O patatesi nasıl bir toprağa dikeceğini biliyor musun? İki davar alsan beslemeye kalksan 2 haftada hayvanları telef edersin. Yem bitkisi yetiştirmeyi biliyor musun? Hayır. Öyle tek başına bir eve sığınıp yaşayamazsın. Kiler dediğin bir aya kalmadan biter. Tek başına tohumdan makineye tüm üretim sürecini kontrol edemezsin. Bu bir ekip işidir. Köyler, mezraalar, koperatifler bunun için var. Sen birşey ürettiğin zaman üretim artığın, bir başka coğrafyadaki çiftçilerin işine yarıyor. Pamuk yetiştirip satıyorsun, küspesinden yem yapılıyor. Tüm ülkenin sistematik davranması gerekiyor yani tarımın var olabilmesi için. Ülkemizin hali içler acısı olduğundan bu konuya girmek istemiyorum.
Kullanıcı avatarı
ozgutozkan
Kilobyte2
Kilobyte2
Mesajlar: 376
Kayıt: 27 Mar 2022, 20:07
Has thanked: 122 time
Been thanked: 70 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen ozgutozkan »

shampuan yazdı: 20 May 2022, 19:19 O kadar abartmayın.
Yani abartmayın derken, insan bilinçsizliği bunda büyük etken.
Yanlış tarım uygulamalarının engellenip düzeltilmesi, Köyden kente değil kentten köye göçün ve tarımsal eğitimin sağlanması gibi birçok müdahaleyle daha o günleri görmeyiz. Şu anda ülkemiz tarım ülkesi diye biliniyor. Yanlış ekonomi politikalarından önce çiftçinin bilinçsizliği de bunda rol oynuyor. Örneğin bizim ülkemizde birçok verimli tarım arazileri var. Ama bir metrekaresinden elde edilen verimle, toprakları bizim kadar verimli olmayan bir avrupa ülkesindeki bir metrekaredeki verim katbekat fark atıyor. Adamlar bilinçli çalışıyorlar. Puslu güneş görmeyen ülkede kaliteli ürün yetiştirebiliyorlar. Biz de güneş ülkesinde cahil cahil üretim yapmaya çalışıyoruz. Hükümet politikalarına ise hiç değinmeyeceğim.

Şu halde bile zannettiğiniz günlere çok var. Ama haklısınız. Bu kafayla gidilmez. Herkes ürün yetiştirmeyi, reçel yapmayı, sirke yapmayı, konserve yapmayı, mantar üretmeyi vb öğrenmek zorunda. Herkes ama! Bil ama yapma. Şehirdeki insanlara bakarsan herkes köyde yaşamanın hayalini kuruyor. İki patates soğan eker keyfima bakarım diyor. B*k bakarsın. O patatesi nasıl bir toprağa dikeceğini biliyor musun? İki davar alsan beslemeye kalksan 2 haftada hayvanları telef edersin. Yem bitkisi yetiştirmeyi biliyor musun? Hayır. Öyle tek başına bir eve sığınıp yaşayamazsın. Kiler dediğin bir aya kalmadan biter. Tek başına tohumdan makineye tüm üretim sürecini kontrol edemezsin. Bu bir ekip işidir. Köyler, mezraalar, koperatifler bunun için var. Sen birşey ürettiğin zaman üretim artığın, bir başka coğrafyadaki çiftçilerin işine yarıyor. Pamuk yetiştirip satıyorsun, küspesinden yem yapılıyor. Tüm ülkenin sistematik davranması gerekiyor yani tarımın var olabilmesi için. Ülkemizin hali içler acısı olduğundan bu konuya girmek istemiyorum.
Kişi başı ekilebilir toprak olarak düşünüyorum. Ben çocukken 5 milyar olan nüfus 8 milyar oldu ise kişi başı toprak miktarı son 30 senede yüzde 60 düşmüştür. 30 sene içinde buna bir yüzde 60 ve küresel ısınmanın daha da belli olan etkileri de eklenince bu oran yüzde yüzü aşar. Şöyle ki küresel ısınma etkileri görüldüğü zaman samsun iklimi şuan ki Antalya iklimi ile bir olacak gibi.
Kullanıcı avatarı
shampuan
Global Moderator
Global Moderator
Mesajlar: 8416
Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
Has thanked: 181 time
Been thanked: 233 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen shampuan »

Bu konuda birçok bilgi (kirliliği) var. Bir başka kaynak, esasen milletin yaygara yaptığı gibi kaynakların tükenmek üzere olmadığını, aslında herkese fazlasıyla yetebilecek kaynak bulunduğunu, ve fakat dünyadaki marketing zincirlerinin ve insanların israf yapmasının bu kaynakların eşit dağılmasını engellediğini, sonuçta da kaçınılmaz bir kıtlığın asıl bu nedenlerle gelebileceğini anlatıyor.

Özetle şöyle diyor, afrikadaki açlar aslında istense aç olmazlar ve dünyanın diğer yerlerindekiler de tok kalmaya devam edebilirler. Dünya nüfusu hızlı artsa da hala yetiyor diyor.

Burada şunu söylemeye çalışıyorum. Bir gurup insanın el birliği ile haydi deyip birşeyler yapması bile kaçınılmaz sonu yıllarca ileri atabiliyor. O gün mutlaka gelecektir ama bilinçli topluluklar sayesinde ileri tarihlere kadar görmeyiz.

Ağaç dikme bayramı ağaç dikme bayramı... Bu çok önemli hacı şimdi aklıma geldi. Çayı fazla içiyorum beyin gitti benim. :-)

Artı her apartmanın damını botanik alan ilan edeceksin. Tüm apartman sorumludur. İster meyve ağacı ek, ister çimen. İstersen çalılık. Her evin tavanı bahçe olmalıdır. Balkonlarda nelerde meyve sebze çiçek ekilmek zorundadır. Yapmayana ceza. İnsanları kanunlarla zorlamazsan yapmazlar. Bu son iki paragrafı niye yazdım ben de bilmiyorum. Affedin kafam uçuk şu aralar.
Kullanıcı avatarı
ozgutozkan
Kilobyte2
Kilobyte2
Mesajlar: 376
Kayıt: 27 Mar 2022, 20:07
Has thanked: 122 time
Been thanked: 70 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen ozgutozkan »

İnsanlar bencil ve bencil yaratılmışlardır. Sorun bu.
Kullanıcı avatarı
shampuan
Global Moderator
Global Moderator
Mesajlar: 8416
Kayıt: 13 Tem 2018, 17:11
Has thanked: 181 time
Been thanked: 233 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen shampuan »

Heeeh! İşte olay bu :arrow:
Kullanıcı avatarı
gevv
Kilobyte2
Kilobyte2
Mesajlar: 357
Kayıt: 13 Ara 2020, 23:16
Has thanked: 37 time
Been thanked: 16 time

Re: Dünya kitlesel açlığa doğru gidiyor - The Economist kapağı

Mesaj gönderen gevv »

aklım almıyor dünyanın ihtiyacını karşılayacak kapasitemiz var ne hallere düştük
Cevapla